Danıştay Kararı 8. Daire 2018/5309 E. 2022/5454 K. 06.10.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2018/5309 E.  ,  2022/5454 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5309
Karar No : 2022/5454

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ….
2- … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, İstanbul İli, Bağcılar İlçesi, … Mahallesi, … Sokak No:… adresinde binanın bodrum katında bulunan penye imalathanesi olarak faaliyet gösteren işyerini 28.02.2016 tarihinde atık su basması nedeniyle oluşan 135.000-TL zararın, tazmini istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; “Mahkememizin 13.02.2018 tarihli ara kararı ile …’ten adi yazılı sözleşmeye dayalı olarak … tarihinde devir alındığı iddia olunan işyerine ilişkin işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı belgesinin istenildiği halde dosyaya sunulmadığı, davalı Bağcılar Belediye Başkanlığınca davacıya veya işyerini devraldığı kişi adına verilmiş işyeri açma ve çalıştırma ruhsatının bulunmadığı, söz konusu adreste daha önce faaliyet gösterdiği tespit edilen konfeksiyon işyerinin 05.04.2013 tarihinde mühürlenerek faaliyetinin durdurulduğuna ilişkin tutanakların gönderildiği, ara kararımız ile işyerinde meydana geldiği iddia olunan hasara yönelik bağımsız eksperler yada mahkeme kanalıyla yapılmış bir tespit bulunup bulunmadığının açıklanmasının istenildiği, davacı tarafça itfaiye tarafından yapılan tespit dışında zararın tespiti için mahkeme kanalıyla tespit yaptırılmadığının beyan edildiği, davacının su baskını nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü zararların tespiti bakımından söz konusu hasarın neden meydana geldiğinin ve zarar miktarı tespitinin objektif ve tarafsız biçimde yapılması bakımından bağımsız eksperler yada mahkeme kanalıyla bir tespit yapılması gerekirken, bu şekilde bir tespit yapılmadan 28.02.2016 tarihinde meydana geldiği iddia olunan olaydan sonra 04.03.2016 tarihinde Avrupa Yakası İtfaiye Müdürlüğünce düzenlenen nereden ne şekilde dolduğu belirtilmeyen yaklaşık 50cm seviyesinde dolan sulardan ne şekilde ve ne tutarda zararın meydana geldiğinin açıkça ortaya konulmayan tutanağa dayanıldığı, bu tutanağa dayanılarak davalı idarenin sorumluluğu yoluna gidilemeyeceği, söz konusu hasara ilişkin deliller ortadan kaldırıldığından mahkememizce halihazırda bir tespit yapma imkanı da bulunmadığı, diğer taraftan yukarıda yer alan İSKİ Atıksuların Kanalizasyona Deşarj Yönetmeliği hükümleri ve yukarıda yer alan diğer mevzuatlar çerçevesinde Belediyelerin ve özellikle İSKİ’nin atıksuların kullandırılması ve deşarjına yönelik sorumluluğu bulunduğu anlaşılmakla birlikte, taşınmaz sahiplerinin binaların bodrum katlarının atık suların geri gelmesini önleyecek tedbir alma mecburiyeti bulunduğu, uyuşmazlığa konu taşınmazın da bodrum kat niteliğinde olduğu, bu tür önlemlerin alındığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin de bulunmadığı, böylece davacı tarafından, uğranıldığı öne sürülen maddi zararların objektif ve somut bilgi ve belgelerle ortaya konulamadığının kabulü gerektiği, tazmini istenilen zararların somut, meşru, kesin ve belirgin olarak kabul edilemeyeceği, dolayısıyla da dava konusu olayda davacı açısından uğranıldığı öne sürülen zararların tazmini için aranılan şartların oluşmadığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığından, zararın tazmini istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık, davacının yeterli koşulları sağlamayan tazmin isteminde de hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idarelerden Bağcılar Belediye Başkanlığı tarafından, davacının temyiz başvurusunun reddi gerektiği savunulmakta olup, diğer davalı idare İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü;

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 06/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.