Danıştay Kararı 7. Daire 2021/2262 E. 2022/2058 K. 16.05.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2021/2262 E.  ,  2022/2058 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2262
Karar No : 2022/2058

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … İşletmeleri Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli … tarih ve … , … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesiyle 5402.47.00.20.00 gümrük tarife istatistik pozisyonunda ihtirazi kayıtla beyan ve ithal edilen eşyanın, 5402.33.00.10.00 pozisyonunda yer alan tekstürize iplik olduğundan bahisle tahakkuk ettirilen ve ödenen dampinge karşı vergi ile katma değer vergisinin ihtirazi kayda konu kısmının yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle yapılan itirazın reddi yolunda tesis edilen işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla, Mahkemelerince bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; sıkı ve paralel bir biçimde düzenlenmiş kesiksiz sentetik filamentlerin doğal lif görünüm ve tutumuna benzetilebilmesi için çeşitli kimyasal, mekanik veya ısıl işlemlerin uygulanması ile daha açık ve hacimli bir yapıya dönüştürülmesi işlemine tekstüre denildiği, tekstüre işlemlerinde 3 temel basamağın bulunduğu, bunların filamentlerin ısıtılması, tekstüre özelliğinin verilmesi ve verilen özelliğin fikse edilmesi olduğu, termo-mekanik yöntem, çekimli tekstüre, kimyasal termik yöntem (bikomponent lifler) ve mekanik yöntem olmak üzere tekstüre yöntemlerinin bulunduğu, bikomponent liflerin yün lifinin kıvrım özelliğinden dolayı keşfedilmiş bir yöntem olduğu, yün lifinin kendiliğinden oluşan kıvrımlarının lifin farklı iç yapısından kaynaklandığı, bikomponent filament üretimin iki farklı polimerin aynı düze deliğinden geçirilerek tek filament haline getirilmesi esasına dayandığı, bu nedenlerden dolayı bikomponent liflerin fiksaj işlemi sırasında farklı kısalmalar gösterebildikleri, yöntemde liflerin üretimi sırasında herhangi bir kıvrım verme işleminin bulunmadığı, kıvrım verme işleminin ısıl muamele ile gerçekleştirildiği, iki farklı polimeri değişik düze deliğine besleyerek 3 farklı yöntem ile lif yapısının oluşturulabildiği, bu yöntemlerin yan yana, iç içe ve denizde adacıklar yöntemleri olduğu, günümüzde en çok tercih edilen yöntemlerden birinin yan yana bikomponent filament üretim yöntemi olduğu, iki farklı özellikteki polimerin aynı anda aynı düze deliğinden fışkırtılması ile üretildiği, dava konusu iki iplik ile idare tarafından ibraz edilen ipliğin bikomponent olduğu, bikomponent yapıda olması dolayısıyla herhangi bir mekanik, fiziksel işlemden geçirilmeden tekstürize iplik kapsamında oldukları, dava konusu ipliklerin bikomponent olması dolayısıyla teorik olarak tekstürize iplik oldukları, Tubitak Bursa Test ve Analiz Laboratuvarı Testleri ile de deneysel olarak tekstürize iplik olduklarının belirlendiği, 5402.31 ile 5402.39 alt pozisyonlarının açıklama kısmında mekanik veya fiziksel işlemler ifadesi yanına ‘kimyasal işlemler’ ilavesi yapılarak güncelleme yapılmasının herhangi bir yanlış değerlendirmeyi önlemiş olacağı, ipliklerin serbest halde tekstürize iplik olduğu, oda sıcaklığında gerdirildiği zaman düz bir yapı sergilediği, tekstürize olmayan iplik olsa idi her iki halde de düz bir yapı sergilemesinin bekleneceği, Lycra T 400 lifinin Türkiye’ye düşük seviyeli bir kıvrımlı-tekstürize yapıda ithal edildiği, bu kıvrımlılığın bikomponent lifin yapısından kaynaklanan bir oluşum olduğu, tekstil üretimi esnasında daha sonraki ısıtma işlemleri ile kıvrımlılığın-tekstürizenin arttığı, sonuç olarak ithal edilen ipliklerin 5402.33.00.10.00 gümrük tarife istatistik pozisyonunda beyan edilmesi gerektiğinin belirtildiği, Gümrük Tarife Cetveli İzahnamesinde tekstürize ipliklerin, mekanik veya fiziksel işlemler sonucu değiştirilmiş iplikler olarak tanımlandığı, dava konusu ipliklerin bikomponent yapıda olması dolayısıyla herhangi bir mekanik, fiziksel işlemden geçirilmeden tekstürize iplik kapsamında değerlendirildiği, iplikteki kıvrımın kimyasal yapısından kaynaklandığı, ithal edilen ürünün daha sonra ısıtılarak ürünün kıvrımlılığının arttırıldığı, raporda tekstürize iplik olduğunun belirtildiği; dolayısıyla, tekstüre ipliğe ait özellikleri ve görünümü (kıvrımlı olması, filamentlerin iplik içinde paralel olması ve oda sıcaklığında gerdirildiği zaman düz bir yapı sergilemekte olması) gösteren, fakat bu özellik ve görünümü bikomponent yapısından alıp mekanik veya fiziksel işlemler sonucu değiştirilmemiş ipliğin İzahnamede tanımlandığı üzere mekanik veya fiziksel işlem görmediği açık olduğundan, ithal edilen eşyanın davacının beyan ettiği gümrük tarife pozisyonunda sınıflandırılması gerektiği, bu itibarla, tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; fazladan ödenen verginin 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’da öngörülen yasal faiziyle iadesinin icap ettiği gerekçesiyle, davaya konu işlemin iptaline, fazla ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bilirkişi raporunda ithal edilen eşyanın tekstürize olduğunun belirtildiği, 2018/29 sayılı Tebliğde ipliğin özelliğini kimyasal, mekanik veya ısıl işlemlerin uygulanması ile kazanabileceğinin belirtildiği, yeni bir bilirkişi raporuna ihtiyaç duyulmadan ve açıklama notunun lafzına bağlı kalınarak karar verildiği, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16/05/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.