Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2020/3447 E. , 2022/2503 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/3447
Karar No : 2022/2503
TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVALI): … Bakanlığı adına … Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
2- (DAVACI) : …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına 2017 ve 2018 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı on sekiz (18) adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın ithalinde referans kıymete yükseltilip yurt dışı gider olarak gösterilmek suretiyle beyanı sonucunda hesaplanarak tahsil edilen gümrük vergisinin fazladan ödenen kısmının geri verilmesi istemiyle yapılan başvuruların reddine dair … tarih ve …, … tarih ve …, … sayılı idari kararlara vaki itirazların reddine ilişkin … tarih ve … sayılı Bölge Müdürlüğü işleminin iptali ve fazladan ödenen tutarın yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, dosyanın incelenmesinden, dava konusu … tarih ve … sayılı Bölge Müdürlüğü işleminin, … tarih ve …, … sayılı idari kararlara isabet eden kısmının incelenmesinden, davacı tarafından ithalat işlemleri esnasında başkaca bir yurt dışı giderin yapılmadığı, yurt dışı giderin tamamının referans kıymete dayalı olarak beyan edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemin anılan kararlara isabet eden kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu işlemin anılan kısımlarına ilişkin fazladan tahsil edilen gümrük vergisinin tahsil tarihinden geri verme tarihine kadar 3095 sayılı Kanun’da öngörülen oran uyarınca hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davacıya geri verilmesinin gerektiği, dava konusu işlemin … tarih ve … sayılı karara ilişkin kısmının incelenmesinden, söz konusu idari karara vaki itirazın … tarih ve … sayılı işlemle reddedildiği, davacı tarafından bu işleme karşı dava açılması gerekirken, dava konusu edilmeyerek kesinleştiği, yaklaşık bir yıl sonra yeniden iade talebinde bulunulması üzerine, idarece bu defa, … tarih ve … sayılı dava konusu işlemle reddedildiği anlaşılmış olup, dava konusu işlemin … tarih ve … sayılı idari karara isabet eden kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen de reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idarece, davacı adına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşyalara ilişkin yurt dışı giderin davacı tarafından özgür iradeyle beyan edildiği, davacının beyanı dikkate alınarak söz konusu vergilerin hesaplandığı, beyannamelerde yurt dışı gider olarak beyan edilen tutara ilişkin herhangi bir açıklamanın konulmadığı, ihtirazi kayıt şerhinin düşülmediği, idareye başvuru yapılmadan faiz talebinde bulunulmasının hukuka aykırı olduğu; davacı tarafından, aynı konuda idarenin daha önceden ret kararı vermesinin ve bunun dava konusu edilmemesinin iş bu davayı etkilemeyeceği, yapılan geri verme başvurularına ilişkin olarak davalı idarece tek karar almasının karışıklığa yol açtığı, hak arama özgürlüğünün kısıtlanmasına neden olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. … TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/05/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz başvuruları; davacı adına 2017 ve 2018 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı on sekiz (18) adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın ithalinde referans kıymete yükseltilip yurt dışı gider olarak gösterilmek suretiyle beyanı sonucunda hesaplanarak tahsil edilen gümrük vergisinin fazladan ödenen kısmının geri verilmesi istemiyle yapılan başvuruların reddine dair … tarih ve … , … tarih ve … , … sayılı idari kararlara vaki itirazın reddine ilişkin … tarih ve … sayılı Bölge Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle dava açılan davanın … tarih ve … , … sayılı idari kararlara isabet eden kısmının iptaline, … tarih ve … sayılı idari karara isabet eden kısmı yönünden ise davanın reddi yolundaki mahkeme kararına yönelik istinaf başvurularını reddeden vergi dava dairesi kararının bozulması istemlerine ilişkindir.
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 211. maddesinde, kanunen ödenmemeleri gerektiği halde ödenmiş olduğu belirlenen gümrük vergilerinin, söz konusu vergilerin yükümlüye tebliğ edilmesi ve ilgilinin üç yıl içinde gümrük idaresine müracaatı üzerine geri verileceği, kanunen tahakkuk ettirilmemeleri gerektiği halde tahakkuk ettirilen gümrük vergilerinin kaldırılacağı hükmüne yer verilmiştir.
