Danıştay Kararı 8. Daire 2016/8513 E. 2021/2887 K. 03.06.2021 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2016/8513 E.  ,  2021/2887 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2016/8513
Karar No : 2021/2887

Temyiz İsteminde Bulunanlar : 1- (Davacı) …
2- (Davalı) … Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. …

İstemin Özeti : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, taraflarca 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Kararın manevi tazminata ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava, Antalya ilinde bir otelde aşcı olan davacının 09/06/2009 gününde motorsikleti ile işinden evine gitmekte iken, su ve kanalizasyon idaresince arıza giderimi için yolda açılan çukurun yeterince iyi kapatılmaması nedeniyle bu çukura düşmesi sonucu ağır yaralaması olayında idarenin kusurlu olduğu iddiasıyla 35.504,29 TL. maddi – 50.000,00 TL manevi zararın tazmini istemiyle istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; dosyada yer alan bilirkişi raporları uyarınca davalı ve davacının belirtilen oranlarda kusurlu olduğu, maddi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede;
1-Davacının kaza yapması sonrası hasara uğrayan … plakalı motosiklette oluşan zarara karşılık olmak üzere, bu aracın davacının kardeşi … adına kayıtlı olduğu ve hasar bedelinin davacı tarafından kardeşine ödenmesi nedeniyle hasar bedelinin kazanın oluşumuna sebep olan taraftan davacı tarafından istenilmesine muvafakat edildiği, davacı tarafça araçta meydana gelen hasar için 750 TL istenildiği, ancak söz konusu zarara ilişkin herhangi bir somut belge sunulmadığı anlaşılmakla, bu talebin reddedilmesi gerektiği,
2- Davacı tarafından, kaza sonrasında tedavi için kullanılmak zorunda kalınan 900,00 TL taksi ulaşım bedeli konusunda, Taksici … kaşeli ve imzalı beyanda, davacıdan tedavi sürecinde 900,00 TL taksi ulaşım bedeli alındığının belirtildiği, bu miktarın tedavi süreci ve mesafeler itibariyle de Mahkemece muteber bulunduğu ve davacının kusur oranı da dikkate alınarak 630,00 TL’sinin davacıya verilmesi gerektiği,
3- Davacı tarafından tedavi sürecinde 750,00 TL özel muayene ücreti ödemek zorunda kaldığı iddia edilerek bu tutar istenilmiş ise de bu konuda herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığından bu talebin reddedilmesi gerektiği,
4- Ayrıca kaza sonrası davacıda oluşan geçici işgöremezlik hali için 3.000,00 TL isteniliyor ise de bu dönem için davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu’nca 164 günlük dönem için toplam 2.652,56 TL ödeme yapıldığı, Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde ise bu tutarın davacının kusur oranı da dahil edilmek suretiyle 2.516,08 TL olarak hesaplandığı, dolayısıyla geçici iş göremezlik dönemine ilişkin alacağın SGK tarafından karşılanmış olması nedeniyle bu döneme ilişkin davacının bir alacağının bulunmadığı sonucuna varıldığı,
5- Kaza sonrası kalıcı iş gücü kaybı nedeniyle uğranılan zarar miktarına gelince; Mahkemece bu zarar dönemi için de bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, söz konusu inceleme sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının %11,3 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş olduğu ve kazanın oluşumunda %30 oranında kusurlu olduğu da dikkate alınarak nihai ve gerçek zararının 31.389,96 TL olduğu ve bu miktardan geçici olarak iş göremediği dönem için almış olduğu 2.652,56 TL ödemenin düşülmesi gerektiği ve nihai olarak 28.737,40 TL tazminatın davalı idarece karşılanması gerektiği gerekçesiyle, meydana gelen kazada idarenin hizmet kusuru bulunması ve olaydaki kendi kusur oranı da dikkate alınmak suretiyle tespit edilen 29.367,40 TL maddi tazminatın(630,00 TL ulaşım+28.737,40 TL sürekli işgöremezlik olmak üzere) davalı idarece tazminine; davalı idarenin yukarıda sözü edilen hizmet kusuru nedeniyle davacının yaralanmasından dolayı olarak duyulan elem ve üzüntü karşısında takdiren davacıya 10.000,00 TL manevi tazminat ödenmesi, manevi tazminatın fazlaya ilişkin kısmının ise reddine karar verilmiş olup, karar taraflarca karşılıklı olarak temyiz edilmiştir.
