Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2018/2840 E. , 2022/5386 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/2840
Karar No : 2022/5386
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) …. Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av…
UETS adresi vardır.
2- (DAVACI) … Derneği
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi’nin 14.07.2016 tarih ve 2016/4-12 sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K… sayılı kararıyla; turizm taşımacılığında kullanılacak taşıtların 0-5 yaş aralığında olmasına ilişkin olarak UKOME tarafından yeni bir karar alındığı, 02.11.2016 tarih ve 2016/8-15 sayılı UKOME kararıyla 0-10 yaş dilimi araçlar ile faaliyet yapılabileciğinin düzenlendiği anlaşılmakla dava konusu UKOME kararının bu kısmı yönünden davanın konusunun kalmadığı; İstanbul genelinde farklı servis taşımacılık türleri bulunsa da bunların özünde servis aracı olduğu dikkate alındığında turizm servis taşımacılığına dair diğer şartların yerine getirilmesi durumunda yaz aylarında okul servis araçları ile turizm faaliyeti yapılabilmesinde bir engel bulunmadığı, diğer taraftan dava konusu UKOME kararıyla getirilen diğer düzenlemelerin dünyanın sayılı metropollerinden biri olan ve tarihi, doğası ve kültürüyle her yıl milyonlarca turist tarafından ziyaret edilen İstanbul ilinde turizm servis taşımacılığı yapacak firmalara ve araçlara belli bir standart ve kalite getirme amacını taşıdığı sonucuna varıldığından alınan kararlarda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu UKOME kararının; turizm taşımacılığında kullanılacak taşıtların 0-5 yaş aralığında olmasına ilişkin kısmı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davanın diğer kısımları yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; turizm taşımacılığının yurtiçi ve yurtdışı yapıldığı ve bu taşımacılık organizasyonunun asıl olarak seyahayat acentaları aracılığı ile yapılmasının öngörülmüş olduğu dikkate alındığında şehir içinde yapılacak olan bir turizm servis taşımacılığının da bu taşımacılığın ayrılmaz bir parçası ve uzantısı olduğunun kabulü gerektiği, Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nin 25. maddesinde, hangi tür yetki belgesi sahiplerinin öz mal taşıtları ile taşımacılık yapabileceği, hangilerinin sözleşmeli taşıtlar kullanabileceğinin sayma yolu ile belirlendiği, dava konusu UKOME kararında ise herhangi bir ayrıma gidilmeksizin yalnız özmal taşıtlar ile taşıma yapılmasının zorunlu kılındığı, bu açıklamalar karşısında, Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde açıkça düzenlenmiş olan bir konuda yapılan düzenlemede yetki yönünden hukuka ve mevzuata uyarlık görülmediği gerekçesiyle; Mahkeme kararının, dava konusu UKOME kararının “turizm taşımacılığı hizmetinin gerçek veya tüzel kişilere ait özmal taşıtlar ile yapılmasına, alt taşımacı tayin edilmemesine” yönelik olarak davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına ve bu kuralın iptaline, kararın diğer kısımlarına yönelik istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVALI İDARENİN İDDİALARI : Usul yönünden, davanın süreaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği; esas yönünden ise, mevzuat hükümleri uyarınca belediye sınırları dahilinde her türlü taşımacılık faaliyetinin şartlarını belirleme görev ve yetkisinin münhasıran UKOME’ye ait olduğu, okul servis araçlarının gerekli izinler alınmak kaydıyla farklı servis taşımacılığı da yapabileceği ileri sürülerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhe olan kısımlarının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu düzenlemenin normlar hiyerarşisine uygun olmadığı, Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde yer alan düzenlemelere aykırı düzenlemeler yapıldığı, okul servis araçları ile turizm taşımacılığı yapılabilmesi için yetki belgesi alınması gerektiği ileri sürülerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhe olan kısımlarının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının lehlerine olan kısmının onanması gerektiği savunulmaktadır. Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 05/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.