Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2019/903 E. , 2022/4268 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/903
Karar No : 2022/4268
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : … Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… (…) Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Davacı adına tescilli … tarih ve … sayılı gümrük giriş beyannamesiyle … tarih ve … sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında ithal edilen eşyanın gümrükçe onaylanmış işlem veya kullanıma tabi tutulmadığından bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanununun 238. maddesi uyarınca eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katından daha önce uzlaşılarak ödenen kısmen düşülmesi suretiyle hesaplanarak karara bağlanan para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, dava konusu ödeme emri muhteviyatı para cezasına karşı dava açılmayıp 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma talep edilmişse de; … tarih ve … sayılı gümrük giriş beyannamesi muhteviyatı eşyalara ilişkin olarak 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 238. maddesi uyarınca davacı şirket adına eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarında para cezası kesildiği, bahsi geçen hükmün değişik halinin, 28/03/2013 tarih ve 6455 sayılı Kanu’nun 12. maddesiyle, 11/04/2013 tarih ve 28615 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği; söz konusu kanun maddesinin, cezalandırmaya konu fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan haliyle kesilen ceza için uzlaşılan tutarın davacı şirketten tahsil edildiği, ardından 28/03/2013 tarihinde yürürlüğe giren değişik halinin uygulanarak uzlaşma yoluyla tahsil edilen tutar düşülerek değişiklik gereği eksik kalan tutar üzerinden ikinci kez para cezası kararı alındığı, Anayasa ve ilgili yasalarda düzenlenen hukukun genel ilkelerine aykırı olarak yasanın geriye yürütülmesi suretiyle kesilen cezadaki hukuka aykırılığın ödeme emri aşamasında “borcum yoktur” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı; kaldı ki, dava konusu para cezasına ilişkin gümrük yükümlülüğünün beyannamenin tescil tarihinde başladığı, dolayısıyla üç yıllık zamanaşımının davacı taraf adına tescilli söz konusu giriş beyannamesi için 01/02/2014 tarihinde son bulduğu, 17/01/2018 tarihli ara karara istinaden davalı idarece gönderilen bilgi ve belgelerden … tarih ve … sayılı para cezası kararına karşı davacı tarafından itiraz edilmediği, 13/10/2016 tarihinde 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma talebinde bulunulduğu, dolayısıyla, para cezası kararının alındığı 29/08/2016 tarihi itibariyle bile zamanaşımına uğradığı sonucuna ulaşılan para cezasının tahsili için düzenlenen dava konusu ödeme emrinde bu yönüyle de hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dosyanın incelenmesinden, davacının 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma talebinde bulunarak ilk taksidini ödediği, peşin ödemek istediğini bildirdiği kalan tutarı ise süresi içinde ödemediği için yapılandırma hükümlerinden yararlanma hakkını kaybettiği, dava konusu ödeme emrinin de, 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılıp ödenmeyen kesinleşmiş kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlendiği anlaşılmakta ise de, 6736 sayılı Kanun’un 10. maddesinin (8) numaralı fıkrasında, Kanun kapsamına giren alacakların 6. fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde, borçluların, ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden yararlanacağının belirtildiği, davacının da taksitlendirilen borcun ilk taksit tutarı olan 3194,27-TL’yi ödediği halde, ödeme emrinin yapılandırmadan önceki borç tutarı olan 333.315,58-TL’nin tahsili amacıyla düzenlendiği görüldüğünden, ödeme emrinin 3.194,27-TL’ye isabet eden kısmında hukuka uygunluk, bu tutarı aşan kısmında ise hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin kısmen reddine, kısmen de kabulü ise ödeme emrinin 3.194,27-TL’yi aşan kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, uyuşmazlık konusu beyannamenin tescil tarihinde yürürlükte olmayan hüküm uyarınca kesilen cezanın hukuka aykırı olduğu; davalı idarece, dava konusu ödeme emri içeriği alacağın 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı, ancak borcun ödeme süresi içinde ödenmeyerek yapılandırma şartlarının ihlal edildiği, davacı şirketin 6736 sayılı Kanundan yararlanma hakkını kaybettiği, kesinleşen amme alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Anayasa ve ilgili yasalarda düzenlenen hukukun genel ilkelerine aykırı olarak yasanın geriye yürütülmesi suretiyle kesilen cezadaki hukuka aykırılığın “borcum yoktur” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığından temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına tescilli … tarih ve … sayılı gümrük giriş beyannamesiyle … tarih ve … sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında ithal edilen eşyanın gümrükçe onaylanmış işlem veya kullanıma tabi tutulmadığından bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanununun 238. maddesi uyarınca eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katından daha önce uzlaşılarak ödenen kısmen düşülmesi suretiyle hesaplanarak karara bağlanan para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 38. maddesinin 1. fıkrasında, kimsenin işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılmasının olanaklı olmadığı, kimseye suçun işlendiği zamanın kanununda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemeyeceği öngörülmüş; 3. fıkrasında da, cezanın yasayla konulacağı açıklanmıştır.
