Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/2912 E. , 2022/3325 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2912
Karar No : 2022/3325
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Petrol Gıda İnşaat Turizm Taşımacılık Sanayi ve Ticaret
Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…, T:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Turizm Otelcilik ve Petrol Sanayi Ticaret Anonim Şirketinin 2011 yılının Nisan ilâ Kasım dönemlerine ait ödenmemiş amme alacağının tahsilini güvence altına almak amacıyla, borçlu şirketin resmi olmayan kanuni temsilcisi olduğundan bahisle …’ın davacı şirketteki hak ve alacakları için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 79. maddesi uyarınca tesis edilen işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dairemizin gönderme kararı üzerine Mahkemece verilen 15 günlük süre içerisinde temyiz dilekçesindeki eksikliğin giderilmediği ve temyiz dilekçesinin usulüne uygun olarak tanzim edilerek sunulmadığı anlaşıldığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 48. maddesinin 2. fıkrası ve aynı Kanun’un 3. maddesi uyarınca kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tebligatın şirkette çalışmayan bir şahısa yapılmış olması nedeniyle usulsüz olduğu, esasa ilişkin olarak da şirketin kanuni temsilcisi …hakkındaki ceza davalarının neticesinin beklenilmesi gerektiği ileri sürülmekte ve duruşma yapılması istenilmektedir. .
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…, T:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. … TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/09/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz başvurusu, gönderme kararı üzerine verilen 15 günlük süre içerisinde temyiz dilekçesindeki eksikliğin giderilmediği ve temyiz dilekçesinin usulüne uygun olarak sunulmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 48. maddesinin 2. fıkrası ve aynı Kanun’un 3. maddesi uyarınca kararın temyiz edilmemiş sayılmasına dair kararın bozulması istemine ilişkindir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 17. maddesinde, belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanat icra edenler o yerde bulunmadıkları takdirde, tebliğin aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine yapılabileceği hükme bağlanmış olup; olayda, gönderme kararı üzerine temyiz dilekçesindeki eksikliklerin 15 gün içerisinde giderilmesine ilişkin ara kararına ait tebliğ evrakının “daimi çalışan” şerhi düşülmek suretiyle “…” isimli kişiye tebliğ edildiği, ancak davacı vekilinin temyiz dilekçesinde, “…” isimli kişinin davacının çalışanı olmadığını iddia ettiği, dilekçe ekinde sunduğu Sosyal Güvelik Kurumundan alınan hizmet döküm belgelerinin incelenmesinden de “…” isimli bir şahsın çalışmadığı anlaşılmış olup, anılan şahsa yapılan tebligat usulsüz olduğundan davacı vekilinin tebellüğ tarihi olarak bildirdiği 07/05/2022 tarihinin dikkate alınarak uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekmekte olup, aksi yöndeki mahkeme kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.