Danıştay Kararı 7. Daire 2021/1242 E. 2022/4805 K. 01.12.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2021/1242 E.  ,  2022/4805 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1242
Karar No : 2022/4805

TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Mağazacılık Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı adına … (…) Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına 2017 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 7 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşya için ilave gümrük vergisinin beyan edilmediğinin tespit edilmesi üzerine alınan ek tahakkuk ve para cezası kararlarına vaki itirazın usulden reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, ek tahakkuk ve para cezası kararlarının 26/07/2018 tarihinde elektronik ortamda davacıya gönderildiği, beş günlük süre sonu olan 31/07/2018 tarihinde tebliğ edilen kararlara, 21/03/2019 tarihinde yapılan itirazın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki işlemin dava konusu edildiği olayda, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca, 31/07/2018 tarihinde elektronik ortamda davacıya tebliğ edilen ek tahakkuk ve para cezasına karşı 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 242. maddesi uyarınca, 15 gün içinde, en geç 15/08/2018 tarihinde yapılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra yapılan itiraz başvurusunun süre aşımı yönünden reddine dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Elektronik ortamda yapılan tebligattan davacının haberdar olmadığı, idarece tebligatın gönderildiğine dair ayrıca SMS ya da e-posta yoluyla bilgi verilmesi gerektiği, sadece ekran çıktılarının delil olarak kabul edilemeyeceği, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. … TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 01/12/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun, “Elektronik tebligat” başlıklı, 7/a maddesinde ve aynı maddenin 7. bendinde yer alan hükümler uyarınca idari işlemin davacıya elektronik ortamda tebliğ edildiği anlaşılmakla birlikte, davalı idarece sunulan ekran görüntüsünden tebliğe ilişkin belgenin davacı tarafından okunmadığı görülmektedir.
Bununla beraber; davalı idarenin elektronik ortamda yapılan tebligatı, herhangi bir başka usul ile de davacıya SMS ya da e-posta olarak da bildirmediğinin anlaşılması karşısında, hak arama özgürlüğü açısından uyuşmazlığın esastan çözülmesi gerekirken davayı reddeden mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair kararın bozulması gerektiği oyu ile, Dairemiz kararına katılmıyorum.