Danıştay Kararı 8. Daire 2018/5351 E. 2022/6886 K. 25.11.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2018/5351 E.  ,  2022/6886 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5351
Karar No : 2022/6886

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- …Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU :…Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mersin İli, Bozyazı İlçesi dahilinde 37.000,00 m2’lik ormanlık sahada Tekeli Belediyesi Belediye Hizmet Binası ve Hizmet alanı için Tekeli Belediye Başkanlığı adına yapılan tahsisin iptaline ilişkin 22.08.2016 tarihli ve … sayılı Olur’un ve bu Olur gereği bahse konu sahanın geri teslim edilmesine yönelik tesis edilen 01.11.2016 tarihli ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararında; dava konusu belediye binası ve müştemilatı inşaatı tesisi izninin iptaline ilişkin 22.08.2016 tarihli ve … sayılı olurun; Tekeli Belediye Başkanlığı tarafından imza edilerek kabul ve taahhüt edilen 24.03.1992 tarihli taahhüt senedinde yer verilen hükümlere aykırı hareket edildiğinden bahisle tesis edildiği belirtilmiş ise de; bahse konu taahhüt senedinin 10. maddesinde: “.. hak lehtarının bu taahhütname hükümlerine aykırı hareket etmesi ve yazılı ihtara rağmen bu taahhütname hükmümlerine aykırı durumun devam etmesi halinde..” ibaresine yer verildiği, bu nedenle izin hakkının iptal edilmesi için öncelikle taraflar arasında uzlaşma sonucu düzenlenen taahhüt senedinde yer alan yazılı ihtar yapılması ve yazılı ihtara rağmen taahhütname hükümlerine aykırı durumun devam ettiğinin tespit edilmesinin zorunlu olduğu, bakılan uyuşmazlıkta ise; dava konusu işlemin herhangi bir yazılı ihtar yapılmadan tesis edildiği görüldüğünden dava konusu işlemlerde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından, Tekeli Belediyesince imzalanan taahhütnamenin 11. maddesinde, “İhtilaf halinde bu taahhütname hükümlerine, hüküm bulunmayan hallerde orman idaresince çıkarılan emir, tamim, talimat ve yönetmelik hükümlerine göre, bunun dışında ise Devlet ihale mevzuatına göre hareket edilecektir.” hükmünün yer aldığı, orman mevzuatında ilgili yönetmelik veya taahhüt senedi hükümlerine aykırı davranılması halinde kesin izinlerin bakanlık onayı ile iptal edileceği açıkça düzenlenmiş olup, ayrıca ihtar gerektiğine ilişkin düzenleme bulunmadığı, taahhüt senedi hükümlerine uyulmadığının sabit olduğu, sözleşmeye ağır aykırılık hali söz konusu olduğundan, idarece derhal fesih hakkının kullanıldığı, işlemde hukuka aykırı yön bulunmadığı, bu sebeplerle kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı Orman Genel Müdürlüğü tarafından, dava konusu sahada yapılan tetkikte, belediye hizmet binası ve hizmet alanı yapımı için tahsisinin yapıldığı ancak, sahada 8 oto sanayi dükkanı, pazar yeri ve (Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’ne devredilen kısımda yapılması gereken) futbol sahasının bir kısmının bulunduğunun tespit edildiği, taahhüt senedi hükümlerine uyulmadığının sabit olduğu, davacıya yazılı ihtarda bulunulsa bile bu yerlerin yıkımının yapılamayacağının ortada olduğu, taahhütnamenin 10.maddesine göre, izin süresinin dolmasına rağmen üç ay içerisinde süre uzatım talebinde bulunulmaması halinde, taahhüt hükümlerine aykırı davranmak ve bu durumun devam etmesi söz konusu ise ihtar usulünün uygulanacağının açık olduğu, bu hükmün mevcut olayda uygulanamayacağı, taahhüt senedinin 1. maddesine aykırılık söz konusu olduğundan, derhal fesih hakkı kullanıldığı, ihtara ilişkin hükmün uygulanması gerektiği düşünülse dahi, taahhütnamenin bu denli ağır ihlali halinde ihbar usulünün işlevsiz kalacağı, bu sebeplerle kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir..

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Dava, Mersin İli, Bozyazı İlçesi dahilinde 37.000,00 m2’lik ormanlık sahada Tekeli Belediyesi Belediye Hizmet Binası ve Hizmet alanı için Tekeli Belediye Başkanlığı adına yapılan tahsisin iptaline ilişkin 22.08.2016 tarihli ve … sayılı Olur’un ve bu Olur gereği bahse konu sahanın geri teslim edilmesine yönelik tesis edilen 01.11.2016 tarihli ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince, Taahhüt Senedi’nin 10.maddesinde: “.. hak lehtarının bu taahhütname hükümlerine aykırı hareket etmesi ve yazılı ihtara rağmen bu taahhütname hükümlerine aykırı durumun devam etmesi halinde..” ibaresine yer verildiği, bu nedenle izin hakkının iptal edilmesi için öncelikle taraflar arasında uzlaşma sonucu düzenlenen taahhüt senedinde yer alan yazılı ihtarın yapılması ve yazılı ihtara rağmen taahhütname hükümlerine aykırı durumun devam ettiğinin tespit edilmesinin zorunlu olduğu, bakılan uyuşmazlıkta ise; dava konusu işlemin herhangi bir yazılı ihtar yapılmadan tesis edildiği görüldüğünden dava konusu işlemlerde hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiş, Bölge İdare Mahkemesince de istinaf istemi reddedilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, bahsi geçen taahhüt senedinin. 8. maddesinde “İzin – hak tesis edilen orman sahası ve üzerindeki tesisler Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığının izni olmadan başka şahıs ve kurumlara devredilemez ve işletmeye verilemez, amacı dışında kullanılamaz.” hükmüne, 10. maddesinde ise; “İzin hakkı, sürenin dolması, hak lehtarının vazgeçmesi halinde kendiliğinden, sürenin dolmasına rağmen üç ay içinde süre uzatımı isteğinde bulunulmaması halinde hak lehtarının bu taahhütname hükümlerine aykırı hareket etmesi ve yazılı ihtara rağmen bu taahhütname hükümlerine aykırı durumun devam etmesi halinde Orman Genel Müdürlüğünün görüşlerinin alınmasından sonra Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığınca re’sen iptali halinde sona erer.” hükmüne yer verildiği görülmektedir.
Taahhütnameye göre yazılı ihtar usulünün uygulanması, tahsis süresinin dolmasına rağmen, üç ay süre uzatımı talebi olmaksızın, taahhüt hükümlerine aykırı davranılması halinde söz konusu olabilecek olup, olayda tahsis süresinin henüz dolmadığı açıktır.
Bu durumda, orman mevzuatına göre, verilen izinlerin amaç dışında kullanılması yasaklanmış olduğundan ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre dava konusu sahanın izin amacı dışında kullanıldığının sabit olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 25/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.