Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2018/33 E. , 2022/4416 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/33
Karar No : 2022/4416
DAVACI : … Odası
VEKİLİ : Av. …
DAVALILAR : 1- … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU :
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın … gün ve … sayılı işlemiyle bildirilen, YÖK Yürütme Kurulu’nun … tarih ve …sayılı toplantısında alınan; “İçmimar Programı ile Peyzaj Mimarlığı Programı mezunlarının Mimarlık eğitimine eşdeğer bir eğitim almadıklarına, Mimar kadrosuna atanmalarının uygun olmadığına” ilişkin kararın iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Peyzaj mimarlarının, kamusal veya özel mülkiyette bulunan alanlar dahil olmak üzere tüm açık ve yeşil alanları düzenledikleri, yapı üretim sürecinde planlama, tasarım, yapım, uygulama ve yönetim ile ilgili mimar ve mühendislerle birlikte çalıştıkları, peyzaj mimarlığının mimarlık ve mühendislik alanının buluştuğu bir disiplin olduğu, mimarlık ve içmimarlık ile farklı ihtisas alanları olmakla birlikte mimarlık alanının ortak dersleri ve çalışma alanları ile ilgili eğitimleri aldıkları, bu alanların birbirinden keskin şekilde ayrılmasının mümkün olmadığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36. maddesinin 1. fıkrasında gösterilen “Teknik Hizmetler Sınıfı”nda yer alan Mimar ibaresinin dar yorumlanarak peyzaj mimarlarının bu sınıf dışına çıkarılmasının Kanunun lafzıyla bağdaşmadığı, peyzaj mimarlığının “Mimarlık” unvanını taşıdığının kabul edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMALARI :
… Başkanlığı’nın Savunması: Dava konusu işlemin tesisinden önce Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı’nın görüşünün alındığı, mimarlar ve iç mimarlar ile peyzaj mimarları arasında eğitim, mezuniyet unvanı, kayıt olunan oda, üyelik şartları, görev tanımı, imza yetkisi, fenni mesuliyet gibi birçok alanda ayrım olduğu, lisans programlarının giriş koşullarının, eğitim müfredatının, meslek unvanlarının, odalarının, icra yetkilerinin farklı olduğu, bu nedenle kamu kurum ve kuruluşlarında münhal bulunan mimar kadrosuna atanmalarının uygun olmadığı savunulmaktadır.
… Başkanlığı’nın Savunması: Savunma süresinde verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; Yükseköğretim Yürütme Kurulu’nun … tarih ve … sayılı toplantısında alınan; “İçmimar Programı ile Peyzaj Mimarlığı Programı mezunlarının Mimarlık eğitimine eşdeğer bir eğitim almadıklarına, Mimar kadrosuna atanmalarının uygun olmadığına” ilişkin kararın iptali istemiyle YÖK ve Üniversitelerarası Kurul Başkanlığına karşı açılmıştır.
Ülkemizde Peyzaj Mimarlığı Bölümü’nün temelini 1958 yılında kurulan “Bahçe Mimarisi Kürsüsü” oluşturmuş, Ege Üniversitesi Senatosunun 28.12.1976 tarihli kararı ile bu kürsü, “Peyzaj Mimarlığı ve Süs Bitkileri Bölümü” adıyla akademik görevlerine devam etmiş, 1977–1978 öğretim yılında lisans öğretimine başlayan bölüm, 18.02.1982 tarihinde “Üniversitelerde Akademik Teşkilat Yönetmeliği’nin yürürlüğe girmesi ile “Peyzaj Mimarlığı Bölümü” adını almış, 1990 Bölüm mezunları “Peyzaj Mimarı” unvanı almaya hak kazanmıştır. Bu eğitimi veren yükseköğretim kurumlarınca, Peyzaj mimarlığı; “fiziksel çevrenin işlevselliğini ve yaşam kalitesini arttırmak amacıyla, doğal ve kültürel peyzajları koruma ve yönetme ilkesinden hareket ederek, arazinin planlanması, tasarlanması, onarılması ve yönetimini içeren uygulamalı bir bilim dalı ve meslek disiplinidir” şeklinde tanımlanmış; Bu bölümün amacı, “insana daha kalite ve yaşanabilir kırsal ve kentsel peyzajlar/mekânlar sunma yanında doğal kaynakların sürdürülebilir bir biçimde korunmasını ve planlanmasındır. Diğer bir değişle fiziksel çevreyi planlar ve tasarlarken insan refahıyla birlikte diğer canlı ve cansız unsurları da temel referanslar olarak dikkate alan bir yaklaşımla eğitim-öğretim, araştırma, uygulama çalışmalarını kurgulamaktadır.” olarak belirtilmiştir.
