Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/595 E. , 2022/3464 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/595
Karar No : 2022/3464
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Sigorta Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin hesaplarının incelenmesi neticesinde düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 2014 yılının Ocak ilâ Aralık dönemleri için tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı banka ve sigorta muameleleri vergileri ile inceleme raporunun iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; sigortacılıkla ilgili bir kavram olan “sovtaj” işleminin, hasara uğrayan mallardan arta kalan kısmın veya hırsızlık sonucu çalınan malın bulunması sonrasında satılması suretiyle hasarın tazmini amacıyla sigorta şirketlerince elden çıkartılması olduğu, sigorta konusu malların hasara uğraması veya çalınması halinde, sigortalının hasarın tazminini talep etme hakkı doğması üzerine, halefiyet ilkesi gereği sigorta şirketinin talep edilen sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigortalının yerine geçtiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen söz konusu ilke uyarınca, sigorta şirketi hasarı tazmin etmekle hasarlı veya çalınan malların tasarruf hakkına sigortalının hukuku çerçevesinde sahip olup, bu kapsamda söz konusu malların satılması halinde elde edilen gelirlerin sovtaj geliri olarak tanımlandığı, banka ve sigorta muameleleri vergisinde vergiyi doğuran olayın meydana gelmesi için bir muamele yapılması ve bu muamele sonucu lehe para kalması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğinden her işlemin bağımsız olarak dikkate alınması ve o işlem sonucu lehe alınan paranın vergilendirilmesi gerektiği, vergilemede işlem esas alındığından, vergiye tabi matrah bulunurken, bir işlemden elde edilen gelirden, başka bir işlemden elde edilen zararın düşülemeyeceği, sonuç olarak; olayda, her bir sovtaj işlemi kendi içinde değerlendirilerek sigorta şirketi lehine kalan para üzerinden verginin hesaplanması gerekirken, 2014 yılına ilişkin sovtaj geliri elde edip etmediği hususu gerekli inceleme ve araştırmalar ile ortaya konulamadan, davacı tarafından hesaplanan hasarlı araçların ve araç dışı iktisadi kıymetlerin sovtaj alış bedeli ile bunların üçüncü kişiye satışında elde edilen sovtaj satış geliri arasındaki farkın lehine kalan tutar olacağı kabulüyle, işlemin gerçek mahiyeti göz ardı edilerek böyle bir farkın bulunup bulunmadığı hususunda herhangi bir araştırma yapılmaksızın elde edilen tüm sovtaj gelirleri üzerinden tarh edilen banka ve sigorta muameleleri vergileri ve kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka uyarlık görülmediği; vergi inceleme raporunun, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem niteliğinin bulunmadığı gerekçesiyle vergi ve cezaların iptaline, inceleme raporunun iptali istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın iptale ilişkin hüküm fıkrasının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın anılan hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının tazmin sorumluluğunun iktisadi kıymetin rayiç bedeli ile hurda bedeli arasındaki fark kadar olduğu, hurda bedeli yani sovtaj geliri kadar maliyeti azalacağından lehine oluşan sovtaj gelirleri üzerinden yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 27/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.