Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2019/650 E. , 2022/3237 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/650
Karar No : 2022/3237
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : Tasfiye Halinde … Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Motorlu araç ithalatı ve ticareti yapan davacı tarafından nihai kullanıcıya satılan … şasi nolu araca ilişkin olarak özel tüketim vergisi matrahının eksik beyan edildiğinden bahisle 2010 yılı Mayıs dönemi için resen salınan özel tüketim vergisi ve tekerrür hükümleri de uygulanmak suretiyle kesilen vergi zıyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararına uymak suretiyle, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 12. maddesinin 1. fıkrasında, asgari matrah beyanına ilişkin olarak getirilen düzenlemenin olağan durumlar için geçerli olduğu, kaza, yangın, deprem ve su basması gibi nedenlerle değerini kısmen veya tamamen kaybeden araçların teslimlerinde uygulanmasının, vergilendirmede vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetinin esas alınmasını öngören 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesine aykırılık teşkil edeceği, aracın olay yeri inceleme ve görgü tespit tutanağı, trafikten men tutanağı, kaza sonrası durumunu gösteren fotoğrafları, yurtiçi satış faturası, ön ekspertiz formu ve tamirinde kullanılan yedek parçalara ilişkin faturalar ile alıcı ifadesinin birlikte değerlendirilmesinden, aracın düşük bedelle satılma sebebinin, diğer bir deyişle, vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetinin davacı tarafından sunulan bilgi ve belgelerle ortaya konulduğu halde, söz konusu belgelere itibar edilmemesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun’un 50. maddesinin 4. fıkrasında, “Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır.” hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda, mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu yapılan kararın Dairemizin 31/03/2017 tarih ve E:2016/6569, K:2017/2257 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.