Danıştay Kararı 8. Daire 2016/3728 E. 2021/6639 K. 22.12.2021 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2016/3728 E.  ,  2021/6639 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2016/3728
Karar No : 2021/6639

DAVACI : … Madencilik San. ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
DAVALILAR : 1- … Bakanlığı
VEKİLLERİ : Av. … 2- … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU :
İstanbul İli, Şişli İlçesi sınırları içerisinde İR:… sayılı II (a) grubu maden işletme ruhsat sahasında madencilik faaliyetinde bulunan davacı şirket tarafından;
1. II (a) Grubu madenlerde 2015 yılına ait Devlet hakkı hesaplanmasına esas ocak başı satış fiyatının tespitine dair komisyon raporunun onaylanmasına ilişkin Maden İşleri Genel Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı işleminin İstanbul İli’ne yönelik kısımlarının, ve
2. Bu işlemin dayanağı olan Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği’nin 86. maddesinin 6. fıkrası, 7. fıkrasının (a) bendi ve 34. fıkrasının iptali istemidir.

DAVACININ İDDİALARI :
Mevzuat hükümlerince üretilen maden cevheri üzerinden devlet hakkı alınmasının amaçlandığı, idarece emsal ocak başı satış fiyatının tespitine yönelik süreçte, cevherin işlenip işlenilmemesine göre herhangi bir ayrım yapılmadığından yasal düzenlemelerin amacından çıkarak madenciler arasında eşitsizliğe yol açtığı öne sürülmüştür.
İlan edilen ocak başı emsal satış fiyatının işletmelerin giderleri ve rekabet koşulları dikkate alınmaksızın belirlendiği, boyutlandırılmış tüvenan cevheri ile mıcır madeninin aynı taban fiyata tabi tutulduğu ve boyutlandırılmış tüvenan cevher satmış olmalarına rağmen mıcır satmış gibi devlet hakkı ödenmesi halinde finansal açıdan mağdur olacakları, dava konusu işlemle kabul edilen komisyon raporunda belirtilen fiyatlar baz alınmak suretiyle, gerçek satış fiyatının çok üstünde satış fiyatı ve gerçek giderlerinden daha düşük giderler esas alınmak suretiyle bildirimde bulunmak zorunda kaldığından zarara uğradığı, dava konusu düzenlemelerin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

DAVALI İDARELERİN SAVUNMASI :
3213 sayılı Maden Kanunu ve Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği’nde, üretilen madenin emsallerinin altında düşük fiyattan satılmasından kaynaklanabilecek Devlet hakkı kaybını önlemek amacıyla emsal fiyat uygulamasının düzenlendiği, bu kapsamda dava konusu işlem yönünden mahallinde yapılan tetkiklerde, satış faturaları üzerinde yapmış oldukları tespitler ve il ticaret ve sanayi odalarından mıcır olarak satışı yapılan kayaçların satış fiyatları konusunda gelen bilgilerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle, Devlet hakkı hesaplamalarında esas alınacak taban fiyatların açıklandığı, bu fiyatların açıklanmasındaki amacın devlet hakkına ilişkin olarak yapılan uygulamalardaki aksaklıkların giderilmesi, işlemlerde birliğin sağlanması ve devlet hakkı kayıplarının önüne geçilmesi olduğu, iptali istenen düzenleyici işlemler yönünden ise dava konusu düzenleyici işlemlerin normlar hiyerarşisine uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, İstanbul İli, Şişli İlçesi sınırları içerisinde bulunan İR:… sayılı II (a) grubu maden işletme ruhsat sahasında madencilik faaliyetinde bulunan davacı … Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından, II (a) Grubu madenlerde 2015 yılına ait Devlet hakkı hesaplanmasına esas ocak başı satış fiyatının tespitine dair komisyon raporunun onaylanmasına ilişkin Maden İşleri Genel Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı işleminin İstanbul İli’ne yönelik kısımlarının ve Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği’nin, 86. maddesinin; 2. fıkrasının, 6. fıkrasının, 7. fıkrasının (a) bendinin ve 34. fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır.
