Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2018/4765 E. , 2022/4283 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/4765
Karar No : 2022/4283
DAVACI : …-Sen
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU :
12 Haziran 2018 tarih ve 30449 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği”nin
1-“Başvuru ve atanma süreci” başlıklı 6. maddesinin 2. fıkrasının,
2- “Atama” başlıklı 7. maddesinin 1. ve 2. fıkrasının,
3- “Atanma şartı” başlıklı 8. maddesinin 2. fıkrasının,
4- “Sözlü Sınav” başlıklı 10. maddesinin iptali ile,
5- “Atanma şartı” başlıklı 8. maddesinin 2. fıkrası ve “Sözlü Sınav” başlıklı 10. maddesinin dayanağı olan 2547 sayılı Kanun’un 24. maddesinin (d) bendinde yer alan “Yükseköğretim kurumlarının belirlediği ek koşullar arasında sözlü sınavın yer alması halinde bu sınav Üniversitelerarası Kurul tarafından oluşturulacak jürilerce yapılır.” ibaresinin Anayasa’nın 10,11,12 ve 13. maddelerine aykırı olması nedeniyle somut norm denetimine tabi tutulmak üzere Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Yönetmeliğin 8. ve 10. maddelerinde düzenlenen sözlü sınavın; ölçütlerinin net olarak tanımlanmadığı, sözlü sınavların genel olarak somut, güvenilir, objektif ölçme ve değerlendirme kriterlerine uygun olmadığı, güvenilirlik ve geçerlilik açısından sözlü sınavların yetersiz olduğu, sözlü sınavların denetlenebilirliğinin sağlanamadığı, sözlü sınavların jüri üyelerine geniş takdir yetkileri sunduğu, Yönetmeliğin 6. ve 7. maddelerinin ilgili kısımları ile doktor öğretim üyesine getirilen süreli atanma şartının eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu, Yönetmelikle getirilen jüride görev verilecek öğretim üyeleri içerisinde bölüm başkanının docent veya professor olması halindeki görev zorunluluğunun 2547 sayılı Kanun’da yer almadığı, 2547 sayılı Kanun’da asgari bir süre belirlenmesine ragmen Yönetmelikte en az bir yıl süre ile atanmalarına ilişkin hükmün Kanun’a aykırı olduğu iddia edilmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :
Usul yönünden davada süre aşımı bulunduğu; esas yönünden ise, yeni sisteme göre doçentlik unvanının kazanılması aşamasında yeterlilik açısından adayların sadece yayın ve çalışmalarının değerlendirileceği ayrıca bir sözlü sınavın yapılmayacağı, sözlü sınavın sadece, docent unvanına sahip olanların bir üniversitede doçentlik kadrosuna atanmak istemeleri ve söz konusu üniversitenin atama kriterleri arasında sözlü sınavın yer alması halinde uygulanacağı, Yönetmeliğin 10. maddesinde jüri başkanının sözlü sınavın denetlenebilirliğini sağlamak için gerekli önlemleri alacağının düzenlendiği, sınavın yargı denetimine açık olduğu, Yönetmeliğin 6. ve 7. maddelerinin, Kanun’un 23. maddesinde düzenlendiği, Kanun’un 21. maddesinde bölüm başkanının bölümün aylıklı profesörleri, bulunmadığı takdirde doçentleri, docent de bulunmadığı takdirde doktor öğretim üyeleri arasından atanacağının düzenlendiği, atamada görevlendirilecek profesörün bölüm başkanı olmasının Kanun’a aykırı olmadığı, Kanun’da doktor öğretim üyesi kadrosuna atama için atamanın en çok dört yıl süre ile yapılacağının düzenlendiği, Yönetmelik ile getirilen en az bir yıl için atama şartının doktor öğretim üyelerinin lehine bir düzenleme olduğu, öğretim üyelerinden akademik yayın ve çalışmalarında daha başarılı olanların Üniversitelerde daimi olarak görev yapabilme hakkını kazanmasının, kariyer ve liyakat ilkesi gereği olduğu, dava konusu Yönetmelik hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : 12 Haziran 2018 tarih ve 30449 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği”nin “Atanma şartı” başlıklı 8. maddesinin 2. fıkrasının, “Başvuru ve atanma süreci” başlıklı 6. maddesinin 2. fıkrasının, “Atama” başlıklı 7. maddesinin 1. ve 2. fıkrasının, “Sözlü Sınav” başlıklı 10. maddesinin iptali istenilmektedir.