Görülüyorki peyzaj mimarı, ne mimarların ne de Orman ve Ziraat mühendislerinin formasyonunda olmıyan bir planlayıcı durumunda olmakla birlikte, bunlarla bazı ortak yönleri de bulunmaktadır.
YÖK’ün içmimar ve peyzaj mimarlığı unvanı ile ilgili olarak almış olduğu kararlar incelendiğinde;
22.03.2006 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında alınan kararda;
Peyzaj mimarlarının, Teknik Hizmetleri Sınıfında, “peyzaj mimarı unvanı” alabilecek ve “mühendis kadrosunda” istihdam edilebilecekleri;
25/01/2012 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında alınan kararda;
İçmimarların Teknik Hizmet Sınıfı kadrolarda istihdam edilebileceklerine ve kadro unvanlarında içmimar kadrosunun bulunduğu kurumlarda içmimar kadro unvanını, içmimar kadrosunun bulunmadığı kurumlarda ise “Mimar kadro unvanını” kullanabilecekleri belirtilmiştir.
Devlet Personel Başkanlığının, “ülkemizde mimarlık mesleği kendi içerisinde mimarlık, İçmimarlık ile şehir ve bölge plancılığı şeklinde farklı ihtisaslaşmaya gitmiş bulunmakta olduğunu, bu aynmın mimarlar ile içmimarlar arasında eğitim, mezuniyet unvanı, kayıt olunan oda, üyelik şartlan, görev tanımı, imza yetkisi ve fenni mesuliyet gibi bir çok alanda kendini gösterdiği belirtilerek 25.01.2012 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu kararının yeniden incelenmesini ve 3715 sayılı Kanunun Ek 1. maddesi kapsamında “İçmimarlık” mezunlarının kamu kurum ve kuruluşlarında münhal bulunan “Mimar” kadrosuna atanıp atanamayacağı” konusunda görüş istem yazısı üzerine dava konusu 18.10.2017 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında; görüş isteminde yer almayan “peyzaj mimarlığı” programı da dahil edilmek suretiyle; Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı görüşü de dikkate alınarak, “İçmimar Programı ile Peyzaj Mimarlığı Programı mezunlarının Mimarlık eğitimine eşdeğer bir eğitim almadıklarına Mimar kadrosuna atanmalarının uygun olmadığına ve … tarih ve … sayılı Yürütme Kurulu kararının iptal edilmesinin uygun olduğuna” karar verilmiştir.
Davaya bakan 8. Dairenin Üniversitelerarası Kurul Başkanlığını da hasım konumuna alarak, dava konusu kararın alınmasında etkili olan görüşü sorması üzerine, Kurul tarafından verilen savunmada, Mesleki Unvanları Belirleme Komisyonu tarafından düzenlenen ve Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı Yönetim Kurulunun 25/09/2018 tarihli toplantısında görüşülerek kabul edilen rapordan bahsedilmiştir.
Anılan raporda, “657 sayılı Kanunun 36. maddesinin 1. fıkrasında gösterilen “Teknik Hizmetler Sınıfı”nda, (inşaat, gıda mühendisi gibi) herhangi bir mühendislik dalından mezun olan bireylerin meslekleri konu edilmeksizin “mühendis” olarak kabul edilmesi söz konusu iken, mimarlık mesleğinin içinden doğan ve ihtisaslaşan peyzaj mimarlarına, meslek unvanında “mimar” kelimesi geçmesine rağmen mimar sınıfında yer verilmemesinin mağduriyet ve adaletsiz bir yaklaşım doğurduğu; sonuç olarak, peyzaj mimarlarının iş başvurularında mimarların başvurduğu yerlere mimar olarak başvurmalarının uygun olmayacağı; ancak “Teknik Hizmetler Sınıfı”nda tanımlanarak peyzaj mimarı unvanıyla atanmalarının uygun olduğu” kanaati bildirilmiştir.
Öte yandan, 8. Dairenin ara kararına Devlet Personel Başkanlığı tarafından verilen cevapta, teknik hizmetler sınıfını teşkil eden unvanlara ilişkin bir görev tanımının bulunmadığı ve Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Usul ve Esaslar ekindeki cetvelde de “peyzaj mimarı” unvanının olmadığı belirtilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 36 ncı maddesinin “ortak hükümler” bölümünün (A) bendinin 2 nci fıkrasında, “Dört yıl süreli yüksek öğrenimi bitirenlerden yüksek mühendis, mühendis, yüksek mimar, mimar sıfatını almış olanlar ile bunlardan öğretmenlik hizmetinde çalışanlar, Erkek Teknik Yüksek Öğretmen Okulu, Erkek Teknik Öğretmen Okulu ve Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu mezunları, İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi ile Uygulamalı Endüstri Sanatları Yüksek Okulu mezunları1, Teknik Eğitim Fakültesi (Yüksek Teknik Öğretmen Okulu) ve Güzel Sanatlar Fakültesi, (İstanbul Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu) mezunları2, öğrenimlerine göre tespit edilen giriş derece ve kademelerine bir derece,” hükmü yer almaktadır. Anılan hükümde bir unvan sayılmış birde okul isimleri sayılmıştır.
