Danıştay Kararı 7. Daire 2019/733 E. 2022/4261 K. 03.11.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2019/733 E.  ,  2022/4261 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/733
Karar No : 2022/4261

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : … Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

2- (DAVALI) :… Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı, … tarih ve …, … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşyaya ilişkin gümrük ve katma değer vergileri için 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun hükümlerinden yararlanmak amacıyla yapılan başvuru üzerine tesis edilen yapılandırma işleminin faiz hesaplanmasına ilişkin kısmına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, davacı şirket adına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannamelerinden kaynaklı gümrük ve katma değer vergilerine ilişkin olarak 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılan başvuruların kabulü üzerine tesis edilen işlemlerde beyannamelerin tescil tarihlerinin esas alınması suretiyle Yİ-ÜFE oranında faiz hesaplandığının anlaşıldığı, … tarih ve …, … sayılı, … tarih ve 8616 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşyalar için verilen banka teminat mektupları ile … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşya için verilen nakdi teminatın vergilerin %10’luk kısmına ilişkin olduğu, %90’lık kısmına ilişkin teminat bulunmadığı görüldüğünden, uyuşmazlığın çözümü için banka teminat mektubuna bağlanan beyannamelerin ayrı, nakdi teminata bağlanan beyannamenin ayrı incelenmesi gerektiği; bu durumda, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun olay tarihinde yürürlükte bulunan 207. maddesi özel bir düzenleme olduğundan ve nakdi teminat dışında teminata bağlanan vergileri kapsadığından, anılan maddenin (b) bendinde bir şartlı muafiyet düzenlemesine ve ekonomik etkili gümrük rejimine tabi tutulan eşyanın ilgili rejimin öngördüğü hükümlere uyulmaması nedeniyle bir gümrük yükümlülüğü doğması halinde buna ilişkin teminatın kabulü tarihinden itibaren başlamak üzere, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenen gecikme zammı oranında faiz tahsil edileceği hükmü uyarınca davacı şirket adına tescilli banka teminat mektubuna bağlanan beyannameler muhteviyatı eşyalara ait vergilerin teminata bağlanan %10’luk kısmına ilişkin olarak, 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılan yapılandırma başvurularının kabulü üzerine tesis edilen işlemlerde faiz/gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE değişim oranları esas alınarak yapılacak faiz hesaplamasında teminatların kabul edildiği tarihin esas alınması gerekirken beyannamelerin tescil tarihinin esas alınmasında hukuka uygunluk bulunmadığı; anılan eşyalara ait vergilerin teminata bağlanmamış %90’lık kısmına ilişkin olarak ise genel düzenleme olan 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 193. maddesinin olay tarihinde yürürlükte bulunan mülga 3. fıkrasının uygulanmasının icap ettiği, UYAP kayıtlarının incelenmesinden söz konusu vergilerin tahsili amacıyla 6183 sayılı Kanun’un 37. maddesi uyarınca tesis edilen işlemlere karşı dava açıldığı anlaşıldığından 193. maddenin mülga edilen fıkrası uyarınca ihtilaf yaratılarak idari yargı mercilerine başvurulması ve yargı kararlarının kısmen veya tamamen idare lehine kesinleşmesi durumunda, itiraz edilerek ihtilaf yaratılan tarih ile amme alacağının kesinleştiği tarih arasındaki süre için kesinleşen kısma 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenen gecikme zammı oranında gecikme faizi uygulanacağı hükmü dikkate alınmadan, yani dava açma tarihleri ve faiz/gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE değişim oranları ile beyannamelerin tescil tarihlerinin esas alınmasında hukuka uygunluk bulunmadığı; nakdi teminata bağlanan beyanname muhteviyatı eşyaya ait vergilerin teminata bağlanan %10’luk kısmı için hesaplanan faize ilişkin olarak; 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 201. maddesinde; süresi içinde ödenmeyen kesinleşmiş gümrük vergileri hakkında 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı, olay tarihinde yürürlükte bulunan 207. maddesinde; nakdi teminat dışında, bu Kanuna göre; tahakkuk ettirilip tahsili gereken gümrük vergileri için verilen teminatın kabulü tarihinden itibaren; bir şartlı muafiyet düzenlemesine ve ekonomik etkili gümrük rejimine tabi tutulan eşyanın ilgili rejimin öngördüğü hükümlere uyulmaması nedeniyle bir gümrük yükümlülüğü doğması halinde, buna ilişkin teminatın kabulü tarihinden itibaren başlamak üzere, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenen gecikme zammı oranında faiz tahsil edileceğinin hükme bağlandığı, dahilde işleme rejimi bakımından öngörülen hükümlere uyulmaması nedeniyle bir gümrük yükümlülüğünün doğması halinde, gecikme faizi hesaplanmasının, ancak, nakdi teminat dışında bir teminat alınması durumunda mümkün olduğu, bu durumda,… tarih … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaya ait vergilerin %10’luk kısmı için faiz hesaplanmasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle kısmen dava konusu işlemin iptaline, kısmen de davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, nakdi teminat dışında teminata bağlanan kısım için gecikme zammı oranında gecikme faizi yerine TEFE-ÜFE hesabı yapılması gerektiği; davalı idarece, nakdi teminat dışında kalan tüm vergiler dikkate alınarak faiz uygulanmasının yerinde olduğu ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idarece, savunma verilmemiş; davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. … TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 03/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.