Danıştay Kararı 7. Daire 2020/2273 E. 2022/4508 K. 15.11.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2020/2273 E.  ,  2022/4508 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/2273
Karar No : 2022/4508

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına … Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Dış Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli … -… , … -…ve … -… tarih ve sayılı üç adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile Türkiye ile Kore Cumhuriyeti arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması uyarınca tercihli tarifeden yararlanılarak ithal edilen eşyaya ait menşe beyanının Türkiye–Güney Kore Serbest Ticaret Anlaşması Çerçevesindeki Ticarette Eşyanın Tercihli Menşeinin Tespiti Hakkında Yönetmelik hükümlerine aykırı olması nedeniyle tercihli tarifeden yararlanılamayacağından bahisle, ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca alınan para cezası kararlarına vaki itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 30/04/2013 tarihli ve 28633 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, 01/05/2013 tarihinde yürürlüğe giren Türkiye–Güney Kore Serbest Ticaret Anlaşması Çerçevesindeki Ticarette Eşyanın Tercihli Menşeinin Tespiti Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinde, menşe ispat belgesinin, menşe beyanını ifade ettiği, menşe beyanının ise ihracatçı tarafından fatura, teslimat notu veya herhangi bir ticari belge üzerinde belirtilen, ilgili ürünlerin teşhislerini mümkün kılmayı yeterli ayrıntıda tanımlayan ve usulüne uygun olarak yapılan beyan olduğu; 21. maddesinde, menşe beyanının, 16. maddede belirtilen doğrudan nakliyat gerekliliklerinin yerine getirilmemesinden, gümrük idaresini yanıltmak suretiyle ithal edilmiş olan ürünler için sonradan sunulmasından, taraf olmayan bir ülkenin ihracatçısınca hazırlanmış olmasından veya ithalatçı taraf ülkenin mevzuatında belirtilen süre içerisinde ithalatçı gümrük idaresine sunulamamasından ötürü geçersiz olarak addedilebileceği, tercihli tarife uygulamasının ancak bu hallerde menşe beyanının sonradan kontrole tabi tutulmasına gerek kalmaksızın reddedilebileceği; 31. maddesinde ise, ithalatçı taraf ülke gümrük idaresinin, satış faturasının üçüncü bir ülkede yerleşik bir şirket tarafından veya söz konusu şirketin hesabına çalışan bir ihracatçı tarafından düzenlendiği durumlarda da, eşyanın anılan Yönetmeliğin gerekliliklerini yerine getirmesi koşuluyla, menşe beyanlarının kabul edilebileceği düzenlemelerine yer verildiği, olayda, … tarih ve … sayılı beyannameye ilişkin olarak düzenlenen … tarihli ve …no’lu fatura, konşimento, çeki listesi (packing list) belgeleri ile Ticaret Bakanlığı AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünün, eşyaya ilişkin bir teslimat notu (delivery note) veya herhangi bir ticari belge (örneğin çeki listesi-packing list) üzerinde bulunan menşe beyanlarının da kabul edileceği yolundaki … tarihli ve … sayılı yazısı birlikte değerlendirildiğinde, üzerinde Güney Kore menşe beyanı bulunan faturanın anlaşmaya taraf olmayan üçüncü bir ülke firması tarafından düzenlenmiş olduğunun görülmesine rağmen, fatura üzerinde menşe beyanı yapılmış çeki listesinin Kore’de yerleşik firma tarafından düzenlendiği ve çeki listesinin ilgili eşyanın teşhisini mümkün kılmaya yetecek nitelikte olduğu anlaşıldığından dava konusu eşyanın menşeinin Güney Kore olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılarak dava konusu işlemin bu beyannameye ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, dava konusu işlemin, …-… ve …-… tarih ve sayılı beyannameler yönünden alınan ek tahakkuk ve para cezası kararlarının ise davalı idarece kaldırıldığı görüldüğünden bu kısım hakkında karar verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen de karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.