Danıştay Kararı 7. Daire 2020/3253 E. 2022/3346 K. 19.09.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2020/3253 E.  ,  2022/3346 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/3253
Karar No : 2022/3346

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sigorta Acenteliği Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
… Başkanlığı

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Sigorta acenteliği faaliyetinde bulunan davacı tarafından, 2007 yılının Ağustos ilâ Aralık dönemleri için ödenen banka ve sigorta muameleleri vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme ve şikâyet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile ödenen verginin kanuni veya ticari faizden yüksek olanı üzerinden hesaplanacak faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Bozma kararı üzerine, olayda, 2007 yılının Ağustos ilâ Aralık dönemlerine ait verginin iadesi için düzeltme başvurusuna ilişkin dilekçenin 31/12/2012 tarihinde Davutpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne verildiği iddiası üzerine, mahkemelerince verilen ara kararı üzerine, davacı tarafından posta alındı belgesinin elinde olmaması nedeniyle ibraz edilemediğinin belirtildiği, davalı idarenin cevabi yazısında ise, posta alındı belgesinin tarh dosyasında bulunmadığının ve dilekçenin idare kayıtlarına 09/01/2013 tarihinde alınmış olduğunun ifade edildiği, bu durumda, 5 yıllık düzeltme zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Verginin iadesi istemiyle yapılan başvurunun üzerinden sekiz yıldan uzun bir süre geçmiş olması nedeniyle, ellerinde posta alındı belgesinin bulunmadığı, re’sen araştırma ilkesi uyarınca belgenin PTT Genel Müdürlüğü’nden ibrazının sağlanarak karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : … Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 03/04/2013 tarihli yazısı içeriğinden 31/12/2012 tarihinde postaya verilen tarihsiz dilekçenin 09/01/2013 tarihinde daire kayıtlarına alındığı anlaşılmış olup, idarece 31/12/2012 tarihinin başvuru dilekçesinin postaya veriliş tarihi olarak kabul edilmiş olduğu, ara karar cevabı ile de aksini ispatlar nitelikte belge sunulamadığı anlaşıldığından, mahkemece dilekçenin idareye ulaştığı tarih esas alınarak verilen kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Sigorta acenteliği faaliyetinde bulunan davacı tarafından, 2007 yılının Ağustos ilâ Aralık dönemleri için ödenen banka ve sigorta muameleleri vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme ve şikâyet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile ödenen verginin kanuni veya ticari faizden yüksek olanı üzerinden hesaplanacak faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun, vergi kanunlarının uygulanması ve ispatı düzenleyen 3. maddesinin (B) bendinde; vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu ve gerçek mahiyetin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, vergiyi doğuran olayla ilgisi doğal ve açık olmayan tanık anlatımının kanıtlama aracı olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu kurala bağlanmıştır.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 20. maddesinde, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri ile Danıştay’ın bakmakta oldukları davalara ait her türlü incelemeleri, tarafların herhangi bir isteminin varlığı aranmaksızın kendiliklerinden yapabilecekleri, gerek gördükleri belgelerin gönderilmesini ve bilgilerin verilmesini sadece taraflardan değil, ilgili gördükleri diğer yerlerden isteyebilecekleri öngörülmek suretiyle idari yargı yerlerine, re’sen araştırma yetki ve görevi verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2007 yılının Ağustos ilâ Aralık dönemleri için ödenen banka ve sigorta muameleleri vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davada, mahkemece düzeltme başvurusunun idare kayıtlarına girdiği tarih esas alınarak karar verilmiş ise de; Dairemizce, 07/03/2019 tarih ve E:2014/2670, K:2019/1228 sayılı karar ile, düzeltme başvurusuna ilişkin dilekçenin postaya veriliş tarihinin 31/12/2012 olduğu iddiasının açıklığa kavuşturulmasından sonra uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkeme kararının bozulduğu, bozma kararı üzerine mahkemelerince verilen ara karara cevaben sunulan yazıda; posta alındı belgesinin tarh dosyasında bulunmadığı, ancak dilekçenin vergi dairesi kayıtlarına 09/01/2013 tarihinde alınmış olduğunun belirtildiği, dosya içerisinde mevcut İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 03/04/2013 tarihli yazısında da 31/12/2012 tarihinde postaya verilen tarihsiz dilekçenin 09/01/2013 tarihinde daire kayıtlarına alındığının ifade edildiği, bu durumda, idarece 31/12/2012 tarihinin postaya veriliş tarihi olarak açıkça kabul edildiği ve ara kararına cevabı ile aksini kanıtlar nitelikte bir belgenin sunulamadığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle sonuçlandırılması gerekirken düzeltme başvurusunun idare kayıtlarına girdiği tarih esas alınarak davanın reddi yolunda verilen kararda hukuka uyarlık bulunmamıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.