Danıştay Kararı 7. Daire 2020/3465 E. 2022/2026 K. 13.05.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2020/3465 E.  ,  2022/2026 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/3465
Karar No : 2022/2026

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü –
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLLERİ : 1- Av. … 2- Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına 2018 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 57 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaya ilişkin vergi alacağını güvence altına almak amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 13. maddesinin 3. bendi uyarınca tesis edilen ihtiyati haczin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla, İstanbul Valiliğinin görev dağılımını gösterir belgede, vali yardımcısının, Gümrük ve Ticaret Bakanlığına bağlı İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğüne ait iş ve işlemleri vali adına yürütmekle görevlendirildiği ve davaya konu haciz kararının da vali adına, vali yardımcısı tarafından imzalandığı anlaşıldığından, davacının yetki itirazının yerinde görülmediği; olayda, 08/01/2018 tarihinde kurulan davacı şirketin kurucusunun Gürcistan uyruklu … … olduğu, söz konusu şahsın şirketin kuruluş aşamasının tamamlanmasının akabinde Türkiye’yi terk ettiği ve 23/10/2018 tarihinde Türkiye’ye tekrar giriş yaptığı, tek hissedarı ve münferiden temsile yetkili kişi olmasına rağmen şirketin yoğun bir şekilde ithalat yaptığı dönemde ülkede bulunmadığı, Türkiye’de ikamet etmediği, ifadesine başvurulması için davet edilmesine rağmen davete icabet etmediği, bu durumun anılan şahsın şirketin gerçek sahibi ve yetkilisi olmadığı kanaatini uyandırdığı, şirkete ait banka hesaplarının kapatıldığı, şirketin işyeri tescil kaydının da bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 13. maddesinin 3. bendinde sayılan borçlunun kaçması, mallarını kaçırması ve hileli yollara sapması ihtimallerinin dava konusu olayda mevcut olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Kanun’da öngörülen nedenlerin varlığı halinde kamu alacağının güvence altına alınması amacıyla başvurulabilecek bir müessese olan ihtiyati haciz işleminin tesis edilebilmesi için güvence altına alınması gerekli bir amme alacağının bulunması ve bu alacak için ya teminat istenilmiş olması ya da amme alacağının mahiyet ve miktar olarak belirlenmiş olması gerektiği halde, güvence altına alınması gereken amme alacağını mahiyet ve miktar olarak ortaya koyan bir işlem tesis edilmeden alınan ihtiyati haciz kararında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasından sonra dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı şirket tarafından Çin’den gelen eşyayı Mısır’da konteyner değiştirmek ve sahte taşıma ve menşe ispat belgeleri ile Mısır menşeli beyan ederek ithal etmek suretiyle menşe saptırması yapıldığı, olayla ilgili düzenlenen soruşturma raporu ve cevaplı raporda yer alan tespitlerin yanı sıra davacının işyeri tescil kaydının bulunmaması ve firmanın banka hesaplarının kapatılması nedeniyle 6183 sayılı Kanun’un 3. bendi uyarınca tesis edilen ihtiyati haciz işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/05/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.