Danıştay Kararı 7. Daire 2020/3063 E. 2022/2223 K. 23.05.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2020/3063 E.  ,  2022/2223 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/3063
Karar No : 2022/2223

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü) …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının kanuni temsilcisi olduğu … Tarım Gıda İnşaat Turizm Akaryakıt Nakliyat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi’nin 2014 ilâ 2016 ve 2018 yıllarının muhtelif dönemlerine ait vergi borçlarının amme borçlusu şirketten tahsil edilemediğinden bahisle tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin kısmen iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, dosyanın incelenmesinden, asıl amme borçlusu şirketin vadesinde ödenmeyen 2014 ilâ 2016 ve 2018 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin borçların tahsilini sağlamak amacıyla şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, haciz varakalarının tanzim edildiği, mal varlığı araştırmalarında tespiti yapılan … plakalı 2000 model … marka kamyonete ve Tekirdağ İli, Şarköy İlçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … parsel ve … Mevkii … parsel sayılı taşınmazlara haciz konulduğu, haciz tatbiki yapılan araç ve gayrimenkullerin borcu karşılamayacağından bahisle tahsili için kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına ödeme emirlerinin tanzim edildiği, davacının ödeme emirleri içeriği borçların doğumunda ve vadelerinde kanuni temsilcilik yaptığı, uyuşmazlığın çözümünün dava konusu ödeme emirleri tanzim edilmeden önce asıl borçlu şirket hakkındaki takip prosedürünün hukuka uygun şekilde tüketilip tüketilmediğinin tespitine bağlı olduğu, Mahkemenin ara kararlarına idarece verilen cevaplardan, asıl amme borçlusu şirket tarafından verilen son kurumlar vergisi beyannamesi eki bilançoda kayıtlı olduğu anlaşılan demirbaşların ve duran varlıkların kesinleşen amme alacağını karşılayacak tutarda olmadığından bahisle iş yerinde menkul haczi yapılmadığı, haciz şerhi işlenen taşınmazlara ilişkin herhangi bir değer tespitinin yaptırılmadığı, satışlarının gerçekleştirilmediği, bankalar nezdindeki araştırma dışında başkaca bir mal varlığı araştırmasının bulunmadığının bildirildiği anlaşılmış olup, olayda, asıl borçlu şirket adına kayıtlı taşıt ve taşınmazların bulunması, dosyaya ibraz edilen … T.A.Ş. ve … Bankası A.Ş. nezdinde yapılan mal varlığı araştırmalarının 13/10/2013 tarihli olması ve faaliyetine devam eden şirket adresinde menkul haczinin yapılmadığının anlaşılması karşısında, borçlu şirket hakkındaki malvarlığı araştırmasının usulüne uygun şekilde tamamlanmadığının ve ödeme emrine konu amme alacağının borçlu şirketten tahsil imkanı kalmadığının ortaya konulamadığı gerekçesiyle ödeme emrinin dava konusu edilen kısmının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Asıl amme borçlusu anonim şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağının yönetim kurulu üyesi ve kanuni temsilcisi davacıdan takip ve tahsil edilmesi yasal mevzuat gereği olduğundan ödeme emrinin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü ve Yedinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’na 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/05/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.