Danıştay Kararı 8. Daire 2018/3165 E. 2022/5636 K. 13.10.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2018/3165 E.  ,  2022/5636 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/3165
Karar No : 2022/5636

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Üniversitesi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nde Araştırma Görevlisi olarak görev yapan davacının; 28.11.2016 tarihi itibariyle müstafi sayılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile müstafi sayılmasına dayanak teşkil eden ücretsiz izin talebinin reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali i istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacının, 10.10.2016 tarihinde davalı idareye başvurarak 657 sayılı Kanun’un 108/e maddesi uyarınca ücretsiz izin talebinde bulunduğu, 10.11.2016 tarihinde ise avukatı aracılığıyla aynı Kanun’un 108. maddesinin 1. fırkası uyarınca on sekiz ay ücretsiz izin talebinde bulunduğu, bakmakla yükümlü olduğu çocuğunun tedavisi uzun süren bir hastalığının bulunması durumunda verilen ikinci üç aya kadar iznin bitiminden itibaren sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla onsekiz aya kadar aylıksız izin verilebileceğinin Devlet Memurları Kanunu’nun 105. maddesinin son fıkrasında açıkça düzenlendiği, dolayısıyla davacının engelli çocuğuna ilişkin rapor göz önünde bulundurulmadan izin talebinin reddedildiği görüldüğünden; davanın, izin isteminin reddine ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu, davacının görevine gelmediği her bir gün için ayrı ayrı tanzim edilecek tutanaklar ile durumun ortaya konulması gerekirken bu usule uyulmadan tutanak tanzim edildiği, sonuç olarak usulüne uygun olmayan tutanaklar gerekçe gösterilerek davacının kesintisiz 10 gün görevini terk ettiğinden bahisle müstafi sayıldığı görüldüğünden davacının müstafi sayılmasına ilişkin işlemin de hukuka uygun olmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; davacının izin başvurusu üzerine davalı idarece Devlet Memurları Kanunu’nun 105. ve 108. maddeleri kapsamında birlikte değerlendirme yapılarak bir cevap verilmesi gerekirken, 108. maddenin (e) bendi gerekçe gösterilerek talebinin reddedildiği anlaşıldığından, davacının ücretsiz izin isteminin bu gerekçeyle reddedilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, 2547 sayılı Kanunun 62. maddesi ve 2914 sayılı Kanunun 20. maddesi ile üniversite öğretim elemanlarının özlük hakları ile ilgili hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ve genel hükümlerin uygulanacağının belirlendiği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 94. maddesinde yer verilen Devlet memurlarının çekilmiş sayılmasına ilişkin düzenlemenin ise özlük hakkı kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı görüldüğünden, anılan Kanun hükümleri uyarınca yapılan atıflara istinaden üniversite öğretim elemanları hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 94. maddesinin uygulanamayacağı sonucuna varılarak öğretim görevlisi olarak görev yapan davacının; mazeretsiz bir şekilde on günü aşan bir süre mesaiye gelmediğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 94. maddesi uyarınca görevinden çekilmiş sayılmasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılarak istinaf isteminin belirtilen gerekçeler ile reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının toplamda bir yıllık ücretsiz izin hakkının tamamını kullandığı, hiçbir şekilde ücretsiz izin hakkının bulunmadığı, kaldı ki yıllık veya mazeret izninin kullanılması izin dilekçesinin idareye verilmesiyle değil, izin dilekçesinin idare tarafından kabulü ile birlikte sonuç doğuracağı, dolayısıyla davacının herhangi bir mazeret belirtmeksizin kesintisiz olarak on gün işe gelmediğinin tutanaklarla tespit edildiği belirtilerek dava konusu işlemin hukuka uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı vekili tarafından, usul ve hukuka uygun olarak verilen istinaf kararının onanması gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 13/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.