Kanun’un ilgili maddesinde kanunen ödenmemesi gereken vergilerin yükümlüye tebliğ edilmesi ve 3 yıl içinde gümrük müdürlüğüne müracatta bulunulması koşulu dışında, idareye başvuru sayısı ile ilgili bir kısıtlama getirilmemiştir. Bu bakımdan, davacı tarafından süresi içinde ikinci kez yapılan iade başvurusunun esasının incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken, geri verme başvurusunun 3 yıllık süre içerisinde bile olsa birden fazla yapılamayacağının kabulü suretiyle verilen kararın, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesiyle güvence altına alınmış olan “hak arama özgürlüğü”, “mahkemeye erişim hakkı” ilkelerine aykırılık taşıdığı açık olduğundan, temyize konu kararın redde ilişkin hüküm fıkrasının bozulması davacının başvurusu üzerine idarece verilen kesin olmayan cevap niteliğindeki işlemin esasının incelenmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.
(XX) KARŞI OY :
Gümrük mevzuatımıza göre, gümrük vergileri de genel olarak diğer vergilerde olduğu gibi beyana dayalıdır. Bu beyanın doğruluğunun idarece muayene sırasında, denetleme veya teslimden sonra kontrol edilebileceği 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve Gümrük Yönetmeliğinde düzenlenmiştir. Gümrük idaresinin kendisine yapılan beyanın gerçekliği ve doğruluğu konusunda yapılacak incelemede kullanılmakta ve beyanın ayrıntılı olarak incelenmesine gerek olup olmadığı yönünden yol gösterici olamak üzere, belli ürün gruplarına yönelik olarak asgari fiyat belirlenmesi halinde “referans fiyat” tan söz edilmektedir. Bu bağlamda, beyan edilen kıymet referans fiyatın altında ise beyanın ayrıntılı olarak incelenmesine ve kıymet araştırmasına gidilerek eşyanın gerçek kıymetinin tespiti yapılmaktadır.
Dosya içeriğinden, idarenin referans fiyat uygulamasına tabi eşyaya ilişkin daha düşük fatura bedeline tabi ithal edilmek istenen ürünün, ithalatını gerçekleştirmek amacıyla beyannameye yurt dışı gider adı altında ithalatçının kendi iradesiyle gider göstermek suretiyle referans fiyatın üstünde beyanda bulunulduğu, bu durumda matrah referans fiyat üzerinde kalmakla, kıymet araştırmasının yapılması engellenmekle içinde neleri ihtiva ettiği ve ne kadarının gerçekten yurt dışı gider olduğu, ne kadarının referans fiyata ulaşmak için arttırıldığı bilinmeyen yurt dışı giderler, eşyanın kıymetinin araştırılmasını etkisiz kılmak amacıyla kullanılmakta ve daha sonra fazladan ödendiği ileri sürülen vergilerin 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 211. maddesi uyarınca geri verilmesinin istenildiği işbu davalarda ikrar edilmekle anlaşılmaktadır.
Aynı Kanunun 61. maddesinin 3. fıkrasında beyanın bağlayıcılığının esas olduğu yönündeki emredici hüküm karşısında yurt dışı gider olmaksızın kasten yapılan matrah arttırıcı beyan sebebiyle iade taleplerinin yerine getirilemeyeceği 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 211. maddesinin 1. fıkrasında “…kanunen ödenmemesi veya tahakkuk ettirilmemesi gereken gümrük vergileri ilgili kişinin kasten yaptığı bir tahrifat sonucunda ödenmiş veya tahakkuk ettirilmişse…” şeklinde açıkça emredici hüküm olarak yer alan düzenleme ve herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken uymak zorunda olduğu ve hakkın açıkça kötüye kullanılmasının hukuk düzenince korunmayacağına ilişkin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralının herkes ve her hukuki durum için geçerli olması, kanun ve sözleşmeden doğan tüm hakların kullanımında uygulama alanı bulması göz önüne alındığında ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun 02/07/1966 tarih ve E:1965/13, K:1966/6 sayılı kararı gereği iade talebinin reddi gerektiğinden davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının kabule ilişkin hüküm fıkrasını yönelik istinaf istemini reddeden bölge idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile, karara katılmıyorum.