Davacının Anayasaya aykırılık istemi yerinde görülmemiştir.
Kamu hizmetinin etkin ve verimli şekilde yürütülmesi için gerekli önlemleri almakla ve bu kapsamda öğretim üyeliğine yükseltilme ve atamaları kurala bağlama, kadro açıklarını kapatma, öğrencilerin eğitim hakkını korurken liyakatli akademisyenleri göreve getirme, buna göre planlar yaparak kanunlara uygun genel düzenleyici işlemler ihdas etme ile yükümlü olan idarenin; yükseköğretim yönetimini etkin kılmak amacıyla yapmış olduğu düzenleme ile atama şartlarını belirlemesinde hukuka, hizmet gereklerine, üst normlara aykırılık ve iptali gerektirecek bir husus bulunmadığı gibi sınırlı olarak uygulanacak sözlü sınavın da yargı denetimine tabi olduğu hususu gözönünde bulundurulduğunda davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ SÜREÇ :
Dava, 12 Haziran 2018 tarih ve 30449 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği”nin “Atanma şartı” başlıklı 8. maddesinin 2. fıkrasının, “Başvuru ve atanma süreci” başlıklı 6. maddesinin 2. fıkrasının, “Atama” başlıklı 7. maddesinin 1. ve 2. fıkrasının, “Sözlü Sınav” başlıklı 10. maddesinin iptali ile, “Atanma şartı” başlıklı 8. maddesinin 2. fıkrası ve “Sözlü Sınav” başlıklı 10. maddesinin dayanağı olan 2547 sayılı Kanun’un 24. maddesinin (d) bendinde yer alan “Yükseköğretim kurumlarının belirlediği ek koşullar arasında sözlü sınavın yer alması halinde bu sınav Üniversitelerarası Kurul tarafından oluşturulacak jürilerce yapılır.” İbaresinin, Anayasa’nın 10,11,12 ve 13. maddelerine aykırı olması nedeniyle somut norm denetimine tabi tutulmak üzere Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmesi istemiyle açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları kabul edilmeyerek işin esası incelendi.
ESAS YÖNÜNDEN:
Anayasa’ya Aykırılık İddiasının İncelenmesi:
Davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir.
İlgili Mevzuat:
Anayasası’nın 131. maddesinde; Yükseköğretim Kurumlarının öğretimini planlamak, düzenlemek, yönetmek, denetlemek, yükseköğretim kurumlarındaki eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma faaliyetlerini yönlendirmek, bu kurumların kanunda belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda kurulmasını, geliştirilmesini ve üniversitelere tahsis edilen kaynakların etkili bir biçimde kullanılmasını sağlamak ve öğretim elemanlarının yetiştirilmesi için planlama yapmak maksadı ile Yükseköğretim Kurulu kurulacağı belirtilmiştir.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Yükseköğretim Kurulunun görevleri” başlıklı 7. maddesinde; “Yükseköğretim Kurulunun görevleri;
a) Yükseköğretim kurumlarının bu Kanunda belirlenen amaç, hedef ve ilkeler doğrultusunda kurulması, geliştirilmesi, eğitim – öğretim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi ve yükseköğretim alanlarının ihtiyaç duyduğu öğretim elemanlarının yurt içinde ve yurt dışında yetiştirilmesi için kısa ve uzun vadeli planlar hazırlamak, üniversitelere tahsis edilen kaynakların, bu plan ve programlar çerçevesinde etkili bir biçimde kullanılmasını gözetim ve denetim altında bulundurmak,
b) Yükseköğretim kurumları arasında bu Kanunda belirlenen amaç, ilke ve hedefler doğrultusunda birleştirici, bütünleştirici, sürekli, ahenkli ve geliştirici işbirliği ve koordinasyonu sağlamak,” hükmüne yer verilmiş olup; “Üniversitelerarası kurul” başlıklı 11. maddesinde kurulun görevleri arasında, doçentlik başvurularında ilgili bilim veya sanat alanında jüriler oluşturarak adayların yayın ve çalışmalarını Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen esas ve usuller kapsamında değerlendirip, yeterli yayın ve çalışmaya sahip olan adaylara doçentlik unvanı vermek sayılmıştır.
