Danıştay Kararı 7. Daire 2022/1817 E. 2022/4823 K. 05.12.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2022/1817 E.  ,  2022/4823 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/1817
Karar No : 2022/4823

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : … Petrol Dağıtım ve Pazarlama İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhlerine olan hüküm fıkrasının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporuna istinaden, TÜPRAŞ’tan aldığı jet yakıtını yasal olmayan yollarla motorin muadili yakıt olarak sattığından bahisle, 2011 yılının Kasım ayının 2., Aralık ayının 1. ve 2. dönemlerine ilişkin olarak tarh olunan özel tüketim vergisi ile üç kat kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine; davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan, davacının gelir beyanı ile satış hacmi arasında orantısızlık bulunduğu, 2011 ve 2012 yıllarında münhasıran jet yakıtı alım satım faaliyeti ile iştigal ettiği, ortaklarının …, …, …, … ve … olduğu, 06/12/2012 tarihinde %100 hissesinin …’na devredildiği, 11/2011-02/12/2011 tarihleri arasında Şişli Vergi Dairesi Müdürlüğünün, 02/12/2011-21/03/2013 tarihleri arasında Sarıgazi Vergi Dairesi Müdürlüğünün mükellefi olduğu, 30/08/2014 tarihinde Anadolu Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğünün mükellefi iken mükellefiyetinin re’sen terkin edildiği, inceleme dönemine ilişkin verilmiş herhangi bir ÖTV beyannamesi bulunmadığı, 18/08/2011 ile 06/03/2012 tarihleri arasında TÜPRAŞ’tan alımını gerçekleştirdiği jet yakıtının tamamının ihrakiye lisansına sahip anlaşmalı bayisi olan … Havacılık ve Helikopter Alan Hizmetleri Limited Şirketi’ne satıldığı, anılan Şirket tarafından satın alınan jet yakıtının merkezleri yurtdışında bulunan havacılık faaliyeti ile iştigal eden bazı şirketlerin uçaklarına teslim edildiği, davacının 2011 yılında 4.118.747 litre, 2012 yılında ise 1.313.551 litre olmak üzere toplam 5.432.298 litre jet yakıtı alımı gerçekleştirdiği, satış faaliyetleri ile ilgili olarak Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ile yapılan yazışmadan 18/02/2011 ve 08/12/2011 tarihlerinde lisansının “bir takvim yılında benzin ve motorin toplamı olarak en az 60.000 ton satış yapamayan dağıtıcılarının lisansı kurul kararı ile sona erdirilir” düzenlemesi uyarınca kurul kararıyla iptal edildiği, ancak her iki kararın da açılan davalar sonucunda geri alındığı, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü, … Endüstrileri Anonim Şirketi (… Uluslararası Havalimanı) ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’ne davacının ve … firmasının Türkiye’de yer alan havaalanları ve hava meydanlarında yerli-yabancı yük, kargo, yolcu, özel, şahsi ve benzeri havayolu taşımacılığı yapan firmalara yurtiçi ve yurtdışı uçuşlara ilişkin yapılan jet A1 akaryakıt ürünleri teslimi olup olmadığının sorulduğu, cevaben davacının ve anılan şirketin uçaklara herhangi bir jet yakıtı tesliminin olmadığının bildirildiği, Ticaret Bakanlığı ile yapılan yazışmalardan davacının ve anılan şirketin herhangi bir jet yakıtı ihracatı olmadığı, … Havacılık firmasının 01/06/2013 tarihi itibariyle vergi mükellefiyetinin re’sen terkin edildiği, ortaklarının %99 sermaye payı ile … ve %1 pay ile … olduğu, 06/02/2012 tarihinde %99 hissesinin …’a devredildiği, muhasebe işlemlerinin serbest muhasebeci mali müşavir Suat İlhan Baran tarafından takip edildiği, anılan şahsın ifadesinde … Havacılık firması ile 2010 yılında sözleşme imzalandığı, 2-3 ay kayıtlarının tutulduğu ancak daha sonra firma yetkililerinin bağlantıyı kestiği ve kendilerine bir daha ulaşılamadığı, firmanın faaliyet adresinde havacılık işi ile iştigal eden farklı havacılık şirketlerinin de olduğu, şirketin kuruluşunda şirket temsilcilerinin bu kadar teknik bir konuda faaliyet gösterebilecek bilgi birikimine sahip görünmediklerini belirttiği, … Havacılık firmasının 2011 ve 2012 yılında davacıdan aldığı toplam 5.432.298 litre jet yakıtının 4.992.448 litresini yurtdışındaki şirketlere ait muhtelif uçaklara, kalan 439.850 litrelik bölümünü ise … Havacılık Ticaret Limited Şirketi’ne sattığı, anılan satışlara ilişkin bedelin tahsilat makbuzu düzenlemek suretiyle nakit tahsil edildiği, tahsil edilen tutarların 15.000 ilâ 300.000 Türk Lirası arasında değiştiği, bu tutarların nakit tahsil edilmesinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğu, jet yakıtının yurtdışındaki şirketlere ait uçaklara ikmalinde EPDK’nın düzenlemeleri gereği hava taşıtlarının kuyruk numarası ve/veya sefer sayısı gibi bilgilerinin sevk irsaliyesine