Danıştay Kararı 7. Daire 2020/1663 E. 2022/3455 K. 22.09.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2020/1663 E.  ,  2022/3455 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/1663
Karar No : 2022/3455

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Temizlik ve Hijyen Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Temizlik maddeleri imalatı işiyle uğraşan davacı adına, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 8. maddesinin 1. fıkrası uyarınca verilmesi gereken talep taahhütname ve sanayi sicil belgesinin beyanname verme süresi içerisinde verilmediğinden bahisle, 2012 yılının Nisan ayı (1.) dönemine ilişkin tecil edilecek olarak beyan edilen özel tüketim vergisinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine; davalı idarece, tecil işlemlerinin yapılmamasının nedeni olarak, uygulama kapsamında yapılan mal teslimlerine ilişkin verilmesi gereken sanayi sicil belgesi ile talep ve taahhütnamenin beyanname verme süresi içerisinde ilgili vergi dairesine verilmeden tecil-terkin uygulamasından yararlanılmasının mümkün bulunmadığına ilişkin 19/03/2012 tarihinde çıkarılan 17 nolu Sirküler gösterilmiş ise de; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 413. maddesi uyarınca, Maliye Bakanlığı’na verilen sirküler yayımlama yetkisinin ödevlilerin vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından tereddüte düşülen hallerde istenilen açıklama ile sınırlı olduğu, idarenin belirli bir konu hakkındaki görüşünü açıklamaktan ibaret olan sirküler ile getirilen sürelerin Yasanın öngörmediği bir hukuksal durumu içermesi bakımından Anayasa’nın 73. maddesinde belirtilen vergi ve vergilere ilişkin istisna ve muafiyetlerin yasa ile konulacağı kuralına aykırı olacağından, istisna ve muafiyet ile indirimlerin sirküler ile dolaylı yoldan uygulanırlığının ortadan kaldırılması sonucunu doğuracağı, ayrıca davacı tarafından 07/08/2012 tarih ve 40878 sayılı dilekçe ekinde özel tüketim vergisinin tecili için gerekli olan belgelerin (talep ve taahhütname ile sanayi sicil belgesi) sunulduğu hususunun davalı idarece yazılan yazıda da belirtildiğinin görüldüğü; davacı şirketin 4760 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 1. fıkrası kapsamında ithal ettiği malların (I) sayılı listeye dahil olmayan malların imalinde kullanılmak üzere talep ve taahhütnamelerini verdiği, sanayi sicil belgesini sunduğu dolayısıyla tecil uygulamasından yararlanabilmenin belirleyici koşullarını gerçekleştirdiğinin anlaşıldığı ve bunun aksine bir durumun da idarece ortaya konulamadığından, belirtilen eksikliklerin giderilmesi için ikinci üretim ile ilgili aşamanın tamamlanmasının izlenilmesine devam edilmesi ve süre bitiminde uygulamayla ilgili eksiklik meydana gelmesi halinde sadece uygulama kapsamı dışında kalan mallara isabet eden verginin aranması ve bu verginin sorumlu tutulan mükelleften istenmesi gerektiği gerekçesiyle davaya konu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 10. maddesinin 2. fıkrasının, Maliye Bakanlığını, teminat türü, miktarı ve tecil edilen verginin terkinine ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili kıldığı, verilen yetkiye dayanılarak 19/03/2017 tarih ve 17 no’lu Sirkülerle yapılan düzenleme ile, mal teslimlerine ilişkin verilmesi gereken teminat ile sanayi sicil belgesi, talep ve taahhütname ya da indirimli teminattan yararlanılan dönemler için ilgili bilgi formunun beyanname verme süresi içinde ilgili vergi dairesine verileceğinin belirtildiği, bu sebeple, verilen teminatın süresinde verildiği kabul edilemeyeceğinden, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.