Danıştay Kararı 7. Daire 2022/323 E. 2022/4324 K. 08.11.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2022/323 E.  ,  2022/4324 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/323
Karar No : 2022/4324

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Yeminli mali müşavir olan davacı adına, … Boya Sanayi İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketi hakkında üretim tasdik raporu düzenlemek suretiyle vergi ziyaına sebebiyet verdiğinden bahisle, 2009, 2010 ve 2011 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin özel tüketim vergileri, 2010 yılının Haziran ayı ve sonraki dönemleri için tekerrür hükümleri de uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezaları ve gecikme faizleri ile yargı harçlarından oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla müşterek ve müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, yeminli mali müşavirlerin kasten veya mesleğin gerektirdiği dikkat ve özeni göstermemesi sonucunda vergi ziyaı doğması halinde, ziyaa uğratılan vergi ve kesilen cezaların miktar ve mahiyetinin kesinleşmesinden sonra, mükellefe yönelik olarak ödeme emri tebliğ ve takip aşamalarının tüketilmesine gerek bulunmaksızın, bu vergi ve cezalardan dolayı mükellefle birlikte müşterek ve müteselsil sorumlu sıfatıyla ödeme emriyle takip edilebileceği, davacının da davalı idarece ileri sürülen hususların aksini ispatlar mahiyette herhangi bir bilgi ve belge sunmadığı görüldüğünden, …Sanayi İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketi tarafından ziyaa uğratılan vergiler bakımından kanun yolu sonrası kesinleşen amme alacağının tahsili amacıyla söz konusu vergi borçlarından müteselsilen sorumlu olan davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık görülmediği, ödeme emirleri içeriği yargı harçları vergi ziyaı cezalarının tekerrüre ilişkin kısmı bakımından; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 227. maddesinin 2. fıkrasında tasdik raporunu düzenleyen meslek mensuplarının sorumluluğunun vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden ibaret olduğunun belirtildiği, ancak, dava konusu ödeme emirleri içeriğinde 9066 kodlu yargı harçlarının bulunduğu ve vergi ziyaı cezalarının bir kısmının tekerrür uygulamalı olduğunun görüldüğü, hakkında tasdik raporu düzenlenen ilgili şirketin “ret” ile sonuçlanan davalarına ilişkin yargı harçlarının yeminli mali müşavirin sorumluluğu kapsamında bulunmadığının açık olduğu, tekerrür uygulaması gereğince ilgili şirketin tasdik raporu kapsamında olmayan önceki vergi ziyaına sebebiyet veren fiilerinden dolayı dava konusu ödeme emirlerinde yer alan vergi ziyaı cezalarının üç katı aşan oranda tekerrür sebebiyle arttırılan kısımlarından da davacının sorumlu tutulamayacağı sonucuna varıldığından, ödeme emirlerinin 9066 kodlu yargı harçlarına ilişkin kısımlarında ve 2010 yılının Haziran ayı ve sonraki dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalarının üç katı aşan kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin yargı harçları ile vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle arttırılan kısımlarının iptaline, ödeme emri içeriği borcun kalan kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idarece, tekerrür hükümlerinin uygulamasında hukuka aykırılık bulunmadığı; davacı tarafından,…İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketine ait borçlar nedeniyle müşterek ve müteselsil sorumluluklarının bulunmadığı ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI :Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Dosyanın incelenmesinden, dava konusu ödeme emirlerine konu vergi ve cezaların ait oldukları dönem itibarıyla davacının … Vergi Dairesi Müdürlüğüne değil, … Vergi Dairesi Müdürlüğüne bağlı olduğu anlaşılmaktadır. Yeminli mali müşavir olan davacının vergilerin ödenmesinden asıl borçlu şirketle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun iddia edilmesi halinde, davacının bağlı bulunduğu … Vergi Dairesi Müdürlüğünce işlem tesisi olanaklı olup, Ulus Dairesi Müdürlüğünce ödeme emri düzenlenmesinde açıklanan mevzuat hükümlerine uyarlık bulunmadığından, davacının temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının redde ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği, davalı idarenin temyiz istemine gelince; mahkeme kararının redde ilişin hüküm fıkrası bozulduğundan, kararın iptale ilişkin hüküm fıkrasında sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmadığı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Yeminli mali müşavir olan davacı adına, …Sanayi İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketi hakkında üretim tasdik raporu düzenlemek suretiyle vergi ziyaına sebebiyet verdiğinden bahisle, 2009, 2010 ve 2011 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin özel tüketim vergileri, 2010 yılının Haziran ayı ve sonraki dönemleri için tekerrür hükümleri de uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezaları ve gecikme faizleri ile yargı harçlarından oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla müşterek ve müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 227. maddesinde, Maliye Bakanlığının, vergi beyannamelerinin 3568 sayılı Kanun’a göre yetki almış serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirler tarafından da imzalanması mecburiyetini getirmeye, bu mecburiyeti beyanname çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya, bu uygulamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu belirtilmiş; aynı maddede, beyannameyi imzalayan veya tasdik raporunu düzenleyen meslek mensupları, imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza ve gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur.
