Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/754 E. , 2022/2413 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/754
Karar No : 2022/2413
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av….
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Atatürk Organize Sanayi Bölgesi
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : … … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhlerine olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Türkiye Vakıflar Bankası T. A. O. Atatürk Organize Sanayi Şubesinden sanayi parseli oluşturmak amacıyla temin edildiği belirtilen kredi nedeniyle ödenen faiz üzerinden 2015 yılının Mart döneminde davacıdan kesinti yoluyla tahsil edilerek beyan edilip ödenen banka ve sigorta muameleleri vergisinin kesinti tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle iadesine hükmedilmesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararına uyulmak suretiyle; 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulan ve faaliyet gösteren organize sanayi bölgelerinin, aynı Kanun’un 21. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, Kanun’un uygulanması ile ilgili işlemlerde her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu dikkate alındığında, kuruluş amacı doğrultusunda sanayi parselleri oluşturmak amacıyla satın alınan arazi nedeniyle temin edilen kredi için ödenen faiz üzerinden hesaplanarak tahsil edilen banka ve sigorta muameleleri vergisinde hukuka uyarlık bulunmadığı; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 112. maddesinin 4. fıkrasında fazla ve yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesinde, tecil faizi uygulanacağı yolundaki açık hüküm uyarınca, fazladan tahsil edilen verginin tahsil tarihinden itibaren işleyecek tecil faizi oranında hesaplanacak faizi ile birlikte davacıya iadesinin icap ettiği, diğer yandan, hesaplanacak faizin verginin kesildiği tarihten itibaren iadesi istenilmekteyse de banka tarafından kesinti yapıldıktan belirli zaman geçtikten sonra verginin idarenin hesabına yatırılması sebebiyle davalı idare tarafından verginin tahsil edildiği tarihten itibaren faiz hesaplanması gerektiği, gerekçesiyle davaya konu işlemin iptaline, fazla ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle iadesine, faiz isteminin fazlaya ilişkin kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu’nun 28. maddesine göre bankaların her ne şekilde olursa olsun yaptığı tüm muameleler dolayısıyla kendi lehlerine her ne ad altında olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paraların banka ve sigorta muameleleri vergisine tabi olduğu, verginin mükellefinin banka olduğu, matrahın da lehe alınan para tutarı olduğu, 4562 sayılı Kanun’da kabul edilen vergi muafiyetinin doğrudan doğruya organize sanayi bölgesi tüzel kişiliğine ilişkin olan mükellefiyetle ilgili bulunduğu, dolayısıyla verginin mükellefi organize sanayi bölgesi ise muafiyetin söz konusu olacağı, olayda kredi kullandırma işlemini yapanın banka olduğu ve bankanın verdiği krediye bağlı işlemin muafiyet kapsamında değerlendirilemeyeceği, bankanın kendi lehine aldığı paranın banka ve sigorta muameleleri vergisine tabi olduğu, 213 sayılı Kanun’un 112. maddesinin ancak tereddüt edilmeyen açık ve mutlak vergi hatası varsa uygulanabileceği, yargı kararına göre iadesine karar verilen vergi için bu hükmün uygulanamayacağı, zira vergilendirme dönemindeki emredici hükme göre faiz üzerinden vergi ödenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın temyize konu hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyize konu hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.