Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2020/2672 E. , 2022/4126 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/2672
Karar No : 2022/4126
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Nakil Vasıtaları Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, davacı tarafından ithal edilen araçların paravan olarak kurulan firmalar üzerinden özel tüketim vergisi matrahlarının aşındırıldığının tespit edildiği ve davacının özel tüketim vergisinin mükellefi olduğundan bahisle 2013 yılının Ocak, Şubat, Nisan ve Ekim dönemleri için re’sen tarh edilen özel tüketim vergileri ve üç kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezaları ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararıyla; davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ile araç satışı yaptığı firmalar hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarının incelenmesinden, söz konusu firmaların lüks araç alım satımını gerçekleştirebilecek organizasyona, sermaye ve kapasiteye sahip olmadığı, çok kısa sürelerde çok sayıda lüks araç alım satımı yapmış görünmelerine rağmen bu faaliyetlerini devam ettirmedikleri, yüksek bedellerle alınan lüks araçların tamamının önce kendi adlarına fatura edilip sonra nihai tüketicilere çok düşük bedellerle satılmasının iktisadi ve ticari gereklere aykırı olduğu, dolayısıyla belirtilen firmaların özel tüketim vergisi matrahını aşındırmak amacıyla mükellefiyet tesis ettiren paravan firmalar olduğu sonucuna varıldığından mükellef olarak kabul edilmesi suretiyle davacı adına re’sen tarh edilen özel tüketim vergileri ve kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilebilmesinin, satılan emtianın veya yapılan işin hem satıcısının hem de alıcısının birlikte tespitiyle mümkün olduğu, belgelerin alınmadığı veya verilmediği yolunda hukuken geçerli bir tespitin yapılması gerektiği, olayda anılan maddede belirtilen unsurlar bir arada gerçekleşmediğinden kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle vergi ziyaı cezalı tarhiyatlar yönünden davanın reddine, özel usulsüzlük cezasının ise iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Kararın istinaf başvurusuna konu hüküm fıkrasının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların kararın anılan hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1. bendinde, verilmesi ve alınması icap eden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine, her bir belge için bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının %10’u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen Kanun hükmüne göre, özel usulsüzlük kabahati oluşması için fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması veya düzenlenen belgelerde gerçek meblağlardan farklı meblağlara yer verilmesi fiillerinden birinin işlenmesi yeterli görülmüş, ceza zamanaşımı süresi içerisinde, belge düzenlenmesini veya alınmasını gerektiren bir işlemde, belge verilmediğinin veya alınmadığının failleri ile birlikte açıkça tespit edilmesi halinde yalnızca alıcının ve satıcının hazır olduğu veya olay anında değil, her zaman özel usulsüzlük cezası kesilebileceği, vermeme ve almama fiilleri birbirleriyle ilişkili olsa da ceza bakımından birbirlerine bağlı olmadıkları aksi bir değerlendirmenin; 353. maddenin öngördüğü amacı etkisiz kılarak hukuki etkinliğini azaltacağı ve Kanun’un uygulanmaması sonucunu doğuracağı açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; davacı adına düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2013 yılına ilişkin özel usulsüzlük cezası kesilmesine yasal engel bulunmamakla birlikte, 4760 sayılı Kanun’un 12. maddesi uyarınca ithalattaki katma değer vergisi matrahı esas alınarak eksik fatura düzenlendiği kabul edilemeyeceğinden, temyize konu kararda sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 31/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.