Danıştay Kararı 7. Daire 2021/2789 E. 2022/3212 K. 13.09.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2021/2789 E.  ,  2022/3212 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2789
Karar No : 2022/3212

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Otomotiv Danışmanlık İnşaat
Turizm İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Motorlu araç alım satımıyla uğraşan davacı şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden, davacı tarafından ithal edilen 7 adet araç ile bayilik sözleşmesi kapsamında ithalatçı firmalardan özel tüketim vergisi hesaplanmadan satın alınan 2 adet aracın, satış faturalarındaki bedellerin düşük gösterildiğinden bahisle, 2008 yılının Mayıs Haziran ve Ağustos ilâ Ekim dönemleri için re’sen tarh edilen özel tüketim vergileri ve kesilen vergi ziyaı cezaları ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Kısmen bozma kararına uymak suretiyle, olayda, 2008 yılında satışı gerçekleştirilen araçlar nedeniyle yapılan dava konusu cezalı tarhiyatların bir kısmının birinci, bir kısmının ise ikinci dönem kapsamına girdiği; satışların bir bölümünün ithalatçı sıfatıyla, bir bölümünün de bayilik sözleşmesi kapsamında yapıldığı, birinci dönemde konuya ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığından özel tüketim vergisinin genel hükümlere göre ithalatçı/bayiler tarafından yapılan satış bedeli üzerinden hesaplanacağı, söz konusu bedelin, ithalattaki katma değer vergisi matrahı veya alış bedelinden düşük olması da vergilendirmeyi etkilemeyecek olup hem ithalatçılar hem de bayiler bakımından ithalatta hesaplanan katma değer vergisi matrahı esas alınmak suretiyle asgari vergi uygulamasına gidilemeyeceği, dolayısıyla, vergilendirme dönemi dikkate alındığında ithalatta hesaplanan katma değer vergisi matrahının ithalatçı ya da bayi sıfatıyla davacı bakımından esas alınamayacağının açık olduğu; ikinci dönemde ise, ithalatçılar yönünden alış bedeli olarak getirilen ithalatta hesaplanan katma değer vergisi matrahının davacının ithalatçı sıfatıyla yaptığı satışlar bakımından esas alınabileceği, ancak bayilik sözleşmesi kapsamında yaptığı satışlar bakımından esas alınamayacağı; bu durumda, davacının birinci dönemde ithalatçı sıfatıyla satışını gerçekleştirdiği 2 adet araç (… ve … şasi numaralı) ile ikinci dönemde bayilik sözleşmesi kapsamında satışını gerçekleştirdiği bir araç (… şase numaralı) nedeniyle re’sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle cezalı tarhiyatların anılan araçlara isabet eden kısımlarının iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun’un 50. maddesinin 4. fıkrasında, “Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır.” hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda, mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu yapılan kararın Dairemizin 21/05/2019 tarih ve E:2016/3140, K:2019/3436 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.