Anılan Kanun’un “Doktor Öğretim Üyesi” başlıklı 23. maddesinde;
“a) Yükseköğretim kurumlarında açık bulunan doktor öğretim üyesi kadroları rektörlükçe ilan edilir. İlan edilen bu kadrolara fakültelerde dekan; diğer birimlerde müdürler, biri o birimin yöneticisi biri de o yükseköğretim kurumunun dışından olmak üzere üç profesör veya doçent tespit ederek bunlardan adayların her biri hakkında yazılı mütalaa isterler. Dekan veya ilgili müdür yönetim kurullarının görüşünü aldıktan sonra önerilerini rektöre sunar. Atama rektör tarafından en çok dört yıl süre ile yapılır. Her atama süresinin sonunda görev kendiliğinden sona erer. Görev süresi sona erenler yeniden atanabilirler.
b) Doktor öğretim üyeliğine atanabilmek için, doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak gerekir.
c) Yükseköğretim kurumları, doktor öğretim üyesi kadrosuna atama için Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler.” hükmü; “Doçentlik ve atama” başlıklı 24. maddesinde;
“a) Doçentlik başvuruları, Üniversitelerarası Kurulca belirlenen takvime göre yılda en az iki kez yapılır. Doçentlik başvuruları için aşağıdaki şartlar aranır:
(1) Bir lisans diploması aldıktan sonra, doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak.
(2) Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî bir yabancı dil sınavından en az elli beş puan veya uluslararası geçerliliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen bir yabancı dil sınavından buna denk bir puan almış olmak; doçentlik bilim alanının belli bir yabancı dille ilgili olması halinde ise bu sınavı başka bir yabancı dilde vermek.
(3) Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek yeterli sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmak.
b) Üniversitelerarası Kurul, adayın başvurduğu bilim veya sanat dalından beş kişilik bir jüri ve bu jüri için iki yedek üye tespit eder. İlgili bilim veya sanat dalında yeterli öğretim üyesinin bulunmaması halinde, jüri üç üye ile teşkil edilebilir.
Doçentlik sınav jürisinde yer alan asıl ve yedek üyeler, adayın yayın ve çalışmalarını değerlendirerek hazırladıkları ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını Üniversitelerarası Kurula gönderirler. Asıl üyelerin hukuken geçerli bir mazerete dayalı olarak raporunu verememesi halinde, yedek üyelerin raporları, sırasına göre değerlendirmeye esas alınır. (Değişik cümle:15/4/2020-7243/2 md.) Jüri üyelikleri, jüri, değerlendirmeye esas alınan raporlar ve başvuru sonucu ilgililere elektronik ortamda erişime açılır ve bu bilgiler, erişime açıldığı tarihi izleyen beşinci gün ilgililere tebliğ edilmiş sayılır.
c) Üniversitelerarası Kurulca yeterli yayın ve çalışmaya sahip olduğuna karar verilen adaya doçentlik unvanı verilir.
ç) Doçentlik başvurularında adayların yayın ve çalışmalarına ilişkin esas ve usuller Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
d) Yükseköğretim kurumları, doçent kadrosuna atama için, doçentlik unvanına sahip olmanın yanında Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim veya sanat disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler. Yükseköğretim kurumlarının belirlediği ek koşullar arasında sözlü sınavın yer alması halinde bu sınav Üniversitelerarası Kurul tarafından oluşturulacak jürilerce yapılır.
e) Doçentlik unvanına sahip olanlar yükseköğretim kurumları tarafından ilan edilen doçent kadrolarına başvurur. Doçent kadrosuna başvuran adayların durumlarını incelemek üzere rektör tarafından, varsa biri ilgili birim yöneticisi, en az biri de o üniversite dışından olmak üzere üç profesör tespit edilir. Bu profesörler her aday için ayrı ayrı olmak üzere birer rapor yazarlar ve kadroya atanacak birden fazla aday varsa tercihlerini bildirirler. Üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunun bu raporları göz önünde tutarak alacağı karar üzerine, rektör atamayı yapar” hükmü düzenleme altına alınmıştır.
