Danıştay Kararı 7. Daire 2019/5839 E. 2022/2017 K. 12.05.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2019/5839 E.  ,  2022/2017 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/5839
Karar No : 2022/2017

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı adına … Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Şemsiye ve Tekstil Sanayi Ticaret Anonim Şirketi adına tescilli … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşyadan kaynaklanan gümrük ve katma değer vergileri ile bu vergiler üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezalarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, olayda, yapılan ilanen tebligat usulüne uygun değil ise de, davacının … tarih ve … sayılı dilekçesiyle dava konusu ödeme emrinin iptali istemiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesi kapsamında idareye başvuru yaptığı tarih itibariyle ödeme emrine muttali olduğunun kabulünün gerektiği, bu durumda, davacının başvurusundan itibaren duran dava açma süresi, davalı idarenin cevap yazısının tebliğinden itibaren yeniden işlemeye başlayacağından, 08/01/2019 tarihine kadar açılması gereken işbu davanın 30 günlük süre geçirildikten sonra 29/01/2019 tarihinde açıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mahkemenin kabul ettiği tebliğ tarihini kabul etmemekle birlikte davalı idarece verilen cevapta başvurabilecekleri makam ve başvuru süresi gösterilmediğinden açılan davanın süresinde olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. … TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/05/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) – KARŞI OY :
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Usulüne aykırı tebliğin hükmü” başlıklı 32.maddesinde; tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabın tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılacağı, muhatabın beyan ettiği tarihin, tebliğ tarihi addolacağı hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, asıl borçlu … Şemsiye ve Tekstil Sanayi Ticaret Anonim Şirketinin borçlarından dolayı kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin tebliğ edilmeye çalışıldığı, tebliğ alındısında yalnızca “iade” şerhine yer verildiği, akabinde davacı adına ilanen tebliğ yoluna gidildiği, davacının … tarih ve … kayıt sayılı dilekçesi ile ödeme emrinin iptali ile hacizlerin kaldırılması istemiyle idareye başvuruda bulunduğu, davalı idarenin, 15 günlük dava açma süresine ilişkin yasa maddesine de yer verdiği ve itiraz mercii olarak vergi mahkemelerini belirttiği … tarih ve … sayılı cevabi yazısının 24/12/2018 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, hakkında tesis edilen işlemlerin iptali istemiyle davacı tarafından … tarih ve … kayıt sayılı dilekçeyle ikinci kez idareye başvuruda bulunulduğu, davacı adına düzenlenen ödeme emri ve haciz varakasının 18/01/2019 tarihinde idarece davacıya elden teslim edildiği, bunun üzerine ödeme emrinin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla mahkeme tarafından her ne kadar davacının ödeme emrinin iptali istemiyle idareye ilk başvuru tarihi olan 07/12/2018 tarihi ıttıla tarihi kabul edilmişse de, davacı, adına düzenlenen haciz işlemi vasıtasıyla ödeme emrinden haberdar olduğundan söz konusu ödeme emrinin içeriğine muttali olduğundan söz edilemeyecektir. Bu itibarla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin tebliğinden bahsedilebilmesi için içeriğinin de öğrenilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla dava konusu olayda, davacının ıttıla tarihi ödeme emrinin varlığından haberdar olduğu 07/12/2018 tarihi olmayıp, ödeme emrinin elden tebliğ edildiği 18/01/2019 tarihi olacaktır. Zira bu tarihte davacı ödeme emrinin içeriğini ve konusunu öğrenme fırsatı bulmuştur.
Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile temyize konu bölge idare mahkemesi kararının bozularak işin esasının incelenmesi gerektiğinden daire kararına katılmıyorum.