Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2018/6095 E. , 2022/5076 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/6095
Karar No : 2022/5076
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Madencilik Nak. İnş. Malz. San. Ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Çanakkale İli, Ezine İlçesi hudutları dahilinde ve davacı şirket uhdesinde bulunan … sayılı II-a Grubu maden (mermer) sahasına ilişkin maden işletme ruhsatının 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 24. maddesinin 2. fıkrası gereği ruhsat süre sonu olan 01/11/2011 tarihi itibariyle iptal edildiğine ilişkin … tarih ve … sayılı Maden İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacı şirketin 24/12/2010 tarihinde hem söz konusu ruhsatın kalker(mıcır) işletme iznine taksir edilmesi talebinde, hem de temdit talebinde bulunduğunu iddia ettiği, davalı idarenin 14/12/2016 tarih ve E… sayılı oluru da incelendiğinde söz konusu başvuruda Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği’nin 39. maddesinde aranılan belgeler (Ek Form 10’a uygun proje ve temdit talep harcı dahil) eklenilmesine rağmen başvuruda açıkça temdit ibaresi bulunmadığından bahisle başvurunun temdit talebi olarak değerlendirilmediği ve bunun üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği, ancak, 26/10/2011 tarihli davacı şirket başvurusuna davalı idarece verilen 27/10/2011 tarihli cevapta temdit talebinde bulunulduğu, temdit başvurusu üzerine temdit işlemlerinin devam ettiğinin belirtildiği görülmekle, bu şekilde davacı tarafta haklı bir beklenti yaratıldığı ve söz konusu yazıya rağmen davacı şirket tarafından ruhsat süresi içerisinde temdit talebinde bulunulmadığından bahisle ruhsatın iptali yönünde (27/10/2011 tarihli cevap üzerinden beş yıl gibi uzun bir süre geçtikten sonra) tesis edilen işlemin hukuki güvenirlik ilkesini zedeleyeceği, davacı şirketin 24/12/2010 tarihli başvurusunun temdit talebi olarak değerlendirilmemesi halinde davacı tarafta haklı beklenti yaratmamak amacıyla davacı şirketin 26/10/2011 tarihli başvurusunun reddine dair bir işlem tesis edilmesi gerekirken (temdit talebinde bulunulmamış olsa dahi ruhsat süre sonu olan 01/11/2011 tarihi üzerinden işlemin tesis edildiği 14/12/2016 tarihine kadar geçen süre zarfı gözetildiğinde) aksi yönde haklı beklenti yaratılarak davacının temdit talebinin bulunduğunun bildirilmesi istemine yönelik başvuru üzerine bizzat davalı idarece temdit talebinin varlığı kabul edildikten yıllar sonra tesis olunan işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, ruhsat süresinin bitiş tarihi olan 01/11/2011 tarihine kadar temdit projesi verilmediği, buna karşılık Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği’nin 39. maddesine uygun olarak 5995 sayılı Kanun’un Geçici 15. maddesi gereği hazırlanmış olan intibak işletme projesinin temdit projesi özelliklerini haiz olarak verildiği, ancak intibak projesinde temdit ibaresinin bulunmadığı, basiretli bir tacir gibi davranmayan davacının vermiş olduğu intibak projesinin her ne kadar temdit projesine ilişkin ekleri içerse de Maden Kanunu’nun 14. maddesi kapsamında temdit projesi olarak değerlendirilemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 703 sayılı KHK ile 3213 sayılı Maden Kanunu’na eklenen Geçici 33.maddesi ve 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 766. maddesi uyarınca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı hasım mevkiiden çıkarılıp Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü hasım mevkiine alınarak işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 22/09/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.