İşlem tarihinde yürürlükte bulunan dava konusu, Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği 21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, Maden Yönetmeliği ile yürürlükten kaldırılmış ise de; gerek anılan Yönetmeliğin bireysel işleme dayanak olması, gerekse 21/09/2017 tarihli Yönetmeliğin 87. maddesinde, dava konusu hükümlere benzer/aynı düzenlemelere yer verilmiş olması nedeniyle işin esasının incelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Devlet hakkı, 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 3. maddesinde, maden istihracı ile sağlanacak gelirden devlet payına düşen kısım olarak tanımlanmıştır. Kanunun, “Madenler” başlıklı 2. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde, “Yer kabuğunda ve su kaynaklarında tabii olarak bulunan, ekonomik ve ticari değeri olan petrol, doğal gaz, jeotermal ve su kaynakları dışında kalan her türlü madde bu Kanuna göre madendir.
Madenler aşağıda sıralanan gruplara göre ruhsatlandırılır:
I. Grup madenler
a) İnşaat ile yol yapımında kullanılan ve tabiatta doğal olarak bulunan kum ve çakıl.

b) Tuğla-kiremit kili, Çimento kili, Marn, Puzolanik kayaç (Tras) ile çimento ve seramik sanayilerinde kullanılan ve diğer gruplarda yer almayan kayaçlar.
II. Grup madenler
a) Kalsit, Dolomit, Kalker, Granit, Andezit, Bazalt gibi kayaçlardan Agrega, mıcır veya öğütülerek kullanılacak kayaçlar.

b) Mermer, Traverten, Granit, Andezit, Bazalt gibi blok olarak üretilen taşlar ile dekoratif amaçla kullanılan doğal taşlar. ….” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun “Devlet hakkı ve özel idare payı” başlıklı 14. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde ise, “Devlet hakkı, ocaktan çıkarılan madenin ocak başındaki fiyatından alınır.
Üretilen madenin hammadde olarak kullanılması veya satılması halinde, aynı pazar ortamında madenin işletmelerdeki tüvenan olarak ocak başı satışında uygulanan fiyat, ocak başı satış fiyatıdır.
Madenlerden alınan Devlet hakkına esas olan emsal ocak başı satış fiyatı, bölgeler de dikkate alınarak her madene ait ayrı ayrı ve uygulandığı yıl için belirlenerek Genel Müdürlükçe ilan edilir. Ocak başı satış bedeli, ilan edilen emsal fiyattan daha düşük olamaz. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Tüvenan madenin, herhangi bir zenginleştirme işlemine tabi tutulduktan veya bir prosesten geçirildikten sonra satış fiyatının oluştuğu durumlarda, ocak başı satış fiyatı, madenin ocakta üretiminden ilk satışının yapıldığı aşamaya kadar oluşan nakliye, zenginleştirme ve varsa farklı prosese ait kullanılan tesis ve ekipmanın amortismanı dahil giderler çıkarılarak oluşan fiyattır.
Devlet hakkı;
a) I. Grup (a) bendi madenlerin valilik veya il özel idaresince belirlenen ve ilan edilen boyutlandırılmış ve/veya yıkanmış piyasa satış fiyatı üzerinden %4 oranında,
b) I. Grup (b) bendi madenlerden %4 oranında,
c) II. Grup (a) ve (c) bendi madenlerden %4 (Kaba inşaat, baraj, gölet, liman gibi yapılarda kullanılan tüvenan hammadde dışında bu maddedeki Devlet hakkı boyutlandırılmış fiyat üzerinden alınır.) oranında,
… alınır.
Ruhsat sahibi tarafından beyan edilen ocak başı satış fiyatı Bakanlık tarafından denetlenir ve eksik beyanlar tamamlattırılır. … ” hükmüne yer verilmiştir.
