Danıştay Kararı 7. Daire 2021/3475 E. 2022/4838 K. 05.12.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2021/3475 E.  ,  2022/4838 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3475
Karar No : 2022/4838

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına … (… ) Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına tanzimli bila tarih ve sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında işlem gören … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşya nedeniyle tahakkuk ettirilen gümrük vergileri ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 238. maddesi uyarınca karara bağlanan para cezasının tahsilli amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin mahkemece kamu alacağının kesinleşmediği gerekçesiyle iptal edilmesi üzerine alacağın kesinleştiğinden bahisle düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; … Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin 16/03/2015 tarihinde re’sen terkin edilerek ticaret sicilinden silinmesi sebebiyle, 03/07/2009 tarihinden sonraki dönemlere ilişkin amme borçları için 5520 sayılı Kanun’un 17. maddesi uyarınca sorumluluğu bulunan kanuni temsilcilerden biri adına ek tahakkuk ve para cezası kararı düzenlenerek amme borcunun kesinleştirilmesi gerektiği, 03/07/2009 tarihinden önceki dönemlere ilişkin amme borçları bakımından ise, 5520 sayılı Kanun’un 17. maddesinin 5904 sayılı Kanun’un 6. maddesiyle eklenen 9. fıkrasının 03/07/2009 tarihinde yürürlüğe girmesi sebebiyle kanuni temsilcilerin sorumluluğuna gidilmesine hukuken imkan bulunmadığı, bu durumda, yapılacak tek hususun Adli yargı nezdinde ihya davası açılarak şirketin ihyasının sağlanması ve şirket nezdinde ek tahakkuk ve para cezası kararları tanzim edilip amme borcunun kesinleştirilmesi olduğu, fakat, bu durumda amme borcunun zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususuna dikkat edilmesi gerektiği, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 197. maddesinde, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıllık zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, dahilde işleme rejiminin kendine mahsus özel yapısı dikkate alındığında, yurt dışı edilmek üzere geçici olarak ithal edilen eşyanın, rejim kurallarının ihlal edilmesi suretiyle yurt dışı edilmemesi halinde, diğer bir anlatımla, eşyanın gümrük idaresinin bilgisi dışında serbest dolaşıma sokulmuş olması durumunda, bu hususun gümrük idaresinin bilgisine girdiği tarihin, gümrük yükümlülüğünün başladığı tarih olarak esas alınması ve vergi tahakkukunun da bu tarihten itibaren üç yıllık zamanaşımı süresi içinde yapılmasının gerektiği, olayda, dosyadaki bilgi ve belgelere göre en geç 2016 yılı içinde davalı idarenin dahilde işleme rejiminin ihlal edildiğini öğrendiğinin kabul edilmesi durumunda bile 31/12/2019 tarihine kadar şirketin ihyası sağlanarak şirket adına veya kanuni temsilciler adına ek tahakkuk ve para cezası kararları düzenlenmediği görüldüğünden, amme borcunun tarh zamanaşımına uğradığı sonucuna varıldığı, tarh zamanaşımına uğrayan borçların şirketin kanuni temsilcisinden istenilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Şirket adına düzenlenen 6183 sayılı Kanun’un 37. maddesi uyarınca tesis edilen işlem ve para cezası kararlarının davacıya 12/04/2019 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, dava açılmaması üzerine ödeme emri düzenlenerek 26/11/2019 tarihinde tebliğ edildiği, olayda zamanaşımının bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
… Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına tanzimli bila tarih ve sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında işlem gören .. tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşya nedeniyle tahakkuk ettirilen gümrük vergileri ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 238. maddesi uyarınca karara bağlanan para cezasının tahsilli amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin mahkemece kamu alacağının kesinleşmediği gerekçesiyle iptal edilmesi üzerine alacağın kesinleştiğinden bahisle düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un mükerrer 35. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği, tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmalarının, kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmayacağı; 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı hüküm altına alınmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu ödeme emri içeriği borçların dayanağını oluşturan asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin 11/02/2017 tarihinde ilanen tebliğ edildiği, ancak şirketin bu tarihten önce ticaret sicilinden silindiğinin 20/03/2015 tarih ve 8783 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edildiği, tüzel kişiliği sona ermiş bir şirket adına ilanen tebliğ yapılmasının ve bu şekilde şirket hakkında takip yollarına devam edilmesinin mümkün olmadığı, şirketin tüzel kişiliği tebliğ tarihinden önce sona erdiğinden şirkete yapılan bu tebliğin usulüne uygun olmadığı, bu durumda, davalı idarece asıl borçlu olan … Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi hakkında düzenlenen ödeme emrinin tebliğinin usulüne uygun olarak yapılmaması nedeniyle, tüzel kişilik adına takip yollarının tükendiğinden ve kanuni temsilciden takibi gerektirir kesinleşmiş bir vergi borcu bulunduğundan bu aşamada bahsetmenin mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı adına düzenlenen ödeme emrinin … Vergi Mahkemesinin E:…, K:… sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine, bu kez anılan şirket adına tanzimli dahilde işleme izin belgesi kapsamında işlem gören serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşya nedeniyle tahakkuk ettirilen gümrük vergilerinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 37. maddesinde belirtilen süre içinde ödenmesi aksi takdirde 6183 sayılı Kanun kapsamında tahsil cihetine gidileceğini belirten işlem ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 238. maddesi uyarınca karara bağlanan para cezası davacıya tebliğ edilmek suretiyle ek tahakkuk ve para cezası kararlarının kesinleştirildiği, tarih ve sayısı değiştirilmeden aynı ödeme emrinin davacıya tebliğ edilmesi üzerine işbu davanın açıldığı görülmüştür.
Her ne kadar Mahkemenin; 03/07/2009 tarihinden önceki dönemlere ilişkin amme borçları bakımından, 5520 sayılı Kanun’un 17. maddesinin 5904 sayılı Kanun’un 6. maddesiyle eklenen 9. fıkrasının 03/07/2009 tarihinde yürürlüğe girmesi sebebiyle kanuni temsilcilerin sorumluluğuna gidilmesine hukuken imkan bulunmadığı yolundaki gerekçesine, dahilde doğan vergilerde değerlendirilebilecek olan 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 17. maddesinin gümrük vergisi uyuşmazlıklarında uygulanmasına imkan bulunmaması nedeniyle katılmak mümkün değil ise de; dava konusu ödeme emri içeriği borçların dayanağını oluşturan asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin 11/02/2017 tarihinde ilanen tebliğ edilmesine karşın, şirketin bu tarihten önce ticaret sicilinden silindiğinin 20/03/2015 tarih ve 8783 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edildiği, dolayısıyla tüzel kişiliği sona ermiş bir şirket adına ilanen tebliğ yapılmasının ve şirket hakkında takip yollarına devam edilmesinin mümkün olmadığı, tüzel kişiliği sona eren şirkete usulüne uygun yapılmayan tebligat sonucunda, tüzel kişilik adına takip yollarının tükendiğinden ve kanuni temsilciden takibi gerektirir kesinleşmiş bir vergi borcu bulunduğundan söz edilemeyeceğinden, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararda sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 05/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.