Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2020/3121 E. , 2022/4190 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/3121
Karar No : 2022/4190
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Enerji Petrol Ürünleri Kimya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Madeni yağ ve müstahzarları imalatı faaliyetinde bulunan davacı tarafından, 2018 yılının Haziran – Ağustos aylarında 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (l) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan ve imalatta kullanılan mal miktarına karşılık gelen özel tüketim vergisinin mahsuben iade edilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, olayda, Konya Ticaret Odası ve Ankara Laboratuvar Müdürlüğünce yapılan tespitlerin değerlendirilmesinden, davacı tarafından üretimde kullanılan hammaddelerin bazılarının nihai ürün vasfında olduğu ve kapasite raporu ile uyuşmadığı, katık olarak kullanılan sülfürik asitin, madeni yağ veya baz yağın içine karıştırıldığında yağ içindeki bütün kirletici maddeleri çökerteceği ve rengini simsiyah yapacağı, ayrıca kapasite raporunda yer almayan HFM S-1000 adlı ürününün 3403 pozisyonunda sınıflandırılması gerektiği gibi 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (I) sayılı listenin B cetvelinde yer alan ürünlerden olduğu ve iade edilebilecek fark vergi bulunmadığının anlaşılması karşısında, yapılan üretim nedeniyle iadesi istenilebilecek bir vergi alacağından bahsedilemeyeceğinden, mahsuben iade talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Olayda, Ankara Laboratuvar Müdürlüğü’ne gönderilen yazı ile salt üretim raporu ve imalat bilgi formundan hareketle eşyanın pozisyonunun belirlenmeye çalışıldığı, ihtilaf konusu ürün herhangi bir kimyasal analize tabi tutulmadan hukuken sağlıklı ve doğru sonuçlara ulaşmanın mümkün olmadığı, diğer yandan, Ankara Laboratuvar Müdürlüğü’nce gönderilen yazıda kesin ve net ifadeler kullanılmayıp, bağlayıcı olmamakla birlikte sadece tabloda yer alan bilgilere dayanarak ürünün 3910 pozisyonunda sınıflandırılamayacağı, 34.03 pozisyonunda sınıflandırılması gerektiğinin belirtildiği, Konya Ticaret Odasının yazısına dayanılarak, üretimde kullanılan ürünlerin nihai ürün vasfında olduğu ve kapasite raporu ile uyuşmadığı ileri sürülmüşse de kapasite raporunun, mevcut makine parkıyla ve iş gücüyle, belli bir zaman için kaç birimlik üretim yapılabileceğinin, belli kriterlerden hareketle tespit edilmesi için düzenlenen bir belge olduğu, davacının ihtilaf konusu ürünü üretip üretemeyeceğine ilişkin somut bir tespit yapılmadan, salt ürünün kapasite raporunda bulunmuyor olmasının dava konusu işleme dayanak teşkil edemeyeceği, söz konusu tespitlerin olayın gerçek mahiyetini ortaya koymaktan uzak olduğu ve davacının söz konusu üretimi yapamayacağına ilişkin olarak bir sonuca varılması için yeterli olmadığı, aynı şekilde salt üretimde kullanılan ürünlerin fiili tüketim belgesinde nihai ürün olarak nitelendirilmesinin de dava konusu işleme dayanak oluşturamayacağı, diğer yandan iddiaları ve ayrıca dosyaya sunduğu belgeler karşısında, davacı nezdinde ve ihtilaf konusu ürünler ile ilgili yapılacak fiili ve somut tespitlerin dava konusu olayda önem arz ettiği, bu itibarla, eksik inceleme ve araştırma ile varsayıma dayalı olarak tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasından sonra dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Konya Ticaret Odasından gelen yazıda üretimde kullanılan ürünlerin nihai ürün olması sebebiyle kapasite raporuna uygun bir üretim yapılmadığının belirtildiği, yapılan üretim nedeniyle iade edilecek vergi bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Madeni yağ ve müstahzarları imalatı faaliyetinde bulunan davacı tarafından, 2018 yılının Haziran – Ağustos aylarında 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (l) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan ve imalatta kullanılan mal miktarına karşılık gelen özel tüketim vergisinin mahsuben iade edilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 8. maddesinin 1. fıkrasında, Kanun’a ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelindeki malların; (I) sayılı listeye dahil olmayan malların imalinde kullanılmak üzere mükellefler tarafından tesliminde tarh ve tahakkuk ettirilen özel tüketim vergisinin Bakanlar Kurulu tarafından tarafından belirlenecek kısmının, teminat alınmak suretiyle tecil olunacağı, 12. maddenin 1. fıkrasında da özel tüketim vergisinin, Kanun’a ekli listelerde yazılı malların karşılarında gösterilen tutar ve/veya oranlarda alınacağı, 2. fıkrasının (a) bendinde Bakanlar Kurulunun topluca veya ayrı ayrı olmak üzere (I) sayılı listedeki mallar için uygulanan maktu vergi tutarlarını, her bir mal itibarıyla en yüksek vergi tutarının yarısına kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye, bu sınırlar içinde mal cinsleri, özellikleri, kullanım yerleri veya ithalatın şekline göre farklı tutarlar tespit etmeye yetkili olduğu, 4. fıkrasında da (I) sayılı listedeki mallar için uygulanan maktu vergi tutarlarının, bu maddenin (2) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca farklı tespit edilmesi halinde; Maliye Bakanlığının vergi farklılaştırmasını, verginin mükellefe veya vergiye tâbi işlemlere taraf olanlara iadesi yöntemi ile uygulamaya, teminat istemeye, bu teminatın türü, tutarı ve çözümüne ilişkin usul ve esaslar ile verginin iadesine ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu düzenlenmiştir.
