Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2018/2881 E. , 2022/6284 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/2881
Karar No : 2022/6284
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Niğde ilinde … sicil sayı ile II-a grubu maden ruhsatıyla kalsit maden işletmeciliği yapmakta olan davacının 2010-2013 arası devlet hakkına esas ocak başı satış fiyatının idarece düşük olduğundan bahisle revize Devlet hakkı farkının yatırılmasının istenilmesine ilişkin … Bakanlığı’nın … tarihli … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; mevzuat hükümlerinin hilafına davacı şirketin ocak başı satış fiyatı tespit edilirken haricen satın alınan malzemelerin de hesaplamaya dahil edildiği, öte yandan listeyle belirlenen ocak başı satış bedelinin (Niğde ilinde 2013 yılı için 6,50-TL, 2012 yılı için 6,00-TL olarak belirlendiği anlaşılan) üzerinde belirlenen tutara ilişkin başkaca somut tespit yer almadığı görüldüğünden, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, ocaktan çıkan malzemenin tamamının işlenmek üzere rödövansçı firmaya gönderildiği, tüvenan satış faturasının bulunmadığı, tetkik heyetince davacı tarafından beyan edilen ocak başı satış fiyatının düşük olduğu, 2010 yılı için beyan edilen üretimin yanı sıra dışardan da malzeme alımı yapıldığı, rödövansçının kesin mizanı incelenerek hesap edilen satış fiyatının emsal alınması gerektiği sonucuna varıldığı ve ocak başı satış fiyatının 2010, 2011 ve 2012 yılları için 20,96 TL üzerinden, 2013 yılı ocak başı satış fiyatının ise 24,26 TL üzerinden revize edilmesi gerektiği sonucuna varıldığı, revize fiyatların rödövansçı firmanın mizanları dikkate alınarak yıllara göre emsal ocak başı satış fiyatının belirlendiği, Maden Kanunun beyanı esas alan bir kanun olduğu, tetkik sırasında tespite dayalı oluşan devlet hakkı farkının istenildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Devlet hakkının tüvenan maden üzerinden hesaplanması gerektiği, işlenmemiş halde satılan madenden, işlenmiş maden fiyatı üzerinden Devlet hakkı istenildiği, satış faturalarında yazılı bedeller üzerinden ocak başı satış fiyatının beyan edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından ocaktan çıkarılan maden işlenmemiş hali ile rödövansçı şirkete satıldığı, rödövansçı tarafından dava konusu ruhsatın yanı sıra dışardan da malzeme alınarak madenin işlendiği ve piyasaya satıldığı, idarece ruhsat sahasında yapılan tetkik neticesinde sunulan 07.05.2014 tarihli raporda, 2010/2 dönem, 2011, 2012 ve 2013 yılları için verilen satış bilgi formlarının revize edilmesi gerektiği tespit edilerek, 2010 yılı için beyan edilen satış bilgi formunda 12.051,50 ton üretim ve satış beyan edildiği ve 5 TL üzerinden oluşan Devlet hakkının yatırıldığı, tetkikte, 12.051,50 ton üretimin yanı sıra dışarıdan malzeme alımı yapıldığı toplam 88.331 ton ekte örneği sunulan kesin mizanın incelenmesi neticesinde gelirler toplamı/giderler/tonaj= 2010 yılı için satış fiyatının 1,71 TL olduğu, satış fiyatının emsal alınması gerektiği belirtilerek ocak başı satış fiyatının 2010 yılı için 20.96 TL üzerinden revize edilmesi gerektiği; 2011 yılı için, 14.356.38 ton üretim ve satış beyan edildiği 5,5 TL üzerinden oluşan Devlet hakkının yatırıldığı, 14.356.38 ton üretimin yanı sıra dışardan malzeme alımı yapıldığı toplam 169.650 ton ekte örneği sunulan kesin mizanın incelenmesi sonucu gelirler toplamı/giderler/tonaj= 2011 yılı satış fiyatının emsal alınması gerektiği ve ocak başı satış fiyatının 20,96 TL üzerinden revize edilmesi gerektiği; 2012 yılı için, 14.373 ton üretim ve satış beyan edildiği ve 6,5 TL üzerinden oluşan Devlet hakkının yatırıldığı, 14.373 ton üretimin yanı sıra dışarıdan malzeme alımı yapıldığı toplam 61.375 ton ekte örneği sunulan kesin mizanın incelenmesi sonucu gelirler toplamı/giderler/tonaj = 2012 yılı için satış fiyatının 20.96 TL olduğunun tespit edildiği ve son olarak 2013 yılı için, 15.622 ton üretimin yanı sıra dışardan malzeme alımı(82.170 ton) yapıldığı toplam 97.792 ton ekte örneği sunulan kesin mizanın incelenmesi sonucu gelirler toplamı/giderler/tonaj dikkate alınarak 24,26 TL üzerinden Devlet hakkının yatırılması gerektiği sonucuna varılarak dava konusu işlem tesis edilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
Maden Kanunu’nun 14. maddesinde” (1) Devlet hakkı, ocaktan çıkarılan madenin ocak başındaki fiyatından alınır.