3213 sayılı Maden Kanununun yukarıda yer verilen hükümleri gereği, ruhsat sahibi tarafından beyan edilen ocak başı satış fiyatının Bakanlık tarafından denetlenebileceği, eksik beyanda bulunulduğunun tespiti halinde bunun tamamlattırılacağı açık olduğundan, davalı idarenin, Devlet hakkına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek aksaklıkları ve tutarsızlıkları önlemek, beyanlar arasında birliği sağlayarak Devlet hakkı kayıplarının önüne geçmek amacıyla dayanaklarını ortaya koymak suretiyle emsal fiyat tespiti yapma konusunda yetkili olduğunda bir duraksama bulunmamaktadır.

Nitekim bu durum 04/02/2015 tarihli ve 6592 sayılı Kanun ile Maden Kanunu’nun 14. maddesinde yapılan değişiklikle, “Madenlerden alınan Devlet hakkına esas olan emsal ocak başı satış fiyatı, bölgeler de dikkate alınarak her madene ait ayrı ayrı ve uygulandığı yıl için belirlenerek Genel Müdürlükçe ilan edilir.” denilmek suretiyle yasal temele de kavuşturulmuştur.
Ayrıca, mevzuatta devlet hakkının, ocaktan çıkarılan tüvenan madenin ocak başındaki fiyatından alınması genel kural olarak belirlenmiş olmakla birlikte, I. Grup ve II. Grup (a) bendi madenler ile mıcır, kaba inşaat, baraj, gölet, liman, yol gibi yapılarda kullanılan her türlü yapı hammaddeleri için, devlet hakkının hesaplanmasına esas ocak başı satış fiyatının, bu madenlerin tüvenan olarak satılması sonucu oluşan fiyatı değil, bunların boyutlandırılmış ve/veya yıkanmış olarak satılması sonucu oluşan fiyat olduğu düzenlemesine yer verilmek suretiyle genel kuraldan ayrı bir düzenlemeye gidilmiştir.
Dava Konusu Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği’nin, 86. maddesinin; 2. fıkrasının, 6. fıkrasının, 7. fıkrasının (a) bendinin ve 34. fıkrasının iptali istemi hakkında:
06/11/2010 tarih ve 27751 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği’nin “Devlet hakkına ilişkin genel hükümler” başlıklı 86. maddesinde;
“(1) Devlet hakkı, ocaktan çıkarılan madenin ocak başındaki fiyatından alınır.
(2) Üretilen madenin hammadde olarak kullanılması veya satılması halinde, aynı pazar ortamında madenin işletmelerdeki tüvenan olarak ocak başı satışında uygulanan fiyat, ocak başı satış fiyatıdır. Bu fiyat emsallerinden az olamaz. Emsal fiyatının tespitinde bu maddenin üçüncü fıkrası esas alınır.
(3) Tüvenan madenin, herhangi bir zenginleştirme işlemine tabi tutulduktan veya bir prosesten geçirildikten sonra satış fiyatının oluştuğu durumlarda, ocak başı satış fiyatı, madenin ocakta üretiminden ilk satışının yapıldığı aşamaya kadar oluşan nakliye, zenginleştirme ve varsa farklı prosese ait kullanılan tesis ve ekipmanın amortismanı dahil giderler çıkarılarak oluşan fiyattır. Bu fiyat, işletme yöntemi, tenör/kalite, üretilen bölge, aynı pazar ortamı ve diğer özellikler göz önünde bulundurulduğunda benzer işletmelerdeki emsal fiyatlardan az olamaz. Benzer ürünün piyasada satış fiyatının oluşmaması durumunda, gerektiğinde piyasada fiyatı oluşan aynı veya benzer proses maliyeti olan tesisler emsal alınarak madenlerin ocak başı satış fiyatı belirlenir.
(4) Üretilen madenin ruhsat sahibine ait tesiste kullanılıyor olması halinde, aynı madenin piyasadaki ocak başı satış fiyatı emsallerinden az olamaz. Emsal fiyatının tespitinde bu maddenin üçüncü fıkrası esas alınır.
(5) Aynı tesiste birden çok aşamada piyasa satış fiyatı oluşan ürünleri üreten tesislerde ocak başı satış fiyatı, tesisteki üretim sürecinde piyasa satış fiyatı olan ilk ürünün fiyatından madenin ocakta üretiminden ilk satışının yapıldığı aşamaya kadar oluşan nakliye, zenginleştirme ve varsa farklı prosese ait kullanılan tesis ve ekipmanın amortismanı dahil giderler çıkarılarak hesaplanır.

