Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/4183 E. , 2022/3677 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4183
Karar No : 2022/3677
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına … Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Enerji ve Petrol Ürünleri Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Davacının, 2017 yılında ithal etmek istediği eşyalara ait vergilere karşılık gelmek üzere antrepo aşamasında global teminat dosyasına işlenmek üzere verdiği 1.020.000,00 TL tutarlı 4 adet teminat mektubunun, teminata konu eşyaların ithal edilmeden mahrecine iade edildiği ileri sürülerek iadesine ilişkin talebinin reddine dair işlemin iptali ile teminat mektuplarının iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesi … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, davacı adına tesis edilen dava konusu işlemde, işleme karşı dava açma süresi ile işleme karşı başvurulacak yargı mercinin gösterilmediği, bu durumun son derece karışık olan mevzuat karşısında bireylerin yargı yeri ve idari makamlar önünde haklarını sonuna kadar arayabilmelerini olanaklı kılmak amacıyla öngörülen zorunluluğa aykırı olduğu, Anayasanın 36. maddesinde öngörülen hak arama hürriyetini sınırlayıcı bir sonuç doğuran ve temel hak ve hürriyetlerin korunmasını düzenleyen Anayasanın 40. maddesine açıkça aykırılık oluşturduğu anlaşılan bu durum karşısında açılan davanın süresinde açıldığı kabul edilerek yapılan inceleme neticesinde; davacı şirketin, iadesi yapılmayan global teminat mektuplarınca teminat altına alınması gereken herhangi bir vergi borcu bulunmadığı, davalı idarece, söz konusu global teminat mektuplarınca karşılanması gereken başkaca bir kamu alacağının varlığının da ortaya konulamadığı anlaşıldığından global teminat dosyasına işlenmiş toplam 1.020.000,00 TL tutarındaki 4 adet teminat mektubunun iadesi talebiyle yapılan başvurunun reddine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, davacının banka teminat mektuplarının tarafına iade edilmesine ilişkin isteminin ise idari işlem tesisi niteliğinde olduğu anlaşıldığından, idari yargı yetkisinin idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, idari eylem ve işlem niteliğinde yargı kararı verilmesinin yasaya aykırılık teşkil edeceği gerekçesiyle, davanın kısmen incelenmeksizin reddine, kısmen de dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın iptale ilişkin hüküm fıkrasının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın anılan hüküm fıkrasıın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davanın yasal süre içerisinde açılmadığı, harçtan muaf idare aleyhine harca hükmedildiği, tesis edilen işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : 19/06/2022 tarih ve 31871 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2 K:2022/1 sayılı kararıyla, yazılı olarak bildirilen özel veya genel dava açma süresine tabi idari işlemlerde, dava açma süresinin belirtilmediği hallerde genel dava açma süresinin uygulaması gerektiği ve içtihatların bu doğrultuda birleştirilmesi karara bağlanmıştır. Anılan karar çerçevesinde dosyanın incelenmesinden, 14/05/2019 tarihinde davacıyı temsile yetkili vekaletname ibraz eden …’e tebliğ edildiği anlaşılan dava konusu işleme karşı vergi mahkemelerinde genel dava açma süresi olan 30 gün içinde, yani 13/06/2019 tarihine kadar (bu tarih dahil) dava açılması gerekirken, 01/07/2019 tarihinde açıldığı anlaşılan davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerekmektedir. Bu nedenle, Vergi Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne dair hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun reddinde hukuka uyarlık görülmediğinden kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının, 2017 yılında ithal etmek istediği eşyalara ait vergilere karşılık gelmek üzere antrepo aşamasında global teminat dosyasına işlenmek üzere verdiği 1.020.000,00 TL tutarlı 4 adet teminat mektubunun, teminata konu eşyaların ithal edilmeden mahrecine iade edildiği ileri sürülerek iadesine ilişkin talebinin reddine dair … tarih ve … sayılı davacıya 14/05/2019 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılan işlemin iptali ile teminat mektuplarının iadesi istemiyle 01/07/2019 tarihinde dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa’nın “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesinde Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkesin, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahip olduğu belirtilmiş; 4709 sayılı Kanun’un 16. maddesiyle eklenen 2. fıkrasında ise, Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlâl edilen herkesin, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahip olduğu; Devletin, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda bulunduğu hüküm altına alınmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Dava açma süresi” başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, bu sürelerin, idari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda, tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın, tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin, tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin, tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği tarihi izleyen günden başlayacağı hüküm altına alınmıştır.
2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 39. maddesinde, İçtihatları Birleştirme Kurulunun, dava dairelerinin veya idari ve vergi dava daireleri kurullarının kendi kararları veya ayrı ayrı verdikleri kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık görüldüğü veyahut birleştirilmiş içtihatların değiştirilmesi gerekli görüldüğü takdirde, Danıştay Başkanının havalesi üzerine, Başsavcının düşüncesi alındıktan sonra işi inceleyeceği ve lüzumlu görürse, içtihadın birleştirilmesi veya değiştirilmesi hakkında karar vereceği; 40. maddesinin 3. fıkrasında Kurulun, içtihatların birleştirilmesi veya değiştirilmesi hakkındaki kararlarının, gönderildikleri tarihten itibaren bir ay içerisinde Resmi Gazete’de yayımlanacağı, 4. fıkrasında da Kurul kararlarına, Danıştay daire ve kurulları ile idari mahkemeler ve idarenin uymak zorunda olduğu hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yazılı olarak bildirilen özel veya genel dava açma süresine tabi idari işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde dava açma süresi uygulaması konusunda ortaya çıkan içtihat aykırılığının, içtihatların birleştirilmesi yoluyla giderilmesinin istenilmesi üzerine konunun, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu tarafından görüşülmesi sonucunda verilen ve 19/06/2022 tarih ve 31871 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2 K:2022/1 sayılı kararında; yazılı olarak bildirilen özel veya genel dava açma süresine tabi idari işlemlerde, dava açma süresinin belirtilmediği hallerde genel dava açma süresinin uygulaması gerektiğine ve içtihatların bu doğrultuda birleştirilmesine karar verilmiştir.
Bu durumda, davalı idareye verilen vekaletnameye istinaden 14/05/2019 tarihinde …’e tebliğ edildiği anlaşılan dava konusu işleme karşı 01/07/2019 tarihinde açıldığı anlaşılan davanın, yukarıda sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kurulu kararı kapsamında süresinde açılıp açılmadığının incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 07/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.