Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2018/5864 E. , 2022/6498 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5864
Karar No : 2022/6498
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, … tarih ve … sayılı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı olur işlemi ile Maden Kanunu uyarınca 50.000,00 TL idari para cezası verilmesi ve maden sahasında üretim faaliyetinde bulunulmaması ve geçici tatil talebinin reddine ilişkin … gün ve … sayılı davalı idare işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; mevzuat hükümleri uyarınca, işletme faaliyetinin, projesine ve bu Kanun’un ilgili hükümlerine göre yürütülüleceği, işletme projesine aykırı faaliyette bulunulduğunun tespit edilmesi hâlinde, projeye uygun faaliyette bulunulması için ruhsat sahibine altı aya kadar süre verileceği, bu süre sonunda projeye uygun faaliyette bulunulmaması hâlinde 50.000 TL idari para cezası verilerek üretim faaliyetinin durdurulacağı, ancak, projeye aykırı faaliyetlerin işletme açısından tehlikeli olduğunun tespit edilmesi hâlinde tehlikeli durum giderilinceye kadar üretim faaliyetlerinin doğrudan durdurulacağı, bu kapsamda davacının 2009 yılında devraldığı ve işletmekte olduğu maden sahasının 2011 yılında incelendiği ve maden ocağında ayna yüksekliğinin 30-40 metre olduğu ve tehlike arzettiğinin tespit edildiği, tespit üzerine davacıya 18.04.2013 tarihli yazının gönderildiği ve Maden Kanunu’nun 29. maddesine atıfta bulunularak yazının tebliğ tarihinden itibaren en geç altı ay içinde söz konusu ocakta can ve mal emniyeti açısından basamak yüksekliklerinin uygun hale getirilmesi ve yapılan çalışmalarla ilgili olarak bilgi verilmesi, aksi takdirde Maden Kanunu’nun 29. maddesi gereğince teminatın irat kaydedilerek sahadaki faaliyetlerin bu eksiklikler tamamlanıncaya kadar durdurulacağının belirtildiği, belirtilen hususun düzeltilmediğinin 2015 yılında yapılan incelemede tespit edilmesi üzerine yeni kanun hükmü uyarınca davacıya para cezası verilerek üretim faaliyetinin durdurulduğu ve basamak yüksekliği can ve mal açısından tehlike oluşturmaya devam ettiğinden ve gerekli izinler alınmadığından geçici tatil talebinin de reddedildiği, konu ile ilgili evrak ve tespitlerin ve davacının devirden sonra faaliyette bulunduğuna ilişkin tutanağın da idarece dosyaya sunulduğu anlaşılmakla, tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararında; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, orman izni iptal edildiğinden orman mevzuatı uyarınca maden sahasında hiçbir faaliyetin yapılamayacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 703 sayılı KHK ile 3213 sayılı Maden Kanunu’na eklenen Geçici 33. madde ve 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 766. maddesi uyarınca … Bakanlığı hasım mevkiiden çıkarılıp … Genel Müdürlüğü hasım mevkiine alınarak Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Denizli ili, Merkez ilçesi hudutları dahilinde bulunan S:… nolu II-B grubu oniks ruhsat sahasının Maden Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca 30.06.2009 tarihinde davacıya devredildiği, devir alındıktan sonra maden sahasında 2009 ve 2010 yıllarında üretim yapıldığı, 09-12/09/2011 tarihlerinde görevlendirme üzerine maden sahasında yapılan incelemede ocakta ayna yüksekliğinin 30-40 metre olduğunun ve tehlike arzettiğinin tutanak altına alındığı ve tutanağın davacı tarafından da imzalandığı, 06.10.2011 tarihli tetkik ve değerlendirme raporunda da yine basamak yüksekliğinin 30-40 metre civarında olduğu ve tehlike arzettiğinin belirtilmesi üzerine 18.04.2013 tarihli yazının gönderildiği, bu yazıda
Maden Kanunu’nun 29. maddesine atıfta bulunularak yazının tebliğ tarihinden itibaren en geç altı ay içinde söz konusu ocakta can ve mal emniyeti açısından basamak yüksekliklerinin uygun hale getirilmesi ve yapılan çalışmalarla ilgili olarak bilgi verilmesi gerektiği, aksi takdirde Maden Kanunu’nun 29. maddesi gereğince teminatın irat kaydedilerek sahadaki faaliyetlerin bu eksiklikler tamamlanıncaya kadar durdurulacağının belirtildiği, yazının 23.05.2013 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, sonrasında 19.08.2015 tarihli olura istinaden mahallinde tetkik ve değerlendirme raporu hazırlandığı, bu raporda şev yüksekliği ile ilgili aynı hususların tespit edilmesi sonrasında dava konusu işlemlerin tesis edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Maden