Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2018/4638 E. , 2022/5312 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/4638
Karar No : 2022/5312
TEMYİZ EDENLER : 1-(Davalı) … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
UETS adresi vardır.
2-(Davacılar)
I- …
II- …
III- …’a velayeten … ve
…
VEKİLİ : Av. …
UETS adresi vardır.
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … İli, … İlçesi, … Mahallesi sahil kısmında yer alan çocuk parkında 22.04.2014 günü saat 16:00 sıralarında oyun oynayan davacılardan küçük …’un sağ el 4. parmağının parkta yer alan döner salıncak olarak tabir edilen oyuncağın orta göbek boşluğuna sıkıştığı ve birinci boğumdan koptuğu, 19 Mayıs Üniversitesi’nde yapılan müdahale ile de yerine dikilemediği, küçük ..’un sağ el 4. parmağının boğumdan kopmasında davalı idarece inşaa edilen parktaki döner salıncağının orta göbeğinin boş bırakılmasının sebep olduğu, davalı idarenin parktaki oyuncakların bakım yükümlülüğüne ilişkin görevini gereği gibi yerine getirmediği iddialarıyla maddi ve manevi zararların ödenmesi istemiyle 04.08.2014 tarihinde davalı belediyeye yapılan başvurunun 15.08.2015 tarih ve 1606 sayılı yazısı ile reddi üzerine davacılardan … için 20.000,00-TL maddi ve davacıların her biri için 50.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 170.000,00-TL tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacı …’un özür durumunun tespiti için … Atatürk Devlet Hastanesi Baştabipliği Özürlü Sağlık Kurulu’ndan alınan 08.03.2016 tarihli raporda; davacının, olay neticesinde özür oranının %3 ve sürekli olduğu, sadece fiziksel engel kategorisinde olduğu, gelecekte çalışarak hayatını kazanabileceğinin belirtildiği, bunun üzerine …’un davalı idarenin sorumluluk alanındaki çocuk parkında oynarken sağ el parmağının kopmasında anne babasının sorumluluğunun bulunup bulunmadığının, var ise oranının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği ve yapılan teknik ve bilimsel inceleme sonucunda hazırlanan 27/04/2016 tarihli raporda; ”Babanın olay sırasında bebeğin yanında bulunmadığı, annenin pasif ihmali olmakla birlikte %50 oranında kusurunun bulunduğu kanaatine varılmıştır.” görüşlerine yer verildiği ve raporun karara esas alınabilecek nitelikte bulunduğu, bu durumda, davacı …’un sağ el 4. parmağının boğumdan kopmasının, annenin pasif ihmali olmakla birlikte %50 oranında kusurlu olduğunun tespiti neticesinde, idarenin %50 oranında hizmet kusurundan kaynaklandığı açık olduğundan, davacıda olay neticesinde oluşan %3 özür oranına göre işgücü kaybı zararının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve yapılan aktüer hesaplama sonucunda 13/06/2016 tarihli raporda; davacının uğramış olduğu nihai ve gerçek maddi zararın 14.255,65-TL olduğunun tespit edildiği, buna göre, idarenin hizmet kurusundan kaynaklı ve kusurla arasında illiyet bağı bulunan söz konusu 14.255,65-TL’lik maddi zararın idare hukuku ilkeleri çerçevesinde davalı Türkeli Belediye Başkanlığı tarafından tazmini gerektiği, manevi tazminatın, kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracı olduğu, manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kıldığı, manevi tazminatın, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçladığı, belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın, zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekmekte ise de, tam yargı davalarının niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, idarenin hizmet kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı bir miktarda da olması gerektiği, olayın meydana geldiği 22.04.2014 tarihinde 18 aylık olan davacı …’un ve olay sırasında yanında olan anne … ile olayı sonradan öğrenen baba …’un davacı küçüğün parmağının kopması şeklinde vuku bulan yaralanmadan dolayı manevi zarara uğradıklarının tartışma götürmez bir gerçek olduğu, olayın oluş şekli ve zararın niteliğine göre, yaralanan davacı ile anne ve babası için, duyulan üzüntüyü kısmen de olsa giderecek ve davalı idarenin olaydaki kusurunun ağırlığını ortaya koyacak düzeyde manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, bu sebeple, yaşanan bu elem ve üzüntü karşılığı olarak ve davacıların ekonomik durumları da gözetilerek zenginleşmelerine sebep olmayacak şekilde takdiren davacı anne … için 2.500,00-TL, davacı baba … için 2.500,00-TL ve davacı küçük … için 5.000,00-TL olmak üzere belirlenen toplam 10.000,00-TL manevi tazminatın da davalı Türkeli Belediye Başkanlığı tarafından ödenmesi gerektiği gerekçesiyle maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 14.255,65-TL maddi tazminatın ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile takdiren davacı anne … için 2.500,00-TL, davacı baba … için 2.500,00-TL ve davacı küçük … için 5.000,00-TL olmak üzere toplam 10.000,00-TL manevi tazminatın davalı idare tarafından davacılara ödenmesine, maddi tazminat isteminin 14.255,65-TL’yi aşan kısmı ile manevi tazminat isteminin 10.000,00-TL’yi aşan kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, annenin dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği için tam kusurlu olduğu, davacı tarafından ise müvekkile atfedilen kusur açısından hukuka aykırılık bulunduğu ileri sürülerek istinaf kararının bozulması gerekiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı ve Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 30/09/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.