Danıştay Kararı 7. Daire 2020/515 E. 2022/4239 K. 02.11.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2020/515 E.  ,  2022/4239 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/515
Karar No : 2022/4239

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Petrokimya Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı hakkında ithal edilen baz yağların üretime sokulmadan doğrudan satıldığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 2015 yılı Mart (1), Haziran(2) ve Temmuz aylarının (1) dönemleri için re’sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile üç kat kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda özetle; davacı şirket ortaklarından … ve …’in ortak ve yöneticisi olduğu diğer şirketler hakkında olumsuz tespitlerin bulunduğu, sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlemek ve kaçak akaryakıt satışı filleri nedeniyle haklarında vergi tekniği raporlarının düzenlendiği, Gümrükler Genel Müdürlüğü Akaryakıt Kaçakçılığı ekiplerince farklı tarihlerde yapılan denetimlerde herhangi bir mamül, yarı mamül veya ham maddeye rastlanılmadığı için numune alma işleminin yapılamadığı, kurulu yer üstü tanklarının yükseklik ve çap ölçümlerinde farklılıklar olduğu, tanka bağlı boruların paslı, çürük ve kullanılamaz olduğu, bu durumun fotoğraflandığı, 2015 ve 2017 yıllarında yapılan denetimlerde firmanın herhangi bir faaliyetine rastlanılmadığı, 2015 yılında yapılan denetimlerde firma içinde bulunan boş tenekelerin 2017 yılında yapılan denetimde de aynı şekilde duruyor olmasının bu izlenimi desteklediğine ilişkin tutanak düzenlendiği, tarhiyatların yapıldığı dönemlerde yapılan yoklamalarda iş yerinin açık olduğu, demirbaş ve teçhizatların bulunduğu ancak üretimin olmadığının tespit edildiği, merkez adreslerinin sürekli değiştiği, mühendis onaylı bir üretim reçetesinin ibraz edilemediği, 2016 yılı yevmiye defteri, envanter defteri, defteri kebirinin boş olduğu, imalat defterinin tutulmadığı ya da defterlerin karışık tutulduğu, üretime ilişkin kayıtların düzenli şekilde yapılmadığı, ilgili kurumdan gönderilen bilgilerden, tüketilen elektrik miktarının üretim için yeterli olmadığının görüldüğü, kapasite raporunda kapasitesinin çok üzerinde katkı maddesi alımı gerçekleştirildiği ve madeni yağ lisansının bulunmadığının tespit edildiği, yasal defterlerinin üretim sürecinin takibi için yeterli açıklıkta olmaması nedeniyle istenilen üretim reçetelerine ilişkin bilgi ve belgelerin Kimya Mühendisleri Odası’nca değerlendirilmesinden, yapılan üretimlerde yağa özellik veren katkı maddesinin kullanılmadığının bildirildiği, Ba-Bs formları ile yapılan bildirimlerin uyumsuz olduğu, davacı şirket temsilcisinin; “…Biz 2015 yılında faaliyete başlayıp kısa bir süre faaliyette bulunup gerçek anlamda ithal ettiğimiz ürünler ve yurt içinden temin ettiğimiz katkı maddeleri ile yapılan imalatımız neticesinde satışlarımız sebebiyle tahsil edilemeyen alacaklarımız ve 4760 sayılı Kanun’da belirtilen gümrük idaresine verilen teminat vergi dairesine ödenen özel tüketim vergisi ve sonrasında bütün bu işlemler için gerekli olan maddi sermaye yapısına sahip olmadığımız için ne alacaklarımızı tahsil ediyoruz ve ne de borçlarımızı ödeyebiliyoruz…” şeklindeki ifadesinden, beyan edilen çapta üretime yönelik sermaye alt yapısı bulunmadığının dolaylı olarak ikrar edildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından satın alınan baz yağların hiçbir üretime tabi tutulmadan motorin yerine kullanılacak ikame ürün olarak satıldığı sonucuna ulaşıldığından, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesinde yazılı fiillere dayalı olarak yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Akaryakıt kaçakçılığı yönünden yapılmış somut tespit olmadığından tesis edilen işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Yapılan tespit ve incelemeler neticesinde tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL’den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.