Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2018/2286 E. , 2022/5761 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/2286
Karar No : 2022/5761
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ankara Büyükşehir Belediyesi mücavir alan sınırları içerisinde, Kahramankazan – Ankara hattında … plakalı araç ile özel toplu taşıma hizmeti veren davacı tarafından, sözleşme gereğince belirlenen durak katılım payının süresi içerisinde ödenmediğinden bahisle araç çalışma ruhsatının iptal edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Ankara Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davalı idare ile 11.08.2008 tarihinde imzalanan Özel Toplu Taşıma Araçları Sözleşmesinde ikametgah adresini … Mahallesi, … Sokak No…/… Keçiören/ANKARA” olarak bildirdiği, 22.02.2013 tarihi itibariyle davacının adres kayıt sistemindeki adresinin … Mahallesi, … Sokak … Blok No… İç Kapı No…. Keçiören ANKARA” olarak değiştiği, 2015 yılı Ağustos ayına ait durak katılım payının ödenmesi için davacının eski adresine tebligat yapılarak 30 günlük süre verildiği, verilen süre sonunda durak katılım payının ödenmediğinden bahisle sözleşmesinin feshedilerek araç çalışma ruhsatının iptal edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı, Ankara Büyükşehir Belediyesi EGO Genel Müdürlüğü Özel Toplu Taşıma Araçları Yönetmeliği ve sözleşme hükümlerine bakıldığında, işleticinin idareye bildirdiği adresin yapılacak tebligatlar için esas olduğu, her türlü tebligatın yazılı olarak gösterilen bu adrese yapılacağı, adreste yapılacak değişikliğin ise yalnızca noterlikçe yapılacak tebligat ile mümkün olduğu vazedilmiş ise de, 7201 sayılı Tebligat Kanununda, kişilerin yapacağı adres değişikliği için noterlik işleminin aranmadığı, dolayısıyla anılan bu düzenlemelerin 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesinde düzenlenen tebligata ilişkin hakları sınırlandırdığı sonucuna varıldığı, keza, normlar hiyerarşisine göre Yönetmelik ve idari sözleşme hükümlerinin Kanun hükümlerini daraltıcı, sınırlayıcı ve ortadan kaldırıcı şekilde düzenlenemeyeceğinin hukukun en kadim ve genel ilkelerinden olduğu, bu durumda 2015 yılı Ağustos ayına ait durak katılım payının ödenmesi için 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca davacının bilinen en son adresi tebligata elverişli olmadığı için adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine bir tebligat yapılması gerekirken, 7201 sayılı Kanuna aykırı şekilde anılan Yönetmelik ve sözleşme hükümlerine göre sözleşmede belirtilen adresin değiştiğine dair bildirimin noterlik vasıtasıyla yapılmadığından bahisle eski adrese çıkarılan tebligat sonucunda sözleşmenin feshedilerek araç çalışma ruhsatının iptaline ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; usul yönünden, kurumlarının 2016 yılı itibariyle Ankara Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı’na bağlanması nedeniyle taraflarına husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığı, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçtikten sonra açıldığı; esas yönünden ise, 2015 yılı Ağustos ayına ait durak katılım payının ödenmesi gerektiğine dair yazının davacının sözleşmede bildirdiği adresine gönderilmesine rağmen borcun süresi içinde ödenmemesi nedeniyle dava konusu işlemin tesis edildiği, davacının noter onaylı adres değişikliğini davalı idareye bildirmediği, bu nedenle yapılan tebligatın geçerli olduğu ve dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davalı idarenin usule ilişkin itirazları kabul edilmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 19/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.