(2) Üretilen madenin hammadde olarak kullanılması veya satılması hâlinde, aynı pazar ortamında madenin işletmelerdeki tüvenan olarak ocak başı satışında uygulanan fiyat, ocak başı satış fiyatıdır. Madenlerden alınan Devlet hakkına esas olan emsal ocak başı satış fiyatı, bölgeler de dikkate alınarak her madene ait ayrı ayrı ve uygulandığı yıl için belirlenerek Genel Müdürlükçe ilan edilir. Ocak başı satış bedeli, ilan edilen emsal fiyattan daha düşük olamaz. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
(3) Tüvenan madenin, herhangi bir zenginleştirme işlemine tabi tutulduktan veya bir prosesten geçirildikten sonra satış fiyatının oluştuğu durumlarda, ocak başı satış fiyatı, madenin ocakta üretiminden ilk satışının yapıldığı aşamaya kadar oluşan nakliye, zenginleştirme ve varsa farklı prosese ait kullanılan tesis ve ekipmanın amortismanı dahil giderler çıkarılarak oluşan fiyattır
(4) Devlet hakkı;
a) I. Grup (a) bendi madenlerin valilik veya il özel idaresince belirlenen ve ilan edilen boyutlandırılmış ve/veya yıkanmış piyasa satış fiyatı üzerinden %4 oranında,
b) I. Grup (b) bendi madenlerden %4 oranında,
c) II. Grup (a) ve (c) bendi madenlerden %4 (Kaba inşaat, baraj, gölet, liman gibi yapılarda kullanılan tüvenan hammadde dışında bu maddedeki Devlet hakkı boyutlandırılmış fiyat üzerinden alınır.) oranında,…. alınır.
(5) Ruhsat sahibi tarafından beyan edilen ocak başı satış fiyatı Bakanlık tarafından denetlenir ve eksik beyanlar tamamlattırılır. İşletme izni olan maden ruhsatlarından her yıl en az ruhsat taban bedeli kadar Devlet hakkı alınır. Ancak, kaynak tuzlalarında alınacak Devlet hakkında bu şart aranmaz…. ” hükmünü içermektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Maden Kanununda II-a grubu madenlerden alınacak Devlet hakkının tüvenan madenin herhangi bir zenginleştirme işlemine tabi tutulduktan veya bir prosesten geçirildikten sonra satış fiyatının oluştuğu durumlarda, ocak başı satış fiyatı, madenin ocakta üretiminden ilk satışının yapıldığı aşamaya kadar oluşan nakliye, zenginleştirme ve varsa farklı prosese ait kullanılan tesis ve ekipmanın amortismanı dahil giderler çıkarılarak oluşan fiyatı olduğu, II-a grubu madenlerin ocak başı satış fiyatının madenin boyutlandırılmış ve yıkanmış olarak satılan fiyatı olduğu belirtilmiştir. Bu kurallara göre de dava konusu ocaktan alınacak Devlet hakkının madenin işlenmiş hali üzerinden alınacağı açıktır. Devlet hakkı, maden istihracı ile sağlanacak gelirden Devlet payına düşen ve ödeme yükümlülüğü ruhsat sahibine ait olan kısım olarak tanımlanmaktadır. Bu nedenle sadece ocaktan çıkarılan maden üzerinden alınması gereken bir bedeldir. Ancak olayda madenin işlenmiş halinin yanı sıra rödövansçı tarafından dışardan alınan malzeme de hesaba katılarak bir bedel belirlenmiştir.
Uyuşmazlıkta idarece yapılan hesabın rödövansçının kesin mizanları dikkate alınarak emsal ocak başı satış fiyatlarının belirlendiği ifade edilmekle birlikte rödövansçı tarafından dışardan malzeme alımı yapıldığı ve bu malzemenin de davacının Devlet hakkı hesabına dahil edildiği anlaşıldığından, bu malzemenin niteliğinin ne olduğunun önem arz ettiği ve niteliğinin tespit edilmesi gerekmektedir. Anılan malzemenin ocaktan çıkarılan maden ile aynı nitelikte bir maden mi yoksa davacının ruhsat sahasından çıkarılan madeni işlemeye yardımcı başka nitelikte bir ürün mü olup olmadığı dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden anlaşılamadığından, Mahkemece, öncelikle “dışardan alınan malzemenin” niteliğinin ne olduğu araştırıldıktan davacının Devlet hakkı hesabına dahil edilip edilemeyeceği anlaşıldıktan sonra, rödövansçı mizanına göre idarece yapılan hesabın doğruluğunun incelenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılması ve bunun sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, eksik inceleme sonucu dava konusu işlemin iptali yönündeki kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 04/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.