Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/3020 E. , 2022/4794 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3020
Karar No : 2022/4794
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına … Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Tekstil ve İplik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında ithal edilen eşyanın, sonradan yapılan kontrollerde menşe belgesinin Mısır yetkili makamlarınca düzenlenmekle birlikte; içeriğinin doğrulanamadığının bildirilmesi nedeniyle Mısır menşeli olmadığının tespit edildiğinden bahisle tahakkuk ettirilen gümrük ve ilave gümrük vergisi, dampinge karşı vergi ile bunların matraha ilavesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisi ile bu vergiler üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezalarına vaki itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 198. maddesinin 4. fıkrasına göre dolaşım belgesinin ihracatçı gümrük idaresince yanlışlıkla onaylandığının tespit edilmesi durumunda, yükümlünün gerekli özeni göstermesi halinde sorumluluktan kurtulabileceği, bir diğer ifadeyle menşe ispat belgelerini yanlışlıkla düzenleyen ihracatçı gümrük idaresinin, bildiği veya bilmesi gerektiği koşullar altında belgeyi yanlışlıkla onayladığını açıkça kabul etmiş olması halinde iyi niyetli mükellefin sorumluluktan kurtulmasının mümkün olduğu, ancak belgenin yanlış düzenlenme nedenin ithalatçı firmanın yanlış bilgilendirmesi ve yönlendirmesine dayanması halinde yükümlü ithalatçının iyiniyet karinesinden yararlanamayacağı ve sorumluluk altında olacağı, olayda, her ne kadar davalı idare tarafından Mısır yetkili makamları ile yapılan yazışmalar sonucunda alınan 29/11/2019 tarihli cevabi yazıda dolaşım belgesinin imzalar ve mühürler itibariyle doğru olduğu, mezkur belgenin İhracat ve İthalat Genel Müdürlüğü tarafından vize edildiği, ancak, dolaşım belgesi ile ilgili olarak ihracatçı firma gerekli belgeleri sunmadığından belge muhteviyatı eşyanın Türkiye-Mısır Serbest Ticaret Anlaşması Protokol 3’ün gerekliliklerini karşılayıp karşılamadığı hususunda bilgi verilemediğinin bildirilmesi üzerine yapılan ek tahakkuk ve alınan para cezası kararlarının hukuka uygun olduğu savunulmuş ise de; davalı idare tarafından belgelerin Mısır yetkili makamlarınca düzenlenmediğine dair herhangi bir tespit yapılmadığı, davacı şirketin gümrük işlemlerinin yürütülmesinde gerekli özeni gösterip göstermediğinin, herhangi bir ihmal veya kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılmadığı, somut bilgi ve belgelerin ortaya konulamadığı anlaşılmış olup, davacı şirket nezdinde bir inceleme yapılmaksızın yalnızca Mısır yetkili makamlarınca Türkiye-Mısır Serbest Ticaret Anlaşması Protokol III’ün gerekliliklerinin karşılanıp karşılanmadığı hususunda bilgi verilemediğinin belirtildiğinden bahisle yapılan, ek tahakkuka vaki itirazın reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk görülmediği; öte yandan alınan ceza kararının Bölge Müdürlüğünce iptal edilmiş olduğu anlaşıldığından bu kısım yönünden davanın esasının inceleme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davaya konu işlemin kısmen iptaline kısmen de karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın iptale ilişkin hüküm fıkrasının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mısır yetkili makamları ile yapılan yazışmalar sonucunda alınan 29/11/2019 tarihli cevabi yazıda dolaşım belgesinin imzalar ve mühürler itibariyle doğru olduğu, mezkur belgenin İhracat ve İthalat Genel Müdürlüğü tarafından vize edildiği, ancak, dolaşım belgesi ile ilgili olarak ihracatçı firma gerekli belgeleri sunmadığından belge muhteviyatı eşyanın Türkiye-Mısır Serbest Ticaret Anlaşması Protokol 3’ün gerekliliklerini karşılayıp karşılamadığı hususunda bilgi verilemediğinin bildirilmesi üzerine yapılan ek tahakkuk ve para cezalarının hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ :Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan kararın, dava konusu işlemin gümrük ve ilave gümrük vergisi ile bu vergilerin matraha ilavesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisine isabet eden kısmının onanması;
