Danıştay Kararı 7. Daire 2019/5840 E. 2022/3782 K. 13.10.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2019/5840 E.  ,  2022/3782 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/5840
Karar No : 2022/3782

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına
…Gümrük Müdürlüğü

VEKİLİ : …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına tescilli … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile yatırım teşvik belgesi kapsamında ithalatı yapılan eşyalara ait katma değer vergisi, buna ilişkin vergi ziyaı cezası, kaynak kullanımını destekleme fonu payı ile gecikme fazinin tahsili amacıyla, yatırım teşvik belgesinin iptal edildiğinden bahisle yönetim kurulu üyesi sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K… sayılı kararıyla, asıl borçlu …Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına düzenlenen yatırım teşvik belgesinin iptal edilmesi nedeniyle ithal edilen eşyaya isabet eden vergilere ilişkin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 37. maddesi doğrultusunda tesis edilen işlemin adresin kısa ve yetersiz olduğu, şirketin ismen tanınmadığından bahisle merciine iade edilmesi üzerine 02/04/2016 tarihinde ilanen tebliğ edildiği, ilanen tebliğ üzerine kesinleşen alacağın tahsili amacıyla şirket adına düzenlenen ödeme emrinin de ilanen tebliğ edildiği, İstanbul Ticaret Odası ve Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarından asıl borçlu şirketin 31/07/2013 tarihinde sicil kaydının kapatılarak 12/08/2013 tarih ve 8381 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edildiği, amme alacağının şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine davacı adına dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, bu durumda, dava konusu ödeme emrinden önce yükümlü şirket adına tahakkuk ettirilen vergilerin şirkete tebliğ edilip bu tahakkuklara karşı itiraz ve dava açma hakkı tanınması gerekirken, doğrudan şirket hakkında tahsilata yönelik olarak tesis edilen vade belirleme işlemi ve düzenlenen ödeme emrinin usulsüz olması nedeniyle kanuni temsilci sıfatıyla davacı hakkında düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.