Danıştay Kararı 7. Daire 2021/3055 E. 2022/4851 K. 05.12.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2021/3055 E.  ,  2022/4851 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3055
Karar No : 2022/4851

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının temin ettiği 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan malların liste dışı mal imalinde kullanılması nedeniyle 2018 yılının Temmuz ilâ Eylül dönemlerine ilişkin olarak yapılan mahsuben iade taleplerinin süresinden sonra yapıldığından bahisle reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 12. maddesinin 4. fıkrasında, Hazine ve Maliye Bakanlığının vergi farklılaştırmasını, verginin mükellefe veya vergiye tâbi işlemlere taraf olanlara iadesi yöntemi ile uygulamaya, teminat istemeye, bu teminatın türü, tutarı ve çözümüne ilişkin usul ve esaslar ile verginin iadesine ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu kuralına yer verildiği, anılan Kanun’da, iade talepleri konusunda herhangi bir süre sınırlandırmasının öngörülmediği, kişilerin birtakım haklarının kısıtlanmasını veya belli bir haktan yararlandırılmasının belirli sürelerle sınırlandırılmasını öngören düzenlemelerin, Anayasanın belirlediği sınırlar dahilinde, ancak, yasalarla yapılabileceği, hakkın özüne dokunabilecek bir düzenlemenin Tebliğ ile yapılması mümkün olmadığından, bu tür taleplerin, vergi kanunlarındaki genel zaman aşımı süresi içerisinde her zaman yapılabileceğinin kabulü gerektiği, bu itibarla, 4760 sayılı Kanun’da öngörülmeyen bir süre sınırlandırması getiren Tebliğ’e istinaden tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Özel tüketim vergisi mükelleflerince satın alınan malların satın alma tarihini, ithal edilen malların ise ithal tarihini takip eden ay başından itibaren 12 aylık süre içinde imalatta kullanılarak yine aynı süre içerisinde bağlı bulunulan vergi dairesinden iade talebinde bulunabilecekleri, 12. ay içerisindeki kullanımlara ilişkin iade taleplerinin, bu ayı takip eden ay sonuna kadar yapılabileceği, bu süreler geçtikten sonra iade talebinde bulunulmasının mümkün olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin hesap ve işlemlerinin özel tüketim vergisi iade işlemleri yönünden incelenmesi sonucu düzenlenen vergi inceleme raporunda, imalatlarında kullanmadığı halde iade talebine konu edilen “Exxsoll” hammaddesi ve ithalat tarihini takip eden ay başından itibaren 12 ay geçtikten sonra imalatta kullanılan “Exxsoll” hammaddesi bulunduğundan bahisle iade talebinin uygun olmadığı yönünde eleştirildiği görülmüşse de; dava konusu işlem, mahsuben iade taleplerinin süresinden sonra yapıldığından bahisle istemin reddine ilişkin işlem olduğundan, vergi inceleme raporunda yer verilen iddialar bu dosyada dava konusu edilen uyuşmazlık kapsamında değerlendirilemeyeceği ve söz konusu tespitlerin davalı idarece uygulama esnasında dikkate alınacağı, bu tespitler doğrultusunda da yeniden işlem tesis edebileceği tabiidir.
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 05/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.