derc edilmesi gerekirken … yetkililerinin böyle bir belgeyi düzenlemediklerini ifade ettikleri, şirket adına açılmış birden çok banka hesabı bulunduğu halde muhasebe kayıtlarında bankalar hesabının hiçbir şekilde kullanılmadığı, 06/02/2012 tarihinden sonra Mesut Karaaslan’ın şirket müdürü olduğu dönemde … firmasının 6 adet fatura ile jet yakıtı alımı yaptığı halde anılan şahsın ifadesinde şirketi devraldığından beri hiçbir faaliyette bulunulmadığı, faturalarla ilgisi veya bilgisinin olmadığını belirttiği, bu sebeple defter ve belgelerinin gerçek mahiyeti yansıtmadığı, şirket yetkilisi …’nin 17/07/2013 tarihli ifadesinde, şirketi 2010 yılında, arkadaşı …’in kurdurduğu, kendisinin herhangi bir şeye karışmadığı, sadece imza attığı, … Petrol ismini ilk defa duyduğu, 2010, 2011 ve 2012 yıllarında jet yakıtı alımında bulunulmadığı, firmalarının bu kadar alım yapabilecek organizasyona sahip olmadığı, jet yakıtının nerelerde kullanıldığını dahi bilmediği, MDR firması olarak TÜPRAŞ hesaplarına herhangi bir para yatırılmadığı, mağdur olduğu ve aldatıldığı belirtilmişken, 13/03/2014 tarihinde firma hakkında yapılan incelemede beyanda bulunmak üzere çağrıldığını, … firması ile ilgili beyanlarını sunarken yanlışlıkla … firmasına ilişkin beyanlarda bulunduğu, … firmasının lisans sahibi olduğu, … firmasından jet yakıtı aldığı, alınan jet yakıtının uçaklara nakledildiği şeklinde beyanını değiştirdiği, … Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında eş zamanlı yapılan operasyon sonucunda 35 kişinin gözaltına alındığı ve 13 kişinin … Adliyesi’ne sevk edildiği yönünde yerel haberlere rastlanıldığı, anılan Başsavcılıktan gönderilen belgelerde … firmasının TÜPRAŞ’tan aldığı jet yakıtını piyasaya motorin muadili yakıt olarak sattığını kanıtlayan 5 ayrı yakalama eylemine ve gözaltına alınanların ifadelerine yer verildiği, … firmasının yönetim kurulu başkanı …’ın oğlu … ile …’in sahibi bulunduğu … Petrol Ürünleri Dağıtım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin işyeri adresinde yapılan aramada, … Petrol, Bahadır Petrol, … Petrol, … Havacılık, … Petrol, … Turizm firmalarına ait kaşe, irsaliye ve imzalı evraklar ele geçirildiği, … ve …’in ifadelerinde … Petrol ile … Petrol firmalarının tamamen birbirlerinden bağımsız şirketler olduğu, herhangi bir ticari ilişkileri ya da borç ilişkilerini bulunmadığının beyan edildiği, …’in kendisine ait işyerinde hiçbir ticari ilişkisi olmadığını ve hatta isimlerini dahi ilk defa duyduğunu beyan ettiği firmalara ait kaşe ve belgelerin bulunmasının ticari hayatın şartları ile bağdaşmadığı, … Petrol’ün TÜPRAŞ’tan jet yakıtı alırken … şirketinin banka hesaplarından ödeme yapıldığı, …’in …’nin … Bankası Körfez Şubesindeki hesaptan para çekip …’e teslim ederek veya …’in verdiği talimat ile tek başına …’in çektiği tutarları … Petrol adına Tüpraş hesabına jet yakıtı karşılığında, açıklama kısmına “…’nin jet yakıtı ödemesi” açıklamasını yazdırarak yatırdığının banka kayıtlarıyla tespit edildiği, YBS sorgularında şirketlerin özel esaslara tabi tutulduğu, sahte belge düzenleme eyleminden haklarında vergi tekniği raporu veya kaçakçılığa teşebbüs ve kaçakçılık raporu düzenlendiğinin görüldüğü yolundaki tespitlerden yola çıkılarak, … Petrol firmasının yasal ve yasal olmayan yetkililerince yürütülen organizasyon kapsamında, firma faaliyetinin gerçek mahiyeti jet yakıtı satımı olmadığı, düzenlenen faturaların sahte olduğu, TÜPRAŞ’tan alınan jet yakıtının motorin muadili yakıt olarak piyasaya sürüldüğü, yasal olmayan bu işlemleri, üzerinden yapılıyormuş izlenimi yaratarak bütün sorumluluğun … Havacılık firması üzerinde kalmasını sağlamak amacıyla ödemelere ilişkin hileli yola başvurulduğu somut ve yeterli verilerle ortaya konulduğunun anlaşılması karşısında 4760 sayılı Kanun’un 13. maddesinin 2. fıkrası uyarınca yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, işyerinde fiili yoklamanın yapılmadığı, tespitlerin varsayıma dayandığı; davalı idarece, lehlerine karar harcına hükmedilmediği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun’un 50. maddesinin 4. fıkrasında, “Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır.” hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda, mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu yapılan kararın Dairemizin 24/09/2020 tarih ve E:2016/1600, K:2020/3402 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Mahkemece karar harcına hükmedilmediğinden, hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL’den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.