Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2018/6332 E. , 2022/6700 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/6332
Karar No : 2022/6700
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … San. Haf. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Muğla ili, Ula ilçesi, … köyü sınırlarında 111.870,42 m2’lik ormanlık alandaki …. sayılı ruhsat numaralı maden işletmesi için yapılan izin başvurusunun reddine ilişkin Orman Genel Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirketin sahip olduğu maden işletme ruhsatı sahası içinde bulunan ormanlık alan için idareden iznin uzatılması ve temdit istemi üzerine hazırlanan Maden İşletme ve Altyapı Tesisi Yeni İzin Raporunda, Orman Bölge Müdürlüğü’nce izin verilmesinde sakınca olmadığının belirtildiği, bu duruma göre izin talebinde bulunulan ormanlık alan için izin verilmesinde sakınca olmadığı ve belli şartlar değerlendirilerek izin verilmesinin uygun olduğu şeklinde düzenlenen raporun geçerli olduğu göz önüne alındığında, davacının ruhsat bitim tarihine kadar olan izin isteminin tamamen kabulü anlamına gelmemekle birlikte, izin başvurusunun hiçbir gerekçe gösterilmeden, yahut gösterilen gerekçelerin somut olarak izne, mevzuat ile aranan şartları sağlamasına engel olacak mahiyette ve teknik anlamda engel olup olmayacağı ortaya konulmaksızın reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, talebin nihai anlamda olumsuz değerlendirilmesinin bakanlığın takdirinde olduğunu mahkemenin eksik inceleme ile karar verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Muğla ili, Ula ilçesi, … köyü sınırlarında içinde IV. Grup işletme ruhsatı sahibi olan davacı tarafından ormanlık alanda 12/01/2017 tarihli dilekçe ile maden işletme ve alt yapı tesis izni talebinin gerekçesiz şekilde uygun bulunmamasına ilişkin Orman Genel Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
6831 sayılı Orman Kanunu’nun 16. maddesinin 1. fıkrasında “Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilir. Ancak, temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Çevre ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlıdır. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin; baraj, gölet, liman ve yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanacağı her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile zorunlu tesislerinden bedel alınmaz.” hükmüne, aynı maddenin 3. fıkrasında “Madencilik faaliyetlerinin ve faaliyetlerle ilgili her türlü yer, yol, bina ile tesislerin hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanlarda veya özel ormanlarda yapılmak istenmesi halinde Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilebilir. Bu takdirde kullanım bedeli, kullanım süresi, yapılan bina ve tesislerin devri gibi hususlar genel hükümlere uygun olarak taraflarca tespit edilir.” hükmüne, maddenin 5. fıkrasında ise “Maddenin uygulanması ile ilgili tanım, şekil, şart ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı Kanunun 6754 sayılı Kanun’la değişik 31. maddesinde ise; bilirkişilerin, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçileceği ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümlerinin uygulanacağı kuralına yer verilmiş; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ”Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller” başlığını taşıyan 266. maddesinde ise; mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği kurala bağlamıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacının izin istemi üzerine Orman İşletme Müdürlüğünce mahallinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 26/01/2017 tarihli raporda, İşletme Müdürlüğünce ormanlık alanda istenilen yeni maden işletme ve altyapı tesis izni verilmesinde 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 16. Maddesi Uygulama Yönetmeliği’ne göre sakınca bulunmadığının ifade edilmişse de aynı raporda İşletme Müdürü görüşü altında yer alan Bölge Müdürlüğü görüşünde “Muğla ili Ula ilçesi … Mahallesi sınırları dahilinde İR … nolu ruhsatlı sahada, davacı tarafından 111870,41 m2 ormanlık alanda maden işletme, maden altyapı tesisi izni talep edilen alanda; yörede basralı ağaçların, dolayısıyla arıcılık faaliyetlerinin yoğun, yerleşim yerlerine yakın (1100 metre) olması nedeniyle izin verilmesi durumunda sosyal probleme neden olabileceği, izin talep edilen alanda ormanın 2, 3 kapalılıkta olması da dikkate alınarak, izin verilmesi hususunda takdir Makamda olmak üzere, izin verilmesi durumunda da bedellerin yatırılması, noter onaylı taahhüt senedinin verilmesi gerekmektedir.” şeklinde İşletme Müdürlüğü görüşünden farklı bir sonuca varıldığı bunun üzerine de idarece izin verilmediği anlaşılmıştır.
Davalı idarenin savunmasında izin talep edilen alanın bulunduğu yerde daha önceden verilmiş bir izin olmaması, doğal yapının bozulmamış olması, talep sahasının verimli devlet ormanı içinde kalması nedenleri ile Bölge Müdürlüğü’nün yukarıda ayrıntısına yer verilen görüşü üzerine talep sahasında 2.458 adet ve 1.517 m3 kızılçam ağacı kesileceği hususu da dikkate alınarak talebin Genel Müdürlükçe uygun bulunmadığı ayrıca davacının iddiasının aksine sahaya yakın verilmiş maden işletme izni bulunmadığı, yörede bal üretiminde arıların faydalandığı basralı kızılçam ağaçlarının bulunması nedeniyle arıcılık faaliyetlerinin yoğun olduğu , izin verilecek olması halinde ağaçların kesilecek olması ayrıca alanın yerleşim yerlerine yakın olması ile izin verilmesi halinde sosyal probleme neden olacağı, izin istenen alanın 2, 3 kapalılıkta verimli orman özelliğinde bulunması nedeniyle dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.
Mahkemece uyuşmazlığa esas dava konusu talebi, var olan orman izninin süre uzatımı istemi şeklinde görülerek bir değerlendirme yapılmışsa da, dosyadaki belgelerden dava konusu talebin yeni izin talebi olduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte Mahkeme kararında, Orman Bölge Müdürlüğü’nce iznin verilmesinde sakınca olmadığının ifade edildiği belirtilmiş ise de Maden İşletme Maden Altyapı Tesisi İzin Raporundan anlaşıldığı üzere bu görüşün, Orman Bölge Müdürlüğü’ne değil Orman İşletme Müdürlüğü’ne ait olduğu görülmektedir. Dolayısıyla Bölge Müdürlüğünce verilmiş olumlu bir görüş bulunmadığından, dava konusu izin talebine ilişkin uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için Orman Bölge Müdürlüğü’nün Maden İşletme Maden Altyapı Tesisi İzin Raporunda yukarıda ayrıntısı yer verilen çekincede kalınan konuları aydınlatacak şekilde Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılarak işin esası hakkında karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 18/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.