Davacının Maddi Tazminata İlişkin Temyiz İstemi ile Davalı İdarenin Temyiz İstemi Yönünden:
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe usul ve kanuna uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, kararın bu kısmının onanması gerekmektedir.
Davacının Manevi Tazminata İlişkin Temyiz İstemi Yönünden:
Anayasanın 125. maddesinde; idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu belirtilmiştir.
İdareler kural olarak yürüttükleri kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlüdürler. İdari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Bir başka anlatımla, kamu idareleri, yürüttükleri hizmetin işleyişini sürekli kontrol etmek ve gerekli önlemleri almakla yükümlüdürler. Bu yükümlülüğün tam ve gereği gibi yerine getirilmemiş olması nedeniyle doğan zararların, hizmeti yürütmekle yükümlü bulunan idare tarafından tazmini gerekeceği açıktır.
Manevi tazminat, malvarlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekmekte ise de, tam yargı davalarının niteliği gereği takdir edilecek miktarın aynı zamanda idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak bir oranda olması gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının 9.6.2009 tarihinde saat 01.30-01.40 sıralarında … plakalı motosiklet ile … Caddesi’ni takiben …Kavşağı …Kavşağı yönünde seyri esnasında otobüs durağı önüne geldiğinde yol sathındaki çukur nedeniyle aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek devrilmesi sonucu ayağında ağır (4). derecede hayati fonksiyonlarını etkileyecek nitelikte kırık oluşması suretiyle yaralandığı, konu hakkında bölgedeki çukurun oluşumunda … Su ve Atıksu İdaresi personelinin olay öncesinde çalışma yapması ve çukurun oluşumundaki kusurları nedeniyle ceza davasının yanı sıra davacı tarafından tazminat davası da açıldığı, … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin … esasında görülen davada bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve kazanın oluşumunda ASAT sorumlularının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun karayolları trafik güvenliği ile ilgili 13/b maddesine göre kural ihlali yaptıkları ve olayda birinci derecede %70 oranında kusurlu oldukları, davacının ise aynı Kanunun 52/b maddesinde belirtilen “Sürücüler hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar.” kuralını ihlal ettiği gerekçesiyle %30 oranında kusurlu olduğu görüşüne varıldığı, benzer ifadelerin trafik polislerince olay sonrası düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında da yer aldığı, ayrıca Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi … Anabilim Dalı Başkanlığı’ndan davacının %11,3 oranında işgöremezlik oranına uğradığı konusunda rapor alındığı, bu dosyada ASAT’ın idare olması nedeniyle ayrılmak suretiyle … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin … esasına kayıtlı dosya ile davanın devam ettiği ve anılan Mahkemece … gün ve … sayılı karar ile davanın görev yönünden reddedildiği, bu kararın Yargıtayca da onandığı, ayrıca ASAT bünyesinde çukurun oluşmasına sebebiyet veren şahısların taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma fiilinden … Sulh Ceza Mahkemesi’nde yargılandığı ve suçlarının sabit görülerek çeşitli cezalara çarptırıldıkları, sonrasında maddi ve manevi tazminat istemli bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu olayda, idarenin kusurunun ağırlığı, olayın oluş şekli ve zararın niteliği dikkate alındığında, Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının, duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa giderecek, idarenin hizmet kusurunu ortaya koyacak düzeyde olmadığı görülmekte olup; kararın bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Buna göre, Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı yetersiz bulunduğundan, manevi tazminatın amaç ve niteliği dikkate alınarak yukarıda belirtilen ölçütlere göre manevi tazminatın Mahkemece yeniden belirlenmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; … İdare Mahkemesinin manevi tazminata ilişkin kısmının bozulmasına, diğer kısımlarının onanmasına bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 03/06/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.