Kararın, dava konusu işlemin dampinge karşı vergi ve bu verginin matraha ilavesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince;söz konusu vergiye tabi olduğu belirtilen eşyanın iddia edildiği gibi Çin Halk Cumhuriyeti menşeli olduğuna ilişkin İdarece yapılmış somut bir tespit bulunmadığından, tahakkukun anılan kısmını iptal eden mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden bölge idare mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmadığı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına tescilli … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında ithal edilen eşyanın, sonradan yapılan kontrollerde menşe belgesinin Mısır yetkili makamlarınca düzenlenmekle birlikte; içeriğinin doğrulanamadığının bildirilmesi nedeniyle Mısır menşeli olmadığının tespit edildiğinden bahisle tahakkuk ettirilen gümrük ve ilave gümrük vergisi, dampinge karşı vergi ile bunların matraha ilavesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisi ile bu vergiler üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezalarına vaki itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
27/12/2005 tarihinde Kahire’de imzalanan Türkiye Cumhuriyeti ile Mısır Arap Cumhuriyeti Arasında Bir Serbest Ticaret Alanı Tesis Eden Anlaşmanın Onaylanması hakkındaki 2007/11557 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 3. maddesinde ;”Bu bölümün hükümleri, işbu Anlaşmanın eklerinde sıralanan ürünler hariç tutulmak üzere, Armonize Mal Tanımlaması ve Kodlama Sisteminin 25 ila 97. fasıllarında yer alan taraf ülkeler menşeli ürünlere uygulanacaktır” denilmekte olup; söz konusu Serbest Ticaret Anlaşmasına da dayanan Pan Avrupa Akdeniz Menşe Kümülasyon Sistemi Kapsamı Ticarette Eşyanın Tercihli Menşeinin Tespiti Hakkında Yönetmeliğin Menşe İspat Belgeleri başlıklı 18. maddesinde, Taraf ülkelerden biri menşeli ürünlerin, diğer bir Taraf ülkeye ithal edilmeleri sırasında, aşağıdaki belgelerden birinin ibrazı üzerine Anlaşma ya da Karar’dan yararlanılacağı: (a) Örneği Ek III (a)’da yer alan EUR.1 dolaşım belgesi, (b) Örneği Ek III (b)’de yer alan bir EUR.MED dolaşım belgesi c) metni Ek IV (a)’da yer alan fatura beyanı veya Ek IV (b)’de yer alan EUR.MED fatura beyanı olarak kabul edildiği, bu şekilde eşyaya gümrük vergileri muafiyeti sağlanmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır.
İthalat Rejim Kararına Ek 2015/8306 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca; ithal edilen eşyanın AB ve EFTA Üyesi ülkeler ile STA kapsamındaki İsrail, Makedonya, Bosna-Hersek, Fas, Batı Şeria ve Gazze Şeridi, Tunus, Mısır, Gürcistan, Arnavutluk, Ürdün, Şili, Sırbistan, Karadağ ve Kosova menşeli eşyalar için %0, Gelişme Yolundaki Ülke menşeli eşyalar için %6,4, Diğer Ülke menşeli eşyalar için ise %8 oranında gümrük vergisine tabi olduğu kabul edilmiştir.
15/09/2011 tarih ve 28055 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 2011/2203 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalat Rejimi Kararına Ek Kararın 1.maddesinde, sözü edilen Karara ekli tabloda gümrük tarife istatistik pozisyonu ve ismi belirtilen maddelerin ithalatında ilave gümrük vergisinin alınacağı; 2. maddesinin 4. bendinde, gümrük idarelerince, ithalatta alınan gümrük vergileri ve diğer mali yükümlülüklerden ayrı olarak tahsil olunacağı ve genel bütçeye irat kaydedileceği; aynı maddenin 5. fıkrasında, karar kapsamı ilave gümrük vergisi hakkında gümrük vergisinin tabi olduğu usul ve hükümlerin uygulanacağı belirtilmiş; 15/09/2011 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere AB ve EFTA ülke (TVO) menşeli olanlar için %0, En Az Gelişmiş Ülkeler (E.A.G.Ü.) menşeliler için %11 (Min 1,25$/Kg-Mak 4,25$/Kg), Özel Teşvik Düzenlemelerinden Yararlanacak Ülkeler (O.T.D.Ü.) menşeli eşyalar için %11 (Min 1,25$/Kg-Mak 4,25$/Kg), Gelişme Yolundaki Ülkele (G.Y.Ü.) menşeli eşyalar için %18 ( (Min 1,25$/Kg-Mak 4,25$/Kg) ve Diğer Ülkeler (D.Ü.) menşeli eşyalar için %20 (Min 1,25$/Kg-Mak 4,25$/Kg) oranında ilave gümrük vergisi alınacağı düzenlenmiştir.
