Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2018/3758 E. , 2021/4878 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/3758
Karar No : 2021/4878
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) :… Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul İli, Çekmeköy İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın, Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliği kapsamında yeniden 2B değerlendirmesine konu olacak şartları taşımadığı gerekçesiyle davacının yeniden incelemesi talebini reddine ilişkin Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; her ne kadar davacı ilgili idareye başvurarak bir işlem tesis ettirmiş ise de davacının talebinin parsel üzerindeki tahsisin kaldırılması ve kendi adına tescilini havi olduğu dikkate alındığında uyuşmazlığın adli yargı merciince çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu taşınmazın evveliyatının 2/B olduğunu, Milli Emlak Genel Müdürlüğünce 6292 sayılı Yasa kapsamında satışa arz edildiğini ancak gerçeğe aykırı şekilde eylemli orman olduğu yönündeki raporla Orman İdaresine tahsis edildiğini; taşınmazın eylemli orman değil, yalnızca mevye ve kestane ağaçlarından oluşan bir bahçe olduğu, Mahkemece kurulan hükmün hatalı olduğunu davanın idari işlemin iptaline yönelik oluğunu, tapuda değişiklik meydana getirmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : İstemin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından İstanbul İli, Çekmeköy İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın 13/12/2012 tarihinde devralındığını, taşınmazın kullanıcısı olduğunu, ancak dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda 5831 sayılı Yasa gereği kullanıcı tespiti çalışmalarının 2010 yılında tamamlandığı ve 6292 sayılı Yasa gereği komisyon üyesi olan Kanlıca Orman Kadastro Koordinatörlüğü tarafından … ada … nolu parselin tamamının eylemli orman olarak tespit edildiği ve Defterdarlık Anadolu Yakası Milli Emlak Müdürlüğü tarafından Orman Genel Müdürlüğü’ne tahsis edildiği, davacı tarafından 03/01/2017 tarihinde dava konusu taşınmaz hakkında yapılan tahsis işleminin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, Orman Genel Müdürlüğünce yayımlanan 2015/1 nolu Tamim’in geçici 1. maddesinin a fıkrası gereğince, Bölge Müdürlüğünce kurulacak heyet tarafından mahallinde inceleme yapılarak tespit yapılmasının talebiyle başvurulduğu; Orman Genel Müdürlüğü Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı işlemi ile ise dava konusu taşınmazın mahkeme kararıyla sonradan orman olan bir parsel olmadığı, Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliği kapsamında yeniden 2/B değerlendirmesine konu olacak şartları taşımadığı anlaşıldığı gerekçesiyle 2015/1 sayılı Genelge kapsamında değerlendirilecek yerler arasında bulunmadığına ilişkin işlem tesis edilmiş olup işbu işlem dava konusu edilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunun “2/A veya 2/B Belirtmelerinin Terkini ve İade Edilecek Taşınmazlar“ başlıklı 7. maddesinde;
(1) İlgililer tarafından idareye başvurulması ve idarece bu başvuru üzerine veya resen yapılan inceleme ve araştırma sonucunda doğruluğu tespit edilmesi hâlinde;
a) Tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardan Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescilleri aynen devam eder, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda tapularının iptaliyle Hazine adına tesciline karar verilen, kesinleşen ve tapuda henüz infaz edilmeyen taşınmazlar hakkında da aynı şekilde işlem yapılır. Ancak bu kararlardan infaz edilerek tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar ise, ilgilileri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde idareye başvurulması hâlinde, bedelsiz olarak önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına iade edilir.
b) Özel kanunları gereğince Devlet tarafından kişilere satılan, dağıtılan, trampa edilen, bedelli veya bedelsiz olarak devredilen veya iskânen verilen ya da özelleştirme suretiyle satılanlar ile hisseleri devredilen özel hukuk tüzel kişileri adına kayıtlı olan ancak daha sonra Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi konulan taşınmazların tapu kayıtları geçerli kabul edilir, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda Hazine adına tescil edilenler ise, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde ilgilileri tarafından idareye başvurulması hâlinde önceki maliklerine veya kanuni ya da akdî haleflerine bedelsiz olarak iade edilir. Ancak, bu kişilerden taşınmazlarına karşılık daha önce yer verilenlere veya bedeli ödenenlere iade işlemi yapılmaz.
c) Bu fıkra kapsamında kalan taşınmazların kullanıcılarının kayıt maliklerinden farklı kişiler olmaları ve kayıt maliklerinin bu fıkradan yararlanmak istemeleri hâlinde, kullanıcılar bu Kanunda belirtilen şartları taşısalar dahi doğrudan satış hakkından yararlanamazlar.
(2) Birinci fıkra kapsamında kalan taşınmazlardan orman sınırı dışına çıkartılacak yerlerde bulunan ve Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/B belirtmesi konulması gereken taşınmazların tapu kütüklerine 2/B belirtmesi konulmaz ve bunlar hakkında dava açılmaz.
(3) Birinci fıkra kapsamında kalan taşınmazlardan tapuda Hazine adına tescilli olan taşınmazlar hakkında aynı fıkrada belirtilen süre içerisinde idareye başvurmayan ilgililerin hakları bu süre sonunda sona erer, bu kişiler idareden başkaca talepte bulunamazlar, hak ve tazminat talep edemezler ve dava açamazlar. Bu taşınmazlardan Hazine adına tescilli olanlar idarece satış dâhil genel hükümlere göre değerlendirilir.” hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun 5. maddesinde; idare mahkemelerinin, vergi uyuşmazlıklarıyla ilk derecede Danıştay’da çözümlenecek olanlar dışındaki iptal davalarını çözümlemekle görevli oldukları belirtilmiş, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinde de, idari dava türleri arasında sayılan iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmış ve bu davaların da idari yargı yerinde görülmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. İptal davalarının yukarıda anılan kanun maddeleri hükümleri ile ortaya konulan hukuki nitelikleri göz önüne alındığında; idare hukuku alanında tek taraflı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen, yeni bir hukuki durum yaratan ya da değiştiren idari işlemlerinin iptal davasının konusunu teşkil ettiği açıktır.
Anayasa Mahkemesi 25.05.1976 günlü E:1976/1, K:1976/38 sayılı kararında idari işlemi kamu kurumu ya da idare örgütü içinde yer alan bir idari makamca verilmiş ve idarenin idare hukuku alanında gördüğü idari faaliyetlerle ilgili işlem olarak; Uyuşmazlık Mahkemesi de … günlü E:…, K:… sayılı kararında idari işlemi, kamu kurum ve kuruluşları tarafından kamu hukuku kuralları uyarınca tek taraflı olarak tesis edilen ve re’sen uygulanabilir nitelikte olan hukuki tasarruf olarak tanımlamıştır.
Dava konusu edilen işlemin, taşınmazın 6292 sayılı Yasa kapsamında bedelsiz olarak iade şartlarını taşıyıp taşımadığının tespitine yönelik idari nitelikte bir ön işlem olduğu, anılan taşınmazın tapu kaydının değiştirilmesine ilişkin olmadığı açıktır.
Bu durumda, söz konusu taşınmazın davacılara bedelsiz olarak iade edilebilmesi için 6292 sayılı Yasada öngörülen şartları taşıyıp taşımadığının idari yargı yerince değerlendirilmesi gerektiğinden, uyuşmazlığın görüm ve çözümünün idari yargıya ait olduğu ve davanın görev yönünden reddine dair kararda hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın görev yönünden reddi yönündeki kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 27/10/2021 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.