(6) Devlet hakkı hesabında madenin tüvenan olarak satış fiyatının olması, emsal fiyatının tespitinde üçüncü fıkra hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez. Üçüncü fıkra uygulanarak tespit edilen tüvenan madenin ocak başı satış fiyatı, emsal fiyatından az olamaz.
(7) Devlet hakkı;
a) I. Grup ve II. Grup (a) bendi madenler ile mıcır, kaba inşaat, baraj, gölet, liman, yol gibi yapılarda kullanılan her türlü yapı hammaddelerinde ocak başı satış fiyatı boyutlandırılmış ve/veya yıkanmış olarak satılan fiyatı olup, bu madenlerden %4,

oranında alınır.

(34) Bu madde kapsamında yapılacak hesaplamalarda, madenler ile ilgili hangi ürünlerin baz alınacağına ilişkin esaslar Genel Müdürlük tarafından belirlenir.”
düzenlemesine yer verilmiştir.
Kanun ve Yönetmelik maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden, Yönetmeliğin 86. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, üretilen madenin hammadde olarak kullanılması veya satılması halinde, aynı pazar ortamında madenin işletmelerdeki tüvenan olarak ocak başı satışında uygulanan fiyatın ocak başı satış fiyatı olduğu ve bu fiyatın emsallerinden az olamayacağı yolundaki kuralın, 3213 sayılı Kanunun 14. maddesinin ikinci fıkrasına dayandığı; aynı maddenin 6. fıkrasında belirtilen, tüvenan madenin ocak başı satış fiyatının tespitine ilişkin düzenlemenin ise Kanunun 14. maddesinin 3. fıkrasına dayandığı ve Yönetmelikte yer verilen bu hükümlerin Kanuna aykırı veya onu aşar mahiyette bir hüküm içermeyip, benzeri olduğu görülmektedir.
Ayrıca; Maden Kanunu’nun “Devlet hakkı” başlıklı 14. maddesinin 4. fıkrasında, II (a) grubu madenlerle ilgili ise devlet hakkının % 4 oranında alınacağı düzenlenmiş, Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği’nin davaya konu 86. maddesinin 7. fıkrasının (a) bendinde de aynı düzenlemeye yer verilmiştir.
Öte yandan, Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği’nin davaya konu 86. maddesinin 34. fıkrası yönünden ise, yukarıda yer verilen Kanun ve Yönetmelik hükümlerinden, ruhsat sahibi tarafından beyan edilen ocak başı satış fiyatının Bakanlık tarafından denetlenebileceği ve bunun sonucunda eksik beyanda bulunulduğunun tespiti halinde bunun tamamlattırılacağı açık olduğundan bu düzenlemede de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bu haliyle, Yönetmeliğin dava konusu edilen 86. maddesinin; 2. fıkrası, 6. fıkrası, 7. fıkrasının (a) bendi ve 34. fıkrasında, Maden Kanunu’na aykırı bir düzenleme yapılmadığından, hukuka aykırılık görülmemiştir.
II (a) Grubu madenlerde 2015 yılına ait Devlet hakkı hesaplanmasına esas ocak başı satış fiyatının tespitine dair komisyon raporunun iptali istemi hakkında:
Yukarıda da belirtildiği üzere davalı idarenin, emsal fiyat tespiti yapma konusundaki yetkisini 3213 sayılı Maden Kanunu ve bu Kanuna dayanılarak çıkarılan Yönetmelikten aldığı tartışmasızdır.

Emsal fiyat tespitindeki amaç, Devlet hakkına ilişkin kayıpların önüne geçmek, uygulamada ortaya çıkabilecek aksaklıkları ve tutarsızlıkları önlemek ve bu bağlamda beyanlar arasında birliği sağlamaktır.