Diğer taraftan, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 43 üncü maddesinin (b) bendinde yer alan “Aynı meslek ve bilim dallarında, eğitim – öğretim yapan üniversitelerde, eğitim – öğretim, metod, kapsam, öğretim süresi ve yıl içindeki değerlendirme esasları bakımından eşdeğer olması ve öğrenimden sonra kazanılan unvanların aynı ve elde edilen hakların eşdeğer sayılması hususu Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine; öğretmen yetiştiren birimler için belirtilen esasların tespiti Milli Eğitim Bakanlığı ile de işbirliği yapılarak, Yükseköğretim Kurulunca düzenlenir.” hükmü uyarınca yüksek öğrenim ile elde edilen unvanları belirleme ve elde edilen hakların eşdeğer sayılması hususunda Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı yetkili kılınmıştır.
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığınca da … tarih ve … sayılı Kararı ile Ziraat Fakültesi ve Orman Fakültelerinin Peyzaj Mimarlığı Bölümü mezunlarına “Peyzaj Mimarı” unvanının verilmesi kararlaştırılmıştır.
Ayrıca, 17/6/1938 tarih ve 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanunun 1 inci maddesinde “Türkiye Cumhuriyeti hududları dahilinde mühendislik ve mimarlık unvan ve salahiyeti ile sanat icra etmek isteyenlerin aşağıda yazılı vesikalardan birini haiz olmaları şarttır:
“a) Mühendislik veya mimarlık tahsilini gösteren Türk yüksek mekteblerinden verilen diplomalar;….” hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca peyzaj mimarı unvanı kullanmaya hak kazanan ve 3458 sayılı Kanunda belirtilen ve muteber bir belgeye sahip olması sebebiyle; peyzaj mimarlarının 657 sayılı Kanunun 36 maddesi ortak hükümler bölümünün (A) bendinin 2 fıkrası hükmünden faydalandırılması gerekmektedir.
Yine Ziraat Fakültesi Peyzaj Mimarlığı bölümünü bitirmek suretiyle Peyzaj Mimarı unvanını kazanan ve istidlalci olarak çalışan bir şahsın açmış olduğu davada; Danıştay 2. Dairesinin, “Ziraat Fakültesi Peyzaj Mimarlığı bölümünü bitirmek suretiyle Peyzaj Mimarı unvanını kazanan ve istidlalci olarak çalışan davacının; Peyzaj Mimarına ihtiyaç olması halinde açılacak sınıf ve unvan değişikliği için yapılacak sınava girerek kazanması sonucunda mühendis kadrosuna atamasının yapılabileceği” yönünde 15.12.2009 tarihli ve E:2008/4101, K:2009/4699 sayılı Kararı bulunmaktadır.
Yukarıda yer verilen tespitlerden; peyzaj mimarlığının teknik hizmetler sınıfına atamayı gerektiren bir program olduğu; kamudaki iş başvurularında mimarların başvurduğu yerlere mimar olarak başvurmalarının uygun olmayacağı; ancak “Teknik Hizmetler Sınıfı”nda tanımlanarak peyzaj mimarı unvanıyla atanmalarının uygun olduğu açık olup; bu hususlara yer verilmek suretiyle işlem tesis edilmesi hakkaniyeti ve hukuka uygunluğu sağlayacak ise de; sonucu itibariyle dava konusu kararda üst normlara aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY:
YÖK Yürütme Kurulu … tarih ve … no.lu kararıyla, Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı’nın da görüşünü alarak içmimarların, 657 sayılı Kanun’un 36. maddesinde yer alan Teknik Hizmet Sınıfı kadrolarında istihdam edilebilecekleri, içmimar kadrosu olan kurumlarda içmimar, olmayan kurumlarda mimar kadro unvanını kullanabilecekleri yönünde karar alındığı, Devlet Personel Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı işlemiyle, YÖK’ün yukarıda belirtilen Yürütme Kurulu kararına da atıfta bulunularak, mimarlık mesleğinin kendi içerisinde mimarlık, içmimarlık ile şehir ve bölge plancılığı şeklinde farklı ihtisaslaşmaya gitmiş olduğu, mimarlar ile içmimarlar arasında eğitim, mezuniyet unvanı, görev tanımı vb. alanlarda ayrım olduğu belirtildikten sonra, içmimarlık ve peyzaj mimarlığı programı mezunlarının mimarlığa eşdeğer olup olmadığının sorulduğu, bunun üzerine YÖK Yürütme Kurulu tarafından dava konusu kararla, içmimar programı ile peyzaj mimarlığı programı mezunlarının mimarlık eğitimine eşdeğer bir eğitim almadıklarına, mimar kadrosuna atanmalarının uygun olmadığına karar verilmesi üzerine bu işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Lisans düzeyinde öğretim” başlıklı 43. maddesinde; “Yükseköğretim, harca tabi olup bu kanunda belirlenen amaç ve ana ilkelere göre aşağıdaki şekilde düzenlenir…