3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun’un 15. maddesinin 1. fıkrasında, gümrük mevzuatının, gümrük vergisinin tahsiline, takibine ve teminata bağlanmasına ilişkin bu Kanun’a aykırı olmayan usul ve şekle müteallik hükümlerinin, dampinge karşı verginin tahsili, takibi ve teminata bağlanması işlemlerinde de uygulanacağı; 16. maddesinin 2. fıkrasında, bu Kanun’un tatbikatında, Gümrük Kanunu ile diğer kanunların bu Kanun’a aykırı olan hükümlerinin uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 181. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ithalatta gümrük yükümlülüğünün, ithalat vergilerine tabi eşyanın serbest dolaşıma girişi için verilecek gümrük beyannamesinin tescil tarihinde başlayacağı belirtilmiş; 195. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, geçici bir anti-damping vergisi veya fark giderici vergi uygulandığı, (b) bendinde, kanunen alınması gereken vergi tutarının, bir bağlayıcı tarife ve menşe bilgisine istinaden belirlenen tutarlardan yüksek olduğu, (c) bendinde, vergi tutarının Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen seviyenin altında kaldığı hallerde, hesaplanan vergilerin Gümrük Vergileri Tahakkukunu İzleme Defterine kaydedilip özel durumunun defterde belirtileceği öngörülmüş; 198. maddesinin 5911 sayılı Kanun’la eklenen 4. fıkrasında ise, 195. maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen durumlar hariç olmak üzere; eşyanın tercihli tarifesinin karşı ülke idareleri ile idari işbirliği çerçevesinde oluşturulduğu durumlarda, dolaşım belgesinin karşı ülke idaresince yanlışlıkla onaylandığı tespit edildiğinde, yükümlü, gümrük mevzuatının gerektirdiği yükümlülüklerin yerine getirilmesinde tüm özeni gösterdiğini ispat edebildiği takdirde, tercihli tarife uygulanması nedeniyle tahakkuk ettirilmeyen vergilerin sonradan istenmeyeceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
4458 sayılı Kanun’un 198. maddesinin yukarıda yer alan 4. fıkrası ile menşe ispat belgelerini yanlışlıkla onaylayan ihracatçı ülke gümrük idaresinin belgeyi yanlışlıkla onayladığını kabul etmiş olması durumunda tüm özeni gösterdiğini ispat edebilen yükümlünün sorumluluktan kurtulması mümkün kılınmıştır.
Kanun koyucu, bunun gerçekleşebilmesini, dolaşım belgelerini yanlışlıkla onaylayan ihracatçı ülke gümrük idaresinin, belgeyi yanlışlıkla onayladığını açık veya örtülü bir şekilde kabul etmiş olması, bir başka ifadeyle, belgelerin yanlış olarak onaylanmasına ihracatçı tarafından sunulan yanlış verilerin neden olmadığını, belgenin yanlışlıkla onaylanmasının kendi kusurundan kaynaklandığını açık veya örtülü bir şekilde beyan etmiş olması şartına bağlamıştır. Ayrıca, ihracatçı ülke gümrük idaresinin yanlış onaylamanın kendi kusurundan kaynaklandığını açık veya örtülü bir şekilde beyan etmiş olmasını yeterli görmeyerek, tüm özeni gösterdiğine ilişkin ispat yükünü de ithalatçı yükümlüye yüklemiştir. Dolayısıyla, Türkiye ile idari iş birliği anlaşması bulunan bir ülkeden tercihli tarife kapsamında ithal edilen eşyaya ait dolaşım belgesinin karşı ülke idaresince yanlışlıkla onaylandığının tespit edilmesi durumunda, yükümlünün, herhangi bir ihmalinin bulunmadığını ve gümrük mevzuatının gerektirdiği yükümlülüklerin yerine getirilmesinde tüm özeni gösterdiğini ispat edebilmesi şartıyla, tercihli tarife uygulanması nedeniyle alınmayan veya tahakkuk ettirilmeyen vergiler sonradan istenemez.
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan kararın, dava konusu işlemin gümrük ve ilave gümrük vergisi ile bu vergilerin matraha ilavesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisine isabet eden kısmına ilişkin hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkralarının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmamıştır.
Kararın, dava konusu işlemin dampinge karşı vergi ve bu verginin matraha ilavesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince;
4458 sayılı Kanun’un 198. maddesine 5911 sayılı Kanun’la eklenen 4. fıkrada yer alan, tercihli tarife uygulanması nedeniyle tahakkuk ettirilmeyen vergilerin madde metninde belirtilen koşulların gerçekleşmesi halinde sonradan istenilemeyeceği yolundaki düzenleme iyiniyetli yükümlülerin korunması amacıyla getirilmiştir. 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun uyarınca İthalatta haksız rekabet hallerinde dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın sebep olduğu zarara karşı bir üretim dalının korunması amacıyla getirilen ve bir malın Türkiye’ye ihraç fiyatının, benzer malın normal değerinin altında olmasını ifade eden ticaret politikası önlemi niteliğindeki dampinge karşı vergi tercihli tarife nedeniyle tahakkuk ettirilmeyen bir vergi niteliği taşımamaktadır. Bu nedenle, anılan fıkrada öngörülen koşullar yönüyle değerlendirme imkanı bulunmamakla birikte; söz konusu vergiye tabi olduğu belirtilen eşyanın iddia edildiği gibi Çin Halk Cumhuriyeti menşeli olduğuna ilişkin İdarece yapılmış somut bir tespit bulunmadığından, tahakkukun anılan kısmını iptal eden mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden bölge idare mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, işlemin gümrük ve ilave gümrük vergisine ve bu vergilerin matraha ilavesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisine isabet eden kısmının ONANMASINA,
3. Kararın, dava konusu işlemin dampinge karşı vergi ve bu verginin matraha ilavesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 01/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.