Burada üzerinde durulması gereken husus, idarenin bu yetkisini kullanırken, başka bir anlatımla maden istihracı ile sağlanacak gelirden Devlet payına düşen hakkın hesaplanmasına esas olacak ocak başı satış fiyatını belirlerken; üretim maliyeti, piyasa koşulları, geçmiş yıl fiyatları, yeniden değerleme ve enflasyon oranı gibi nesnel kriterlere uygun bir çalışma yapıp yapmadığının dayanakları ile ortaya konulmasıdır.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, emsal ocak başı fiyatının, mahallinde yapılan tetkik, satış faturaları üzerinde yapılan inceleme, ticaret ve sanayi odalarından malzeme, mıcır ve tüvenan satış fiyatları konusunda elde edilen bilgiler, geçmiş yıllar asgari ocak başı fiyatları dikkate alınarak belirlendiği ifade edilmektedir.
Davalı idarece, II (a) Grubu Madenlerde Devlet Hakkı Hesaplamalarında Esas Alınacak Ocak Başı Satış Fiyatlarının 2010/2 yılı için 5,5 TL, 2011 yılı için 6.-TL, 2012 yılı için 7.-TL, 2013 yılı için 8.-TL ve 2014 yılı için 9.-TL olarak belirlendiği görülmektedir.
Bu durumda, Komisyonca yapılan çalışma ve geçmiş yıllar fiyatları da dikkate alındığında 2015 yılına ilişkin 10.-TL olarak ilan edilen II (a) Grubu Madenlerde Devlet Hakkı Hesaplamalarında Esas Alınacak Ocak Başı Satış Fiyatlarının İstanbul İli’ne yönelik kısmında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, II (a) Grubu madenlerde 2015 yılına ait Devlet hakkı hesaplanmasına esas ocak başı satış fiyatının tespitine dair komisyon raporunun onaylanmasına ilişkin Maden İşleri Genel Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı işleminin İstanbul İli’ne yönelik kısımlarının ve Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği’nin, 86. maddesinin 2. fıkrasının; 6. fıkrasının; 7. fıkrasının (a) bendinin ve 34. fıkrasının iptali istemiyle açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 22/12/2021 tarihinde, davacı vekili Av. … ‘in gelmediği, davalı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı vekili Av. … ‘in ve davalı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü vekili Av. … ‘ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ SÜREÇ :
06/10/2010 tarih ve 27751 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği’nin amacı, 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanunu’nun uygulanması ile ilgili usul ve esasları düzenlemek olup, 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanunu’na dayanılarak hazırlanmıştır.
Davacı şirket, İstanbul İli, Şişli İlçesi sınırları içerisinde İR: … sayılı II (a) grubu maden işletme ruhsat sahasında madencilik faaliyetinde bulunmaktadır.
Davacı şirket tarafından, II (a) Grubu madenlerde 2015 yılına ait Devlet hakkı hesaplanmasına esas ocak başı satış fiyatının tespitine dair komisyon raporunun onaylanmasına ilişkin Maden İşleri Genel Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı işleminin İstanbul İli’ne yönelik kısımlarının ve 06/10/2010 tarih ve 27751 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği’nin 86. maddesinin 6. fıkrası, 7. fıkrasının (a) bendi ve 34. fıkrasının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
İlgili Mevzuat:
Devlet Hakkı, 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 3. maddesinde, maden istihracı ile sağlanacak gelirden devlet payına düşen kısım olarak; 06/11/2010 tarih ve 27751 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği’nin 4. maddesinin (j) bendinde de, maden istihracından sağlanan gelirden ve/veya üretim yapılmayan ruhsat sahalarından proje beyanı üzerinden alınan devlet payına düşen kısım olarak tanımlanmıştır.
3213 sayılı Maden Kanunu’nun “Madenler” başlıklı 2. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde, “Yer kabuğunda ve su kaynaklarında tabii olarak bulunan, ekonomik ve ticari değeri olan petrol, doğal gaz, jeotermal ve su kaynakları dışında kalan her türlü madde bu Kanuna göre madendir.