Yine anılan Kanun’un “Yönetmelikler” başlıklı 65. maddesinde; “Aşağıdaki hususlar Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenir:
(4) Bu kanun kapsamındaki yükseköğretim kurumlarında doktor öğretim üyeliğine, doçentlik ve profesörlüğe yükseltilme ve atanma işlemleri” hükmü yer almaktadır.
12/06/2018 tarih ve 30449 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren “Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği’nin “Dayanak” başlıklı 2. maddesinde; “Bu Yönetmelik; 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 65 inci maddesinin (a) fıkrasının dördüncü bendi hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır.” hükmü; “Genel Şartlar” başlıklı 3. maddesinde; (1) Bu Yönetmelik hükümlerine göre doktor öğretim üyesi, doçent ve profesör kadrolarına atanabilmek için;
a) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesindeki genel şartlara sahip olmak,
b) Yükseköğretim kurumlarının, 2547 sayılı Kanunun 23 üncü, 24 üncü ve 26 ncı maddeleri uyarınca belirlenerek Yükseköğretim Kurulu tarafından onaylanmış öğretim üyeliğine yükseltilme ve atanmayla ilgili ek koşullar varsa, bu koşulları sağlamış olmak, gerekir.
(2) 2547 sayılı Kanunun yabancı uyruklu öğretim elemanları ile ilgili hükümleri saklıdır.” hükmü yer almaktadır.
Anılan Yönetmeliğin “Başvuru ve atanma süreci” başlıklı 6. maddesinde; “(1) Doktor öğretim üyesi kadrolarına başvuranlar özgeçmişlerini, bilimsel çalışma ve yayınlarını dört nüsha olarak ilgili dekanlık veya müdürlüğe teslim eder.
(2) Fakültelerde dekan, diğer birimlerde müdür; ilan edilen kadrolar için adayların durumlarını incelemek üzere, en az biri başka üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsünden olmak üzere adayın başvurduğu bilim alanı ile ilgili olan üç profesör veya doçent kadrosunda bulunan doçenti, ilana son başvuru tarihinden itibaren on beş gün içinde tespit eder. İlan edilen kadronun bulunduğu birimin bölüm başkanının, profesör veya doçent kadrosundaki doçent olması halinde, tespit edilecek üç profesör veya doçent kadrosundaki doçentten biri olarak belirlenmesi zorunludur.
(3) Dekan veya ilgili müdür her aday için bu öğretim üyelerine, adaylarla ilgili bilimsel yayın ve çalışmalara ilişkin dosyaları göndererek bir ay içerisinde yazılı görüşlerini bildirmelerini ister. Dosya inceleme sonuçlarının bir ay içinde gelmemesi halinde aynı usulle tespit edilen başka profesör veya doçente dosyalar incelenmesi için gönderilir.
(4) Dekan veya ilgili müdür yazılı görüşlerin alınmasından sonra ilk yönetim kurulu toplantısında aday veya adaylar hakkında ayrı ayrı görüş alır. Bir açık kadroya birden fazla adayın başvurması halinde yönetim kurulu gerekçeli olarak tercihini belirtir. Dekan veya ilgili müdür kanaat ve önerilerini rektöre sunar. Rektör atamanın yapılıp yapılmayacağına karar vererek gerekli işlemleri yürütür.
(5) 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 34 üncü maddesi uyarınca sözleşmeli olarak çalıştırılacak yabancı ülke vatandaşı öğretim elemanlarının doktor öğretim üyeliğine atanma ile ilgili şartları sağlamaları kaydıyla sözleşmeli olarak çalıştırılmasında bu Yönetmelikte belirlenen ilan şartı dışındaki usul ve esaslar uygulanır.” düzenlemesi; “Atama” başlıklı 7. maddesinde; “(1) Doktor öğretim üyeleri, ilgili yönetim kurulunun görüşü alındıktan sonra fakültelerde ilgili dekanın, diğer birimlerde müdürün önerisi ile rektör tarafından en az bir en çok dört yıl süre ile atanır.
(2) Her atama süresinin sonunda görev kendiliğinden sona erer. Görev süresi sona erenler ilgili yönetim kurulunun uygun görüşü üzerine rektör tarafından yeniden atanabilir.