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 238. maddesinin olay tarihinde yürürlükte bulunan şeklinde, 108 ilâ 127. maddelerde düzenlenen dahilde işleme rejimi ile 128 ilâ 134. maddelerde düzenlenen geçici ithalat rejimine ilişkin hükümlerin ihlali halinde, eşyaya ilişkin gümrük vergilerinin tahsil edileceği; ayrıca, bu vergilerin iki katı para cezası alınacağı öngörülmüş; aynı maddenin 28/03/2013 tarih ve 6455 sayılı Kanun’un 15. maddesiyle değişik 11/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren şeklinde ise; gümrüklenmiş değerin iki katı para cezası verileceği belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; davacı şirket adına tescilli … tarih ve … sayılı gümrük giriş beyannamesi muhteviyatı eşyalara ilişkin olarak taahhüt hesabının İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birliğince müeyyideli olarak kapatılması sebebiyle alınan tahakkuk ve para cezası kararları için … tarih ve … sayılı uzlaşma tutanağı ile uzlaşmaya varıldığı, uzlaşılan tutarın tamamı ödendikten sonra, bu defa eşyanın gümrükçe onaylanmış işlem veya kullanıma tabi tutulmadığından bahisle 4458 sayılı Kanun’un 238. maddesinin, beyannamenin tescil edildiği tarihte yürürlükte bulunmayan 5911 sayılı Kanun’la değişik şekline dayanılarak “eşyanın gümrüklenmiş değerin iki katı” olarak (uzlaşma üzerine ödenen tutar düşülerek) … tarih ve … sayılı para cezası kararının alındığı, davacı şirket tarafından ikinci para cezasının 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı, ancak, borcun bir kısmının ödeme süresi içinde ödenmeyerek yapılandırma şartlarının ihlal edildiğinden bahisle dava konusu ödeme emrinin düzenlenerek tebliği üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Anayasa ve ilgili kanunlarda düzenlenen hukukun genel ilkelerine aykırı olarak olay tarihinde yürürlükte olmayan ceza hükmünün geriye yürütülmesi suretiyle karara bağlanan cezadaki hukuka aykırılığın ödeme emrine karşı açılan davada “borcum yoktur” kapsamında değerlendirilmesi suretiyle dava konusu ödeme emrinin 3.194,27-TL’yi aşan kısmının iptaline karar verilmesi gerekirken, yukarıda değinilen gerekçeyle verilen temyize konu kararın davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasında hukuki isabet görülmemiştir.
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan kararın, ödeme emrinin 3.194,27-TL’ye isabet eden kısmının iptaline ilişkin hüküm fıkrası, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, davalı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine, davacının temyiz isteminin ise kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ödeme emrinin …-TL’ye isabet eden kısmının iptaline ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Kararın, ödeme emrinin …-TL’yi aşan kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının ise BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine 03/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.