Madenler aşağıda sıralanan gruplara göre ruhsatlandırılır:
I. Grup madenler
a) İnşaat ile yol yapımında kullanılan ve tabiatta doğal olarak bulunan kum ve çakıl.
b) Tuğla-kiremit kili, Çimento kili, Marn, Puzolanik kayaç (Tras) ile çimento ve seramik sanayilerinde kullanılan ve diğer gruplarda yer almayan kayaçlar.
(Değişik bent: 10/06/2010-5995 S.K./1.mad.) II. Grup madenler
a) Kalsit, Dolomit, Kalker, Granit, Andezit, Bazalt gibi kayaçlardan Agrega, mıcır veya öğütülerek kullanılacak kayaçlar.
b) Mermer, Traverten, Granit, Andezit, Bazalt gibi blok olarak üretilen taşlar ile dekoratif amaçla kullanılan doğal taşlar. ….” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun “Devlet hakkı ve özel idare payı” başlıklı 14. maddesinde, “(Değişik: 26/5/2004 – 5177/8 md.)
(Değişik birinci fıkra: 10/6/2010-5995/8 md.) Devlet hakkı, ocaktan çıkarılan madenin ocak başındaki fiyatından alınır.
(Ek fıkra: 10/6/2010-5995/8 md.; Değişik: 4/2/2015 – 6592/10 md.) Üretilen madenin hammadde olarak kullanılması veya satılması hâlinde, aynı pazar ortamında madenin işletmelerdeki tüvenan olarak ocakbaşı satışında uygulanan fiyat, ocak başı satış fiyatıdır. Madenlerden alınan Devlet hakkına esas olan emsal ocak başı satış fiyatı, bölgeler de dikkate alınarak her madene ait ayrı ayrı ve uygulandığı yıl için belirlenerek Genel Müdürlükçe ilan edilir. Ocak başı satış bedeli, ilan edilen emsal fiyattan daha düşük olamaz. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
(Ek fıkra: 10/6/2010-5995/8 md.) Tüvenan madenin, herhangi bir zenginleştirme işlemine tabi tutulduktan veya bir prosesten geçirildikten sonra satış fiyatının oluştuğu durumlarda, ocak başı satış fiyatı, madenin ocakta üretiminden ilk satışının yapıldığı aşamaya kadar oluşan nakliye, zenginleştirme ve varsa farklı prosese ait kullanılan tesis ve ekipmanın amortismanı dahil giderler çıkarılarak oluşan fiyattır.
Ek fıkra: 10/6/2010-5995/8 md. Değişik: 4/2/2015 – 6592/10 md.) Devlet hakkı;

c) II. Grup (a) ve (c) bendi madenlerden %4 (Kaba inşaat, baraj, gölet, liman gibi yapılarda kullanılan tüvenan hammadde dışında bu maddedeki Devlet hakkı boyutlandırılmış fiyat üzerinden alınır.) oranında
…alınır.” hükmüne yer verilmiştir.

Dava Konusu Yönetmelik Maddelerinin İncelenmesi:
Davada, 06/10/2010 tarih ve 27751 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği’nin 21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maden Yönetmeliği ile ilga edildiği görülmekle birlikte, gerek anılan Yönetmeliğin davacı hakkında tesis edilen bireysel işleme dayanak olması gerekse de 21/09/2017 tarihli Yönetmeliğin de dava konusu hükümlere benzer hükümler ihtiva etmesi nedeniyle işin esası incelenerek karar verilmesi gerekmiştir.
06/11/2010 tarih ve 27751 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği’nin “Devlet hakkına ilişkin genel hükümler” başlıklı 86. maddesinde, “(1) Devlet hakkı, ocaktan çıkarılan madenin ocak başındaki fiyatından alınır.
(2) Üretilen madenin hammadde olarak kullanılması veya satılması halinde, aynı pazar ortamında madenin işletmelerdeki tüvenan olarak ocak başı satışında uygulanan fiyat, ocak başı satış fiyatıdır. Bu fiyat emsallerinden az olamaz. Emsal fiyatının tespitinde bu maddenin üçüncü fıkrası esas alınır.