(3) Doktor öğretim üyelerinin ne kadar süre ile atandığı kendilerine tebliğ edilir.” düzenlemesi; “Atanma şartı” başlıklı 8. maddesinde; (1) Doçent kadrolarına atanabilmek için, 2547 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi uyarınca doçentlik unvanını almış bulunmak veya yurt dışında alınan doçentlik unvanının, 2547 sayılı Kanunun 27 nci maddesi gereğince Üniversitelerarası Kurul tarafından Türkiye’de geçerli sayılmış olması gereklidir.
(2) Yükseköğretim kurumlarının 2547 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi uyarınca doçent kadrolarına atama için belirlediği ek koşullar arasında sözlü sınavın yer alması halinde Üniversitelerarası Kurul tarafından oluşturulacak jüriler tarafından yapılacak bu sınavda başarılı olmak gereklidir. Ancak sözlü sınav sonucunda doçentlik unvanını kazananlar için ek koşul olarak sözlü sınavdan başarılı olma şartı getirilemez.” düzenlemesi; “Sözlü sınav” başlıklı 10. maddesinde; “(1) Doçent kadrolarına atama ek koşulları arasında sözlü sınav şartı bulunan yükseköğretim kurumlarının doçent kadrolarına başvurmak isteyen adaylar için ayrıca sözlü sınav yapılır.
(2) Adayın başvurduğu bilim/sanat alanına göre beş asıl iki yedek üyeden oluşan sözlü sınav jürisi, rektörün talebi üzerine Üniversitelerarası Kurul tarafından belirlenir. Adayın başvurduğu bilim/sanat alanında yeterli öğretim üyesi yoksa jüri, en yakın bilim alanından tamamlanır, buna rağmen beş asıl iki yedek üyenin tamamlanmasının mümkün olmaması durumunda jüri üç asıl ve bir yedek üye ile tamamlanır. Sözlü sınav jürisinde görev alabilmek için öğretim üyesinin devlet veya vakıf yükseköğretim kurumlarında 2547 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi hükümlerine göre profesör olarak atanmış olması şarttır. Sözlü sınav jürilerinde görev alabilecek profesör unvanlı öğretim üyelerinin listesi, Yükseköğretim Kurulu personel veri tabanındaki bilgiler esas alınarak Üniversitelerarası Kurul tarafından belirlenir. Sözlü sınav jürisindeki asıl ve yedek üyelikler, bu listede ilgili bilim alanlarında yer alan öğretim üyeleri arasından objektif ölçütlere göre belirlenir.
(3) Sözlü sınav jüri üyelerinden profesörlük süresine göre en kıdemli olanı, onun kabul etmemesi halinde ise jürinin kendi aralarından seçecekleri bir üye sözlü sınav jürisine başkanlık eder.
(4) Sözlü sınav sürecini rektör yürütür ve sonuçlandırır. Rektör, sınav için gerekli fiziki ve teknik imkanları hazırlamakla yükümlüdür.
(5) İlan edilen doçentlik kadrosuna birden fazla adayın başvurması halinde her bir aday için ayrı ayrı sözlü sınav yapılır.
(6) Sözlü sınav öğretim üyelerine açık olarak yapılır. Sözlü sınavın yapılacağı yer, tarih ve saati üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsünün internet ana sayfasında ilan edilir. Jüri başkanı, sözlü sınavın denetlenebilirliğini sağlamak için gerekli tedbirleri alır.
(7) Jüri, sözlü sınav için üye tamsayısı ile toplanır. Adaylar ilanda belirtilen yer, tarih ve saatte sözlü sınava alınırlar.
(8) Sözlü sınav sonunda yapılacak kapalı oturumda jüri adayın başarılı olup olmadığına üye tamsayısının salt çoğunluğuyla karar verir. Bu karar, düzenlenen tutanakla imza altına alınır ve başkan tarafından jüri üyeleri önünde adaya sözlü olarak bildirilir. Adayın başarısız bulunması halinde jüri üyeleri sözlü sınav tutanağına eklemek üzere gerekçeli karar hazırlar.