Kanunu’nun 29. maddesinin olay tarihindeki halinde “İşletme faaliyeti, projesine ve Kanunun ilgili hükümlerine göre yürütülür. İşletme projesine aykırı faaliyette bulunulması ve faaliyetlerin can ve mal güvenliği açısından tehlikeli bir durum oluşturduğunun tespit edilmesi halinde maden üretimine yönelik faaliyetler durdurulur. İşletme projeleri ve değişiklikleri uygulamaya konulmadan önce Genel Müdürlük onayının alınması zorunludur. Aksi takdirde faaliyet durdurulur. İşletme açısından tehlikeli durumların tespiti halinde, bu halleri gidermek için ruhsat sahibine altı aya kadar süre verilir, mücbir sebepler dışında bu süre uzatılmaz. Bu süre sonunda projeye uygun faaliyette bulunulmaması veya tehlikeli durumun ortadan kaldırılmaması halinde teminat irad kaydedilerek işletme faaliyeti durdurulur. Ruhsat sahibi, her yıl nisan ayı sonuna kadar bir önceki yıl içinde gerçekleştirdiği işletme faaliyeti ile ilgili teknik belgeleri, satış bilgi formunu, faaliyet bilgi formunu ve işletme sahasında arama yapmış ise arama ile ilgili bilgileri Genel Müdürlüğe vermekle yükümlüdür. Yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde teminat irad kaydedilir. Yükümlülük yerine getirilinceye kadar faaliyet durdurulur. I. Grup (a) bendi madenler için ruhsat sahibi, her yıl nisan ayı sonuna kadar bir önceki yıl içinde gerçekleştirdiği işletme faaliyeti ile ilgili satış bilgi formunu, faaliyet bilgi formunu il özel idaresine vermekle yükümlüdür. Yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde teminat il özel idaresi hesabına irad kaydedilir. Yükümlülük yerine getirilinceye kadar faaliyet durdurulur.” düzenlemesi bulunmakta iken 6592 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile yapılan değişiklikle işlem tarihinde “İşletme faaliyeti, projesine ve bu Kanunun ilgili hükümlerine göre yürütülür. İşletme projesine aykırı faaliyette bulunulduğunun tespit edilmesi hâlinde, projeye uygun faaliyette bulunulması için ruhsat sahibine altı aya kadar süre verilir. Bu süre sonunda projeye uygun faaliyette bulunulmaması hâlinde 50.000 TL idari para cezası verilerek üretim faaliyeti durdurulur. Ancak, projeye aykırı faaliyetlerin işletme açısından tehlikeli olduğunun tespit edilmesi hâlinde tehlikeli durum giderilinceye kadar üretim faaliyetleri doğrudan durdurulur.(…)” düzenlemesi bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda ilgili kısmına yer verilen mevzuat uyarınca, olay tarihinde yürürlükte olan Kanun maddesinde, işletme projesine aykırı faaliyette bulunulması ve faaliyetlerin can ve mal güvenliği açısından tehlikeli bir durum oluşturduğunun tespit edilmesi halinde maden üretimine yönelik faaliyetlerin durdurulacağı ve tehlikeli durumun ortadan kaldırılmaması halinde teminatın irad kaydedileceği düzenlenmiştir. Söz konusu düzenlemede idari para cezası verilmesine yönelik bir hükmün bulunmadığı görülmektedir. Anılan madde işlem tarihi itibarıyla değiştirilerek, işletme projesine aykırı faaliyette bulunulduğunun tespit edilmesi hâlinde, projeye uygun faaliyette bulunulması için ruhsat sahibine altı aya kadar süre vereceği ve bu süre sonunda projeye uygun faaliyette bulunulmaması hâlinde idari para cezası verilerek üretim faaliyeti durdurulacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, dava konusu maden ocağındaki ayna yüksekliğinin 30-40 metre olduğu ve tehlike arzettiği, söz konusu aykırılığın giderilmesi için işlem tesis edilerek davacıya tebliğ edildiği ve aykırılığın giderilmediği sabit olmakla birlikte, anılan maden sahasında davacı tarafından herhangi bir faaliyette bulunulmadığı gibi, sahanın orman izninin iptal edilmiş olması nedeniyle faaliyete geçilmesi de mümkün görünmemektedir.
Bu durumda, Maden Kanunu uyarınca projeye uygun faaliyette bulunulmaması hâlinde idari para cezası verilerek üretim faaliyeti durdurulacağı düzenlendiğinden ve davacının da sahada faaliyeti bulunmadığından, hakkında düzenlenen idari para cezasına yönelik dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 11/11/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
X- Uyuşmazlıkta, dava konusu maden ocağındaki ayna yüksekliğinin 30-40 metre olduğu ve tehlike arzettiği, söz konusu aykırılığın giderilmesi için 2011 yılında işlem tesis edilerek davacıya tebliğ edildiği ve 2015 yılında yapılan tespitte de aykırılığın giderilmediğinin görüldüğü açıktır.
Bu nedenle, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.