(3) Tüvenan madenin, herhangi bir zenginleştirme işlemine tabi tutulduktan veya bir prosesten geçirildikten sonra satış fiyatının oluştuğu durumlarda, ocak başı satış fiyatı, madenin ocakta üretiminden ilk satışının yapıldığı aşamaya kadar oluşan nakliye, zenginleştirme ve varsa farklı prosese ait kullanılan tesis ve ekipmanın amortismanı dahil giderler çıkarılarak oluşan fiyattır. Bu fiyat, işletme yöntemi, tenör/kalite, üretilen bölge, aynı pazar ortamı ve diğer özellikler göz önünde bulundurulduğunda benzer işletmelerdeki emsal fiyatlardan az olamaz. Benzer ürünün piyasada satış fiyatının oluşmaması durumunda, gerektiğinde piyasada fiyatı oluşan aynı veya benzer proses maliyeti olan tesisler emsal alınarak madenlerin ocak başı satış fiyatı belirlenir.

(4) Üretilen madenin ruhsat sahibine ait tesiste kullanılıyor olması halinde, aynı madenin piyasadaki ocak başı satış fiyatı emsallerinden az olamaz. Emsal fiyatının tespitinde bu maddenin üçüncü fıkrası esas alınır.
(5) Aynı tesiste birden çok aşamada piyasa satış fiyatı oluşan ürünleri üreten tesislerde ocak başı satış fiyatı, tesisteki üretim sürecinde piyasa satış fiyatı olan ilk ürünün fiyatından madenin ocakta üretiminden ilk satışının yapıldığı aşamaya kadar oluşan nakliye, zenginleştirme ve varsa farklı prosese ait kullanılan tesis ve ekipmanın amortismanı dahil giderler çıkarılarak hesaplanır.
(6) Devlet hakkı hesabında madenin tüvenan olarak satış fiyatının olması, emsal fiyatının tespitinde üçüncü fıkra hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez. Üçüncü fıkra uygulanarak tespit edilen tüvenan madenin ocak başı satış fiyatı, emsal fiyatından az olamaz.
(7) Devlet hakkı;
a) I. Grup ve II. Grup (a) bendi madenler ile mıcır, kaba inşaat, baraj, gölet, liman, yol gibi yapılarda kullanılan her türlü yapı hammaddelerinde ocak başı satış fiyatı boyutlandırılmış ve/veya yıkanmış olarak satılan fiyatı olup, bu madenlerden %4,
….
oranında alınır.
….
(34) Bu madde kapsamında yapılacak hesaplamalarda, madenler ile ilgili hangi ürünlerin baz alınacağına ilişkin esaslar Genel Müdürlük tarafından belirlenir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Kanun ve Yönetmelik maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden, gerek Maden Kanunu’nun “Devlet hakkı” başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasında gerekse de Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği’nin davaya konu 86. maddesinin 6. fıkrasında tüvenan madenin ocak başı satış fiyatının tespitine ilişkin aynı düzenlemenin yer aldığı görülmektedir.
Ayrıca; Maden Kanunu’nun “Devlet hakkı” başlıklı 14. maddesinin 4. fıkrasında II (a) grubu madenlerle ilgili ise devlet hakkının % 4 oranında alınacağı düzenlenmiş, Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği’nin davaya konu 86. maddesinin 7. fıkrasının (a) bendinde de aynı düzenlemeye yer verilmiştir.
Öte yandan, Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği’nin davaya konu 86. maddesinin 34. fıkrası yönünden ise, yukarıda yer verilen Yasa ve Yönetmelik hükümlerinden, ruhsat sahibi tarafından beyan edilen ocak başı satış fiyatının Bakanlık tarafından denetlenebileceği ve bunun sonucunda eksik beyanda bulunulduğunun tespiti halinde bunun tamamlattırılacağı açık olduğundan bu düzenlemede de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bu haliyle, Yönetmeliğin dava konusu edilen 86. maddesinin 6. fıkrası, 7. fıkrasının (a) bendi ve 34. fıkrasında, Maden Kanunu’na aykırı bir düzenleme yapılmadığından, hukuka aykırılık görülmemiştir.

