Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/3171 E. , 2022/3680 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3171
Karar No : 2022/3680
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Enerjı ve Petrol Ürünleri Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının ithal ettiği 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan hammaddelerin 2019 yılı Kasım ayının (1. ve 2.) dönemlerinde aynı listede yer alan müstahzar üretiminde kullanıldığına dair yeminli mali müşavir üretim tasdik raporunun ibraz edilmesi suretiyle, ithalde verilen teminatın iadesine ilişkin talebin Gelir İdaresi Başkanlığının görüşü doğrultusunda vergi incelemesi sonucuna göre yerine getirilebileceğinden bahisle reddi yolunda tesis edilen işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin… tarih ve E…, K… sayılı kararıyla, Özel Tüketim Vergisi (I) sayılı liste Uygulama Genel Tebliği’nin “V-Gümrük iadelerine ilişkin hükümlerden kaynaklı işlemler” bölümünün 3.2-c alt bendinde ithal edilen malların, vergiye tabi başka bir malın imalinde kullanılması halinde, 4760 sayılı Kanun’un 2. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendi uyarınca özel tüketim vergisi uygulanmayacağı, mükellefin bu şekilde imal ettiği malı tesliminde özel tüketim vergisi beyan ederek ödemesi halinde, vergi dairesince bu mallar için alınan teminatın çözümünün gerçekleştirilebilmesi için ithal edilen malların vergiye tabi başka bir malın imalinde kullanıldığının vergi inceleme raporuyla tespit edilmesinin gerektiği, ancak imal edilen malın birim başına uygulanan maktu vergi tutarının imalatta kullanılan malın birim başına uygulanan maktu vergi tutarına eşit veya daha yüksek olması halinde bu tespitin yeminli mali müşavir raporuyla mükellef tarafından yaptırılabileceği, vergi inceleme raporu veya yeminli mali müşavir raporuyla yapılan tespit üzerine, vergi dairesince GİB sistemi kullanılmak suretiyle ithal edilen maldan vergiye tabi malın imalinde kullanılan miktara isabet eden özel tüketim vergisi tutarı kadar teminatın çözümünün gerçekleştirileceğinin düzenlendiği; olayda, davacının ithal ettiği 4760 sayılı Kanun’a ekli (I) sayılı listesinin (B) cetvelinde yer alan hammaddelerden aynı listede yer alan yağlama yağlarını ürettiği ve dönem içerisinde sattığı, buna dair yeminli mali müşavir üretim tasdik raporunun davalı idareye sunulduğu, davalı idarece, Gelir İdaresi Başkanlığının görüşleri uyarınca davacının teminat iadesine ilişkin iş ve işlemlerinin incelemeye sevk edilerek düzenlenecek rapor sonucuna göre işlem yapılması gerektiğinin bildirildiğinden bahisle davaya konu işlemin tesis edildiği anlaşılmış ise de, imal edilen emtialarla imalatta kullanılan hammaddelerin 4760 sayılı Kanun’a ekli (I) sayılı listenin B cetvelinde yer aldıkları ve maktu vergi tutarlarının aynı olduğu, yukarıda yer verilen yasal düzenlemelere uygun taleple ilgili davalı idarece teminat mektubunun iadesini engelleyecek başkaca bir olumsuzluk ileri sürülmediği ve somut bir tespit yapılmadığı da göz önüne alındığında, Uygulama Tebliği hükümlerine rağmen görüş yazısına dayalı olarak tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmediğinden dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Özel Tüketim Vergisi (I) sayılı liste Uygulama Genel Tebliğinin, Kanun’un nasıl uygulanması gerektiğini açıkladığı, uygulama birliği açısından Tebliğdeki düzenlemelerin usulsüzlük veya tereddüt olmaması halinde yapılacaklara ilişkin olduğu, teminatın çözümü ile ilgili olarak üretim tasdik raporunun ibraz edilmiş olmasının, idarenin tereddüt halinde olayın mahiyetinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığını tespit amacıyla kontrol ve inceleme yetkilerini ortadan kaldırmayacağı, davacı hakkındaki şikayet/ihbar dilekçesinde belirtilen hususların açığa kavuşturulması ve hakkında oluşan tereddütlerin ortadan kaldırılarak olayın gerçek mahiyetinin ortaya çıkarılmasını teminen vergi incelemesine sevk edilmesinde ve teminat çözümü işlemlerinin inceleme sonucuna göre yerine getirilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/10/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz istemi, davacının ithal ederek imalatta kullandığı 4760 sayılı Kanun’a ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan hammaddeler için ithalde verdiği teminatların iade edilmesi amacıyla YMM üretim tasdik raporunu ibraz etmek suretiyle yaptığı başvurusunun, vergi incelemesi sonucuna göre yerine getirileceğinden bahisle reddine ilişkin işlemi iptal eden mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair kararın bozulması istemidir.
Dosyanın incelenmesinden, Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı Konya Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı Müfettişince … tarih ve … sayılı Görüş ve Öneri Raporu düzenlendiği, bu raporda, davacı şirketin de ithalatçı imalatçı firma olarak aralarında bulunduğu ondan fazla şirketin, belli bir organizasyon içerisinde, ithal ettikleri düşük ÖTV’li bazyağlara yine organizasyon dahilindeki firmalardan satın alınan yüksek ÖTV’li katıkların daha fazla miktarda (% 45 bazyağ ve % 55 katık) eklenip harmanlanması suretiyle imal edilen ürünlerin tesliminde haksız olarak özel tüketim vergisi iadesi aldıkları ve indirim konusu yaptıklarının tespit edildiği, ayrıca madeni yağdan üretildiği ileri sürülen solvent üretiminin kimyasal olarak mümkün olmadığı, esasında anılan firmaların “fiktif” fatura hareketleriyle anlaşmalı olarak vergi ziyaına sebep olduklarının rapora bağlandığı görülmektedir. Bu nedenle ihbar ve şikayete konu firmalarla ilgili incelemeler sonuçlanmadan davacının (I) sayılı liste kapsamı iş ve işlemlerin vergi incelemesi yapılmadan gerçekleştirilmemesi gerektiğinden bahisle talebin reddedildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, olay tarihinde yürürlükteki mevzuat hükümleri uyarınca, ithalatçılar tarafından (I) sayılı listenin (B) cetvelindeki malların ithal edilip (I) sayılı listede yer alan ve özel tüketim vergisi oranı aynı olan emtiaların imalinde kullanıldığına dair yeminli mali müşavir üretim tasdik raporunun idareye teslim edilmesiyle teminatın iade edileceğinin kurala bağlandığı gerekçesi ile iptal kararı verilmiş ise de, usuli şartların maddi gerçeklikle bağdaşması gerekeceği, zira, YMM raporunun maddi olayın gerçekleştiğini belirten tespit hükmünde olduğu ve böyle anlaşılması gerektiği tabii olmakla, raporun gerçekliğini somut delillerle şüpheye düşüren hallerin varlığı durumunda üretimin gerçekte yapılıp yapılmadığına ilişkin inceleme sonucunun beklenmesi yolunda yapılan değerlendirmede usul ve esasa aykırılık bulunmamaktadır. Aksi düşünce ile teminatın iade edilmesi teminat ile elde edilmek ve korunmak istenen maksadı ortadan kaldıracaktır. Bu nedenle, temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği oyu ile, karara katılmıyorum.