4760 sayılı Kanun’un 8. ve 12. maddeleri ile verilen yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılan 2012/3792 sayılı Kararıyla 4760 sayılı Kanun kapsamında tecil-terkin uygulamasına dair değişiklikler yapılmıştır.
Belirtilen Karar ile düzenlenen indirimli vergi uygulamalarından kaynaklanan vergi farklılaştırmalarının alıcılara nasıl iade edileceğine dair usul ve esaslar ise 4760 sayılı Kanun’un 12. maddesinin 4. fıkrasında Maliye Bakanlığına verilen yetkiye istinaden yayımlanan Özel Tüketim Vergisi (I) sayılı Liste Uygulama Genel Tebliği ile belirlenmiştir.
Özel Tüketim Vergisi (I) sayılı Liste Uygulama Genel Tebliği’nde, “(I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan malların; bu listeye dâhil olmayan malların imalinde kullanılmak üzere imalatçılara ÖTV mükellefleri tarafından tesliminde, diğer alıcılara teslimlerde olduğu gibi, bu malların birimi itibariyle (B) cetvelinde yer alan yürürlükteki vergi tutarları üzerinden vergi beyan edilerek ödenecektir…..Bu uygulama kapsamında kullanılmak üzere ÖTV mükelleflerinden satın alınan malların satın alma tarihini, ithal edilen malların ise ithal tarihini takip eden aybaşından itibaren 12 ay içinde imalatta kullanılması gerekmektedir…. İmalatçıların (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan malları, bu listeye dâhil olmayan malların imalinde kullanmaları halinde iadesini talep edebilecekleri vergi tutarı; bu mallar için daha önce ödenen vergi tutarları ile söz konusu Kararnamenin eki Kararın 1. maddesinde belirlenen oranlara göre hesaplanan vergi tutarları arasındaki fark tutardır.” düzenlemesi; “İade Talep Dilekçesine Eklenecek Belgeler başlıklı” 1.3.2. bölümünde ise, “İade taleplerinde dilekçe ekine şu belgeler ekleneceği: i.) İade talep edenin sanayi sicil belgesi (aslı veya noter onaylı örneği). Bu belge bir defaya mahsus olmak üzere verilecek olup belgenin vize edilmesi veya yenilenmesi halinde yeni belge ibraz edilecektir. ii.) İadeye konu ÖTV’leri içeren malların alımlarına ilişkin fatura ve benzeri belgelerin listesi. iii.) İmal edilen mallarda ne kadar iadeye konu ÖTV’ye tabi mal kullanılması gerektiğine ve zayi miktarına ilişkin ilgili kuruluşlardan alınan ekspertiz raporları. (Bu raporların sanayi odası bulunan illerde sanayi odalarından, sanayi odası bulunmayan illerde sanayi ve ticaret odalarından alınması gerekmektedir.) iv.) İmalat sürecinde kullanılan miktarın uygunluğuna dair hesaplamaları içeren tablo.” açıklamasına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Olayda, Özel Tüketim Vergisi (I) sayılı Liste Uygulama Genel Tebliği’nde mahsuben iade taleplerinin vergi inceleme raporu dışında diğer belgelerin tamamlanması ve mahsuba konu özel tüketim vergisi tutarının ödendiğine dair satıcının vergi dairesinden teyit alınması üzerine yerine getirileceğinin belirtildiği, davalı idarenin bu hususlarda bir eksiklik olduğu yönünde bir iddiası olmadığı gibi davacı şirketin Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (I) sayılı listenin B cetvelindeki malları bu listeye dahil olmayan malların imalinde kullandığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, dolayısıyla davacı şirketin mahsuben iade için tüm yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle uygulamaya ilişkin Tebliğ’in tüm şartlarına uyduğunun anlaşılması karşısında, ilgili mevzuat hükümlerinde yer almayan nedenlerle mahsuben iade talebinin reddi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından, temyize konu kararda sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 01/11/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz istemi, madeni yağ ve müstahzarları imalatı faaliyetinde bulunan davacı tarafından, 2018 yılının Haziran – Ağustos aylarında 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (l) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan ve imalatta kullanılan mal miktarına karşılık gelen özel tüketim vergisinin mahsuben iade edilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davayı reddeden mahkeme kararına yönelik istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasından sonra işlemin iptaline karar veren vergi dava dairesi kararının bozulması istemidir.
İdarece; Ankara Laboratuvar Müdürlüğü’nce gönderilen yazıda ürünün 3910 pozisyonunda sınıflandırılamayacağı, 34.03 pozisyonunda sınıflandırılması gerektiğinin belirtildiği, ayrıca Konya Ticaret Odasının yazısına dayanılarak, üretimde kullanılan ürünlerin nihai ürün vasfında olduğu ve kapasite raporuyla uyuşmadığı belirtilmekle mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden, dava konusu işlemi iptal eden vergi dava dairesi kararının bozulması gerektiği görüşü ile Daire kararına katılmıyorum.