3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’nun 12. maddesinin 1. fıkrasında yeminli mali müşavirlerin, gerçek ve tüzel kişilerin veya bunların teşebbüs ve işletmelerinin mali tablolarının ve beyannamelerinin mevzuat hükümleri, muhasebe prensipleri ile muhasebe standartlarına uygunluğunu ve hesapların denetim standartlarına göre incelediğini tasdik edecekleri; 2. fıkrasında tasdik edecekleri belgeler, tasdik konuları ile tasdike ilişkin usul ve esasların; gerçek ve tüzel kişilerin mükellefiyet şekilleri, iş kolları ve ciroları, döviz kazandırıcı işlemleri, ithalat ve ihracatları, yatırımın miktarları ve nevileri ile belgelerin ibraz edileceği merciiler esas alınmak suretiyle Maliye Bakanlığınca çıkarılacak yönetmeliklerle belirleneceği; 4. fıkrasında ise yaptıkları tasdikin doğruluğundan sorumlu oldukları, yaptıkları tasdikin doğru olmaması halinde, tasdikin kapsamı ile sınırlı olmak üzere, ziyaa uğratılan vergilerden ve kesilecek cezalardan mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları, yaptıkları tasdikin kapsamını düzenleyecekleri raporda açıkça belirtecekleri hüküm altına alınmıştır.
3568 sayılı Kanun’un 12. maddesi hükmüne dayanılarak hazırlanan Yeminli Mali Müşavirlerin Tasdik Edecekleri Belgeler, Tasdik Konuları, Tasdike İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinin son fıkrasında, tasdik işlemi yapılırken aranacak asgari bilgi, şekil şartları ile tasdike ilişkin diğer usul ve esasların Bakanlıkça çıkartılacak tebliğlerle belirleneceği, yukarıda belirtilen konuların ve belgelerin tasdikine ilişkin olarak Bakanlıkça tebliğ çıkartılmadıkça, yeminli mali müşavirlerin bu konu ve belgelerle ilgili olarak tasdik işlemi yapamayacakları; 8. maddesinde yeminli mali müşavirlerin, tasdik konuları ile ilgili olarak karşıt incelemeler yapabilecekleri; 20. maddesinin 2. fıkrasında ise inceledikleri ve sonucunda tasdik raporu düzenledikleri konu ve belgelerin gerçeği yansıtmaması ve doğru olmaması halinde, ziyaa uğratılan vergilerden ve kesilecek cezalardan Vergi Usul Kanunu ve 3568 sayılı Kanun hükümleri uyarınca mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları, bu sorumluluğun yerine getirilmesinde Borçlar Kanunu’nun “Tam Teselsül” hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Mezkur Yönetmeliğin 7. maddesinin son fıkrasıyla verilen yetkiye dayanarak çıkarılan ve yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannameleri ile bunlara ekli mali tablolar ve bildirimlerin yeminli mali müşavirlerce tasdikine ilişkin usul ve esasların belirlendiği 30/07/1995 tarih ve 22359 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 18 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Genel Tebliği’nin müşterek ve müteselsil sorumluluğun tespitine ilişkin bölümünde ise sorumluluğu tespit edilen yeminli mali müşavirle ilgili takibatın, yeminli mali müşavirin bağlı bulunduğu vergi dairesince yerine getirileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının Ulus Vergi Dairesi Müdürlüğüne değil, Yıldırım Beyazıt Vergi Dairesi Müdürlüğüne bağlı olduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer alan yasal düzenlemeler birlikte incelendiğinde; yeminli mali müşavir olan davacının vergilerin ödenmesinden asıl borçlu şirketle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun iddia edilmesi halinde, davacının bağlı bulunduğu Yıldırım Beyazıt Vergi Dairesi Müdürlüğünce işlem tesisi olanaklı olup, Ulus Vergi Dairesi Müdürlüğünce ödeme emri düzenlenmesinde açıklanan mevzuat hükümlerine uyarlık bulunmadığından, davacının temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının redde ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerekmektedir.
Davalı idarenin temyiz istemine gelince;
Mahkeme kararının davanın reddine ilişin hüküm fıkrası, yukarıda açıklanan gerekçeyle bozulduğundan, kararın iptale ilişkin hüküm fıkrasında sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin kabulüne, davalı idarenin temyiz isteminin ise reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
3. Kararın, iptale ilişkin hüküm fıkrasına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere, dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
5. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 08/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.