(9) Sözlü sınav tutanağı, jüri başkanı tarafından sınavın yapıldığı üniversite rektörüne veya rektörün sınav için görevlendirdiği dekan veya müdüre imza karşılığında teslim edilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdareler, kendi görev alanlarını ilgilendiren konularda düzenleyici işlemler çıkarma yetkisine sahip oldukları gibi, bunları mevzuata, günün koşullarına göre yeniden düzenleme ve değiştirme yetkisine de sahiptirler. Soyut ve genel hukuki durumların (hukuki statülerin) en önemli özelliği bunların daima değişebilmesi ve bu değişikliğin de herkese karşı geçerli olmasıdır.
Yönetmeliğin 6. maddesi yönünden yapılan inceleme;
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesi neticesinde, Yükseköğretim Kurulu’nun Yükseköğretim kurumlarının 2547 sayılı Kanunda belirtilen amaç, hedef ve ilkeler doğrultusunda kurulması, geliştirilmesi, eğitim-öğretim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi ve bu doğrultuda insan gücü planlaması yapmak, Yükseköğretim kurumları arasında bu Kanunda belirlenen amaç, ilke ve hedefler doğrultusunda birleştirici, bütünleştirici, sürekli, ahenkli ve geliştirici işbirliği ve koordinasyonu sağlamakla görevli olduğu anlaşılmaktadır.
Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atama Yönetmeliği’nin iptali istenilen 6. maddesi ile 2547 sayılı Kanun’un 23. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, Yönetmeliğin 6. maddesinde yer alan düzenlemenin 2547 sayılı Kanun’un 23. maddesinde belirlenen genel çerçeve kapsamında kaldığı, Kanun hükmü ile dava konusu hükmün benzer düzenlemeler içerdiği, ölçülülük ilkesi ile üst hukuk normlarına aykırı bir yönünün bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Yönetmeliğin 7. maddesi yönünden yapılan inceleme;
Yapılan düzenleme ile, doktor öğretim üyelerinin en az bir en çok dört yıl için atanacağı belirtilmiş olup, bu konuda objektif bir düzenlemeye yer verildiği, 2547 sayılı Kanun’un 23. maddesinde de en çok dört yıl için atanacaklarının düzenlendiği anlaşıldığından dava konusu işlemde üst hukuk normlarına ve kamu yararına aykırılık görülmediği sonucuna ulaşılmaktadır.
Yönetmeliğin 8. ve 10. maddesi yönünden yapılan inceleme;
2547 sayılı Kanun’un ‘Tanımlar’ başlıklı 3. maddesinde; “Öğretim Üyeleri: Yükseköğretim kurumlarında görevli profesör, doçent ve doktor öğretim üyeleridir. Doçent: Üniversitelerarası Kurul tarafından verilen doçentlik akademik unvanına sahip kişidir.” düzenlemesi yer almıştır.
Yukarıda aktarılan mevzuatın incelenmesinden, sözlü sınavın doçentlik unvanı kazanılırken aranılan bir şart olarak belirlenmediği, doçent unvanını alan kişilerin doçent kadrolarına atanması sırasında ilgili kadroyu açan üniversiteler tarafından sözlü sınav şartının getirilebileceği görülmektedir.
Davalı idarece doçent kadrolarına yapılacak atamalarla ilgili üniversitelerin ilgili bilim alanında sözlü sınav yapılıp yapılmaması konusunda seçim hakkı bulunmakla birlikte, ilgili bilim alanının ihtiyaç ve gereklerinin tam anlamıyla karşılanabilmesini teminen ilgili bilim alanının niteliğine göre sözlü sınav yapılması gerekliliğinin bazen bir zorunluluk bazen de bir seçimlik uygulama olduğu açıktır.
Bu kapsamda; idarelerin, düzenleme yetkisine sahip olunan alanlarda uygulamaları, çağın gereklerine ve akademik ihtiyaçlara uygun olarak değiştirip, yeniden düzenleyebilecekleri tartışmasız olup, üniversitelerden gelen talepler de dikkate alındığında, ilgili bilim alanında bilgi, yetkinlik ve ifade gücünü ölçen bir uygulama ihtiyacının zorunlu olduğu anlaşıldığından, davalı idarece hizmetin daha iyi işlemesi için yapılan düzenlemede üst hukuk normlarına ve kamu yararına aykırılık görülmediği sonucuna ulaşılmaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4.Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere,
21/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.