Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/1175 E. , 2022/2144 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1175
Karar No : 2022/2144
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına … Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli … tarih ve …sayılı, … tarih ve …sayılı, … tarih ve …sayılı, … tarih ve …sayılı, … tarih ve …sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamelerine ekli menşe belgelerinin (Form-A) sahte olduğundan bahisle tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile bu vergiler üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca üç kat tutarında hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla, davacı hakkında yapılan ceza yargılaması sonucunda beraat kararı verilmesi nedeniyle gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren işlemeye başlayan tahakkuk zamanaşımı süresinin, söz konusu suçlamaların tabi olduğu ceza zamanaşımı nedeniyle uzamayacağı, bu durumda, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra karara bağlanan tahakkuk ve cezaya vaki itirazın reddinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Uyuşmazlık konusu beyannamelerin eki menşe belgelerinin İran yetkili makamları nezdinde gerçekliği konusunda yapılan yurt dışı araştırması sonucunda belgelerin sahte olduğunun anlaşıldığı, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 197. maddesinin 4. fıkrasında, ceza davasının açılmış olmasının ceza kanunundaki zamanaşımının uygulanması için yeterli olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. …Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/05/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Temyiz başvurusu, davacı adına tescilli … tarih ve …sayılı, … tarih ve …sayılı, … tarih ve …sayılı, … tarih ve …sayılı, … tarih ve …sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamelerine ekli menşe belgelerinin (Form-A) sahte olduğundan bahisle tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile bu vergiler üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca üç kat tutarında hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemleri iptal eden mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair kararın bozulması istemine ilişkindir.
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 197. maddesinin 2. fıkrasında, yapılan denetlemeler sonucunda hiç alınmadığı veya noksan alındığı belirlenen veya 1. fıkrada belirtilen şekilde tebliğ edilemeyen gümrük vergilerine ilişkin tebligatın, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıl içinde yapılacağı; aynı maddenin 07/10/2009 tarihinden önce yürürlükte bulunan 4. fıkrasında, gümrük vergileri alacaklarının, ceza uygulanmasını gerektiren bir fiile ilişkin olması ve suçun zamanaşımı süresinin daha uzun bulunması halinde, bu alacakların, Türk Ceza Kanunu’ndaki dava ve ceza zamanaşımı sürelerinde kovuşturulup tahsil edileceği belirtilmiş; aynı fıkranın 07/07/2009 tarihli ve 27281 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yayımı tarihinden 3 ay sonra yürürlüğe giren 5911 sayılı Kanun’la değişik halinde ise, gümrük vergileri alacaklarının, ceza uygulamasını gerektiren bir fiile ilişkin olması ve zamanaşımı daha uzun bulunan bu fiil nedeniyle ceza davası açılmış olmak kaydıyla, bu alacakların Türk Ceza Kanunu’ndaki dava ve ceza zamanaşımı süreleri içinde kovuşturulup tahsil edileceği hükme bağlanmıştır.
Gümrük Kanunu’nun 197. maddesinin 4. fıkrasının 5911 sayılı Kanun’la değişik halinde, gümrük vergileri alacakları bakımından, Türk Ceza Kanunu’ndaki dava ve ceza zaman aşımı sürelerinin uygulanabilmesinin ceza davası açılması koşuluna bağlandığı, olayda, gümrük yükümlülüğünün doğduğu olayla ilgili olarak …Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında ceza davası açıldığı görüldüğünden, söz konusu değişikliğin yürürlüğe girdiği 07/10/2009 tarihinden sonra tescil edilmiş beyannameler bakımından Gümrük Kanunu’ndaki üç yıllık zaman aşımı süresinin değil, Türk Ceza Kanunu’ndaki dava ve ceza zaman aşımı sürelerinin uygulanması gerekmektedir.
Bu durumda, Gümrük Kanunu’nun 197. maddesinin 4. fıkrasının 5911 sayılı Kanun’la değişik halinin yürürlüğe girdiği tarihten sonra tescil edilmiş beyannameler bakımından ceza davası açılmış olması halinde üç yıllık zaman aşımı süresi uygulanamayacağından, yazılı gerekçe ile verilen kararın bozulması gerektiği oyu ile, karara katılmıyorum.
(XX)KARŞI OY:
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 197. maddesinin 4. fıkrasında: “Gümrük vergileri alacakları ceza uygulamasını gerektiren bir fiile ilişkin olması ve suçun zamanaşımının daha uzun bulunması halinde bu alacaklar Türk Ceza Kanundaki dava ve ceza zamanaşımı süreleri içerisinde kovuşturulup tahsil edilir.” hükmü 18/06/2009 tarih ve 5911 sayılı Kanun ile “zaman aşımı daha uzun bulunan bu fiil nedeniyle ceza davası açılmış olmak kaydıyla” olarak değiştirilmiş, ceza ve dava zamanaşımının uygulanması için yeterli olduğu kabul edilmiştir.
Düzenleme gereği, gümrük vergisi tahsil işlemleri aynı zamanda suç teşkil eden fiilin Türk Ceza Kanunu’nda belirlenen ceza veya dava zamanaşımı süreleri içinde yapılabilecektir. Diğer deyişle bu hüküm fiilin aynı zamanda suç teşkil ettiği durumlarda kanunen belirlenmiş olan vergi alacaklarına ilişkin zamanaşımının suça konu fiilin ceza kanunlarında belirlenen zamanaşımı süresine tabi olduğunu bu işlemlerin bu zaman zarfında yapılabileceğini öngören bir düzenlemedir. Bu açık düzenlemeden, ceza yargılamasının neticesine göre verilecek hükme göre (beraat, mahkumiyet veya düşme) gümrük vergi işlemlerinin düzenleneceği zaman diliminin belirleneceği sonucunun doğmayacağı tabidir.
Vergi Dava Dairesince dava ve ceza zamanaşımı süreleri belirlenerek zamanaşımı süresi hesap edilmesi gerekirken ceza mahkemesince verilen hükmün (beraat) sonucuna bağlı olarak değerlendirme yapılmış olması sebebiyle mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.