Danıştay Kararı 8. Daire 2018/5291 E. 2021/7256 K. 30.12.2021 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2018/5291 E.  ,  2021/7256 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5291
Karar No : 2021/7256

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Bölge Eczacı Odası Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Birliği
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından işletilen …Eczanesinin muvazaalı olduğundan bahisle 6643 sayılı Kanun’un 30/c maddesi uyarınca hakkında 180 gün süre ile sanat icrasından men cezası verilmesine ilişkin … Bölge İstanbul Eczacı Odası Haysiyet Divanı’nın … tarih ve … sayılı kararının aynen kabul ve tasdik edilmesine ilişkin … Birliği Yüksek Haysiyet Divanı’nın … tarihli ve …. sayılı kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacıya ait eczanede 21.07.2015 tarihinde yapılan denetimde, eczacının hazır bulunduğu, fotokopisi alınan ajandanın eczane elemanı tarafından tutulduğunun ve ajandadaki düzenli ödemelerin eczacı tarafından kabul edildiği, ajandaya kayıtlı ödemelerin incelenmesinden, eczanede kalfa olarak görünen … tarafından davacıya, ay başında ve ortasında düzenli olarak ödeme yapıldığı, ödemelerin 2014 yılında 3.000,00-TL iken 2015 yılında 3.500,00-TL’ye yükseltildiği ödemelerin gerekçesinin davacı tarafından lehe bilgi ve belgeyle desteklenmediği, soyut ifadelere dayandırıldığı, bu durumda; dosyadaki bilgi ve belgelerle yürürlükteki mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacının eczanesini mevzuata aykırı işlettiği sübuta erdiğinden, 6643 sayılı Yasa’nın 30/c maddesi uyarınca hakkında 180 gün süre ile sanat icrasından men cezası verilmesine ilişkin … Bölge Eczacı Odası Haysiyet Divanı kararının aynen kabul ve tasdik edilmesine ilişkin … Birliği Yüksek Haysiyet Divanı’nın .. tarihli ve … sayılı kararında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince; davacının, yalnızca denetimde alınan ajandada yazılı kendisine yapılan düzenli ödemelerin muvazaa nedeniyle yapılan ödeme olarak değerlendirmesi nedeniyle sahibi olduğu eczaneye ilişkin olarak üçüncü bir kişi ile maddi çıkar ilişkisine dayanan bir anlaşma içinde olduğu kanaatine varılmış ise de, eczanenin gelir ve giderlerini takip için tutulduğu belirtilen ajandaya ilişkin bu tespitlerin tek başına yeterli olmadığı, davacının denetim sırasında eczanesinin başında bulunduğu başka bir eczacı tarafından şikayet edilmesi ve anılan ajanda dışında başkaca somut bilgi ve belgelerin bulunmadığı, yetersiz tespitlere dayanılarak kanaat oluşturduğu, bu nedenle muvazaa iddiasının başkaca delillerle somut olarak ortaya konulmaması nedeniyle dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık, aksi değerlendirme ile verilen İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığından istinaf başvurusunun kabulü ile istinafa konu kararın kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı … Bölge Eczacı Odası tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararında “ajanda dışında başkaca somut bilgi ve belgelerin bulunmadığı”, kanaate dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilmekle birlikte; şikayet dilekçeleri, yapılan toplantılara ilişkin tutanaklar, değerlendirme belgeleri, somut soru ve cevaplar, “… olarak ifade edilen şahsa yapılan rutin ödemeler, bu ödemelerin ayrıntılarının mevcut olmaması, şikayet dilekçesinde … isimli şahsa ilişkin iddia ile özellikle davacının kabul ve teyitleri dikkate alındığında, muvazaayı işaret eden pek çok somut bilgi ve belgenin var olduğu, hukuka aykırı bir durum ve kanuna karşı hile anlamı taşıyan muvazaanın kesin delillerle kanıtlanmasının çoğu zaman mümkün olmadığı, anılan hususların ise muvazaayı ispata yeterli olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesince verilen kabul kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı Türk Eczacıları Birliği tarafından; eczanede yapılan denetimde elde edilen defter kayıtlarında yer alan ödemelerin davacı ve kızı tarafından alınan araçların kredi ödemeleri olduğunun belirtilmesine karşın, varlığı iddia edilen kredi ödemelerine ilişkin herhangi bir banka dekont ve/veya belgesi sunulmadığı, sözkonusu ödemelerin esas itibariyle muvazaalı eczane işletilmesi nedeniyle davacıya yapılan maaş ödemeleri olduğu, davacının memurluktan emekli olduktan sonra serbest eczacılık mesleği ile tanıştığı, mesleğin icrasında yaş sınırı bulunmaması nedeniyle emekli olan bir kısım kişilerin diplomalarını kiraya vererek ek gelir elde ettikleri, davacının kalfasına “bey” diye hitap ettiği ve eczanenin işleyişi ile ilgili bilgisinin bulunmadığı, anılan hususların ise muvazaayı ispata yeterli olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesince verilen kabul kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 30/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.