II (a) Grubu madenlerde 2015 yılına ait Devlet hakkı hesaplanmasına esas ocak başı satış fiyatının tespitine dair komisyon raporunun onaylanmasına ilişkin Maden İşleri Genel Müdürlüğü’nün 26/01/2016 tarih ve 801204 sayılı işleminin İstanbul İli’ne yönelik kısımlarının incelenmesi:
Yukarıda yer verilen Yasa ve Yönetmelik hükümlerinden, ruhsat sahibi tarafından beyan edilen ocak başı satış fiyatının Bakanlık tarafından denetlenebileceği ve bunun sonucunda eksik beyanda bulunulduğunun tespiti halinde bunun tamamlattırılacağı açık olduğundan, devlet hakkına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek aksaklıkları ve tutarsızlıkları önlemek, beyanlar arasında birliği sağlayarak devlet hakkı kayıplarının önüne geçmek amacıyla davalı idarenin dayanaklarını ortaya koymak suretiyle emsal fiyat tespiti yapma konusunda yetkili olduğunda kuşku bulunmamakta olup, bu durum 04/02/2015 tarihli, 6592 sayılı Yasa ile Maden Kanunu’nun 14. maddesinde yapılan değişiklikle, “Madenlerden alınan Devlet hakkına esas olan emsal ocak başı satış fiyatı, bölgeler de dikkate alınarak her madene ait ayrı ayrı ve uygulandığı yıl için belirlenerek Genel Müdürlükçe ilan edilir.” denilmek suretiyle yasal temele de kavuşturulmuştur.
Ayrıca, mevzuatta devlet hakkının, ocaktan çıkarılan tüvenan madenin ocak başındaki fiyatından alınması genel kural olarak belirlenmiş olmakla birlikte, I. Grup ve II. Grup (a) bendi madenler ile mıcır, kaba inşaat, baraj, gölet, liman, yol gibi yapılarda kullanılan her türlü yapı hammaddeleri için, devlet hakkının hesaplanmasına esas ocak başı satış fiyatının, bu madenlerin tüvenan olarak satılması sonucu oluşan fiyatı değil, bunların boyutlandırılmış ve/veya yıkanmış olarak satılması sonucu oluşan fiyat olduğu düzenlemesine yer verilmek suretiyle genel kuraldan ayrı bir düzenlemeye gidilmiştir.
Davalı idarece, II (a) Grubu Madenlerde Devlet Hakkı Hesaplamalarında Esas Alınacak Ocak Başı Satış Fiyatlarının İstanbul İli için 2010/2 yılı için 5,50 TL, 2011 yılı için 6,00 TL, 2012 yılı için 7,00 TL, 2013 yılı için 8,00 TL ve 2014 yılı için 9,00 TL, 2015 yılı için ise 10,00 TL olarak belirlendiği görülmekte olup, davacı tarafından II (a) Grubu Madenlerde Devlet Hakkı Hesaplamalarında Esas Alınacak Ocak Başı Satış Fiyatlarının İstanbul İli için 2011, 2012 ve 2013 yıllarına ilişkin ocak başı satış fiyatlarının iptali istemiyle açılan davada, davanın reddine ilişkin Dairemizce verilen 08/02/2019 tarih ve E:2016/1435, K:2019/820 sayılı karara karşı yapılan temyiz istemi Danıştay İdari Dava Dairesi Kurulu’nun 13/01/2021 tarih ve E:2019/2015, K:2021/5 sayılı kararı ile reddedilerek Dairemizin anılan kararının onanmasına karar verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, İstanbul İli için 2015 yılı ocak başı satış fiyatlarındaki artışın geçmiş yıllara kıyasla fahiş olmadığı, makul bir seviyede olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, 2015 yılı için ilan edilen II (a) Grubu Madenlerde Devlet Hakkı Hesaplamalarında Esas Alınacak Ocak Başı Satış Fiyatlarının İstanbul İli’ne yönelik kısmında hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Davacı tarafından fazladan yatırılan … TL Danıştay temyiz başvuru harcı ile … TL Danıştay karar harcının davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
22/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.