b. Aynı meslek ve bilim dallarında, eğitim-öğretim yapan üniversitelerde, eğitim-öğretim, metod, kapsam, öğretim süresi ve yıl içindeki değerlendirme esasları bakımından eşdeğer olması ve öğrenimden sonra kazanılan unvanların aynı ve elde edilen hakların eşdeğer sayılması hususu Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine; öğretmen yetiştiren birimler için belirtilen esasların tespiti Milli Eğitim Bakanlığı ile de işbirliği yapılarak, Yükseköğretim Kurulunca düzenlenir.” hükmü yer almıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36. maddesinde “Bu Kanunun kapsamına giren kurumlarda meslekleriyle ilgili görevleri fiilen ifa eden ve meri hükümlere göre yüksek mühendis, mühendis, yüksek mimar, mimar, jeolog, hidrojeolog, hidrolog, jeofizikçi, fizikçi, kimyager, matematikçi, istatistikçi, yöneylemci (Hareket araştırmacısı), matematiksel iktisatcı, ekonomici ve benzeri ile teknik öğretmen okullarından mezun olup da, öğretmenlik mesleği dışında teknik hizmetlerde çalışanlar, Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi veya bölümlerinden mezun şehir plancısı, yüksek şehir plancısı, yüksek Bölge Plancısı, 3437 ve 9/5/1969 tarih 1177 sayılı Kanunlara göre tütün eksperi yetiştirilenler ile müskirat ve çay eksperleri, fen memuru, yüksek tekniker, tekniker teknisyen ve emsali teknik unvanlara sahip olup, en az orta derecede mesleki tahsil görmüş bulunanlar, Teknik Hizmetler sınıfını teşkil eder…” düzenlemesi bulunmaktadır.
Dava Konusu Kararın İncelenmesi:
Dava konusu işlemde, davacı Oda’yı ilgilendiren peyzaj mimarları ile birlikte içmimarlar yönünden de karar alındığı görülmekte olup, bakılan davada işlemin peyzaj mimarlarına hasren incelenmesi gerekmektedir.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun yukarıda yer verilen 43. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi hükmü uyarınca yüksek öğrenim görenlerin kazandıkları unvanların aynı ve elde edilen hakların eşdeğer sayılmaları hususunun davalı Yükseköğretim Kurulu’nun yetkisinde olduğu açıktır.
Yükseköğretim Yürütme Kurulu’nun dava konusu … tarih ve … sayılı kararıyla, Üniversitelerarası Kurul’un görüşü de alınmak suretiyle, içmimar programı ile peyzaj mimarlığı programı mezunlarının mimarlık eğitimine eşdeğer bir eğitim almadıklarına, mimar kadrosuna atanmalarının uygun olmadığına karar verilmiştir.
Üniversitelerarası Kurul’un dava konusu karara esas olan görüşünde her ne kadar,657 sayılı Kanun’un 36/1. maddesinde mühendis ve mimar unvanlarının yer aldığı, buna istinaden herhangi bir mühendislik dalından mezun olan bireylerin meslekleri konu edilmeksizin Teknik Hizmetler Sınıfında mühendis olarak değerlendirildiği, mimarlık mesleğinin içinden doğan ve ihtisaslaşan peyzaj mimarlarına, meslek unvanında mimar kelimesi geçmesine rağmen mimar sınıfında yer verilmemesinin mağduriyet ve adaletsiz bir yaklaşım doğurduğu belirtilmiş ise de, sonuç olarak, peyzaj mimarlarının iş başvurularında mimarların başvurduğu yerlere mimar olarak başvurmalarının uygun olmayacağı, ancak Teknik Hizmetler Sınıfında tanımlanarak peyzaj mimarı unvanıyla atanmalarının uygun olduğu görüşü verilmiştir.
Buradan hareketle, mimarlar ile peyzaj mimarlarının farklı şekilde ihtisaslaşması, mezuniyet unvanı vb. durumlarda farklılık göstermeleri nedeniyle, mimar unvanını ortak şekilde kullanmalarının uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca, mimarlar ile peyzaj mimarlarının lisans programının giriş koşullarının farklı olması, görülen eğitim ve müfredatın farklılık içermesi ve sahip olunan yetkinin farklı olması da dikkate alındığında her iki bölümün mezunlarının eşdeğer sayılamayacağı, bu durumun eğitim ve öğretimdeki amaç farklılığı nedeniyle eşitlik ilkesine de aykırı bir yön içermediği anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
24/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.