Danıştay Kararı 8. Daire 2018/4943 E. 2022/4641 K. 04.07.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2018/4943 E.  ,  2022/4641 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/4943
Karar No : 2022/4641

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sanayi Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, rödavanşçı-işletmeci olarak faaliyette bulunduğu 3. Havaalanı projesi kapsamında kalan .. sicil (I.R. …) numaralı maden ruhsat sahası için belirlenmiş olan yatırım giderlerinin, … Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı yazısı ile indirgenerek ödenmesine dair işlemin, … İdare Mahkemesinin E: … K:… sayılı kararı ile iptal edildiğinden bahisle indirgemeye konu miktarın taraflarına ödenmesi için yapılan 24.10.2016 tarihli başvurunun reddine ilişkin Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, idarece yatırımcının yalnızca gerçek yatırım giderlerinin tazmininin hedeflendiği ve elinde bulunan diğer taşınır unsurlar için ise ödeme yapılmadığı, yasal olarak ödenmesi gereken bedelin ise tamamının hesabına ödendiği açık olduğundan, davacının indirgemeye konu miktarın taraflarına ödenmesi için yaptığı 24.10.2016 tarihli başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, oluşan yeni hukuki durum gözetilmeden tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY :
… Bakanlığı’nın … tarih ve … sayılı yazısı ile 2012 yatırım programında … Proje Numarası ile İstanbul Bölgesi 3. Havaalanı projesi kapsamında kamulaştırma sınırı dahilinde kalan taşınmazların … tarih ve … sayılı Kamu Yararı Kararı ve … tarih ve … sayılı Kamulaştırma Oluruna istinaden kamulaştırılacağının belirtildiği, söz konusu kamulaştırma yazısına istinaden MİGEM (Maden İşleri Genel Müdürlüğü) kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda, yapılması planlanan İstanbul 3. Havaalanı Projesi alanı altında MİGEM tarafından verilen davacının işletme ruhsatlı sahasının da bulunduğu, mahallinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; kamu yararı niteliği taşıyan havaalanı projesinin gerçekleşmesi halinde, aralarında davacıya ait ruhsatın da yer aldığı proje alanı ile çakışmalı birçok ruhsat alanında yapılan/yapılacak olan madencilik faaliyetlerinin birbirini engelleyeceği, maden işletme faaliyetinin yapılamaz hale geleceğinin tespit edildiği, çakışmalı olan ruhsat sahalarının bu alanlardaki faaliyetlerinin kısıtlanmasına, yer teslimi yapılıncaya ve fiziki inşa çalışmaları başlanıncaya kadarki süreç içerisinde çakışmalı alanlardaki üretime hazır cevherin alınmasına, şantiye ekipmanlarının tahliyesine, bu kapsamda, MİGEM tarafından gerekli işlerin yürütülmesine yönelik … tarih ve … sayılı Kurul Kararı alındığı, bu karar ile çakışmalı alan içinde davacının ruhsatlı işletme yaptığı alanın da bulunduğu, “İstanbul Bölgesi 3. Havaalanı projesi” lehinde işlem yapılmasında kamu yararı görüldüğü, Kurul kararı ile faaliyetleri kısıtlanan/kısıtlanacak olan maden işletmecisinin yatırım giderlerinin tespitinde dikkate alınacak kriterlerin belirlenmesi amacıyla 25.07.2013 tarihli olur ile MİGEM bünyesinde bir Komisyon oluşturulduğu, oluşturulan bu komisyon tarafından yatırım giderlerinin tespitinde dikkate alınacak usul ve esasların belirlendiği, 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 7/19. maddesi çerçevesinde alınan kurul kararı gereği, faaliyetleri kısıtlanan veya yapılamaz hale gelen ruhsat alanlarındaki yatırım giderlerinin tespiti amacıyla davacı şirkete ait ruhsat alanında ruhsat sahibi ve davacı şirket yetkililerinin de katılımıyla heyet raporunun düzenlendiği, 06.12.2013 tarihli taahhütname düzenlendiği ve davalı idarece davacıya ödenmesi uygun bulunan yatırım giderlerinin 16.041.111,61 TL olarak belirlendiği ve kömür üstü kazı gideri olarak belirlenen 7.624.029,84 TL madencilik yatırım giderinin bu kalemle ilgili herhangi bir aykırılık görülmediğinden ilk seferde davacı şirkete ödendiği, ancak Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü’nün görüşü doğrultusunda, yapılar, madencilik tesisleri ve enerji nakil hatları gibi unsurların enkazı mal sahibine bırakılmak üzere çeşitli oranlarda enkaz bedeli kesintisi yapılmak suretiyle ödenmesinin yapıldığı, teslim-tesellüm işlemi gerektiren ekipman ve araçlar gibi taşınır unsurlar içim ise ödeme yapılmadığı, bu şekilde yapı ve inşaat yatırım gideri ile şantiye yatırım giderlerinden enkaz bedelleri ve taşınır gider unsurları arındırılarak 1.212.002,83 TL davacı şirket devrediliğinden kayyum hesabına yatırıldığı, belirtilen biçimdeki tazminat ödemeleri hakkındaki … tarih ve … sayılı yazının 15.07.2015 tarihinde tebliğ alındığı, aynı bölgedeki farklı bir işletmecinin yaptığı yatırım giderlerinin indirgenerek ödenmesine ilişkin işleme karşı açtığı davada …. İdare Mahkemesi’nin E:…, K:… sayılı kararı ile iptal kararı verildiğinden bahisle indirgemeye konu miktarın taraflarına ödenmesi için 24.10.2016 tarihli başvurunun yapıldığı, anılan başvurunun reddine ilişkin Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Dava açma süresi” başlıklı 7. maddesinde;
“1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.” hükmüne,
“İdari makamların sükutu” başlıklı 10. maddesinde;
“1. İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler.
2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı,isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler.” hükmüne,
“Üst makamlara başvurma” başlıklı 11. maddesinde ise,
“1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.
2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Yukarıda yer alan Kanun hükümleri uyarınca, ilgililerin, altmış günlük dava açma süresi içerisinde doğrudan dava açmak yerine işlemi tesis eden idarenin hiyerarşik olarak üstü olan makama veya üst makam yoksa işlemi tesis eden makama başvurarak işlemin düzeltilmesini isteme hakkına sahip oldukları açıktır.
Davacı tarafından, kendisi hakkında tesis edilen ve madencilik yatırımlarının indirgenerek ödenmesine ilişkin olan … tarih ve … sayılı işleme karşı, söz konusu işlemin 15/07/2015 tarihindeki tebliğinden itibaren iptali istemiyle bir dava açılmadığı gibi, 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi kapsamında bir başvuruda da bulunulmadığı görülmektedir.
Dava konusu başvuruda ve dava dilekçesinde her ne kadar, dava dışı bir şirket hakkında tesis edilen bireysel işlemin İdare Mahkemesi kararıyla iptal edilmesi nedeniyle yeni bir hukuki durum oluştuğu, bu nedenle davacı hakkında tesis edilen … tarih ve … sayılı işlemin ortadan kalması sonucunda eksik ödenen bedellerin tarafına ödenmesi talep edilmiş ise de, dava dışı şirket hakkında tesis edilen bireysel işlemin iptal edilmesinin tek başına davacının hukuki durumunu değiştirmeyeceği gibi, … tarih ve … sayılı işlemin iptali sonucunu da doğurmayacağı açıktır.
Bu bakımdan, davacının 24.10.2016 tarihli başvurusunun, anılan başvuruda da açıkça belirtildiği üzere … tarih ve … sayılı işleme itiraz niteliğinde ve 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi kapsamında kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin tebliği edildiği tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlayan altmış günlük dava açma süresi içerisinde idareye başvuruda bulunularak, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması talebi ile başvurulması gerekirken, davacı tarafından 24.10.2016 tarihinde davalı idareye başvurulmuş olup, altmış günlük dava açma süresi geçtikten sonra yapılan başvuru sonucunda tesis edilen dava konusu işlemin, sona ermiş olan dava açma süresini canlandırmayacağı görülmektedir.
Bu nedenle, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası incelenerek verilen ret kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda yer alan gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 04/07/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :
(X)- Davacının, yatırım giderlerinden eksik ödenen kısmın tarafına ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddi üzerine, söz konusu işlemin iptali istemiyle süresinde bakılmakta olan davayı açtığı, dolayısıyla temyiz isteminin esasının incelenmesi gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.