Danıştay Kararı 8. Daire 2018/6340 E. 2022/5341 K. 04.10.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2018/6340 E.  ,  2022/5341 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/6340
Karar No : 2022/5341

TEMYİZ EDENLER :

1- (DAVALI) … Genel Müdürlüğü

VEKİLİ : Av. …

2- (DAVACI) … Madencilik İnşaat Makina Perlit Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından; … İli, … İlçesi, … Köyü’nde bulunan, 1 parsel sayılı taşınmazda İR:… ruhsat nolu perlit madeni sahasında faaliyet gösteren davacı şirket adına 24/03/2014 tarihinden 24/03/2024 tarihine kadar verilen 49.685,23 m²’lik maden işletme ve 14.150,72 m²’lik maden altyapı tesis iznine ilişkin tahakkuk ettirilen ağaçlandırma bedeli, arazi tahsis bedeli ve teminatların ödenmesi ve Orman Kanununun 16. Maddesinin Uygulama Yönetmeliği uyarınca belirtilen alanların sınırlarının köşe noktalarına zeminden iki metre yükseklikte koordinat değerleri belirli sabit işaretler tesis edilmesinden sonra izin sahalarının teslim edileceğinin bildirilmesine ilişkin, 04/04/2016 tarih ve 201 sayılı işleminin iptali istenilmiştir.

lk Derece Mahkemesi kararının özeti: … … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; dava konusu işlemin, izin süresinin uzatılması nedeniyle 243.449,25 TL arazi izin bedeli + KDV yatırılması ve taahhütnamenin verilmesinin istenilmesi ile ilgili Yönetmelik uyarınca belirtilen alanların sınırlarının köşe noktalarına zeminden iki metre yükseklikte koordinat değerleri belirli sabit işaretler tesis edilmesinden sonra izin sahalarının teslim edileceğinin bildirilmesine ilişkin kısmı yönünden; .. İli, … İlçesi’nde … ruhsat numarası ile faaliyet gösteren davacı şirket adına, 24/08/2010 tarih ve 61 sayılı bakanlık oluru ile maden alt yapı tesisi için ormanlık alanda verilen iznin 24/03/2014 tarihi itibariyle bittiği, davacı şirketin ruhsat sahasının temdit edilerek iznin uzatılmasına ilişkin talebi üzerine 25/02/2016 tarih ve 193 sayılı bakanlık onayı ile 49.685,23 m²’lik alanda açık işletme izni ile 10.721,44 m²’lik alanda pasa döküm sahasının 6831 sayılı Orman Kanununun 16.maddesi gereğince taahhütname hükümlerinin yerine getirilmesi şartıyla 24/03/2024 tarihine kadar izin verildiği, Orman Kanunu’nun 16’ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği’nin 20/b maddesinde arazi izin bedelinin nasıl hesaplanacağının düzenlendiği, davacı şirketin izin bitim tarihi ile yeni izin onay tarihi arasındaki Yönetmelik hükümlerine göre ödemesi gereken bedelden eksik arazi izin bedellerinin Yönetmelik hükümleri uyarınca güncellenerek tahakkuk ettirildiği, öte yandan 24.03.2024 tarihine kadar uzatılan maden işletme ve maden altyapı tesisi iznine ilişkin taahhütnamenin verilmediği ve temdit edilen sahalara ilikin olarak tahhakkuk ettirilen teminat bedeli ile arazi izin bedellerinin ödenmediği, Yönetmelik hükmü uyarınca hesaplanan 243.449,25 TL ana para + KDV teminat ve ruhsat bedellerin ödenmesinin ve taahhütnamenin verilmesinin istenilmesi ile ilgili Yönetmelik uyarınca belirtilen alanların sınırlarının köşe noktalarına zeminden iki metre yükseklikte koordinat değerleri belirli sabit işaretler tesis edilmesinden sonra izin sahalarının teslim edileceğinin bildirilmesine ilişkin olarak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlemin davacıdan 39.281,57-TL gecikme zammı gecikme bedeli istenilmesine ilişkin kısmına gelince; Faiz; hak edilen alacağın zamanında alınamaması nedeniyle söz konusu paradan mahrum kalınan süreye ve belli bir orana bağlı olarak hesaplanan bir karşılık olduğuna göre, Borçlar Kanunu hükümlerine göre, muaccel bir alacağa faiz yürütülebilmesi için alacak miktarı belirtilerek istenilmek suretiyle borçlunun temerrüde düşmesinin zorunlu olduğu, faiz, asıl alacağa bağlı fer’i nitelikte bir alacak olduğundan, davacının söz konusu alacağa bağlı olarak ödeyeceği faizin başlangıç tarihinin bu hususta temerrüde düşülen tarih olduğunda kuşkunun bulunmadığı, davacı şirketle davalı idare arasında imzalanan taahhütname kapsamında düzenli olarak arazi izin bedellerinin ödendiği, bununla birlikte, Orman Kanunu’nun 16’ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği’nin 10/2 ve 20/b maddeleri gereğince hesaplanan arazi izin bedeli ile ilgili bildirimin yapılmadığı, temerrüde düşmeyen davacı şirketten dava konusu işlemle, asıl alacakla birlikte gecikme faizlerinin istenildiği, davalı idare tarafından davacı şirkete gönderilen herhangi bir ihbar ya da ihtar bulunmadığına göre temerrüdün gerçekleşmediği, davacı şirketten gecikme faizi istenilmesine olanak bulunmadığı, dava konusu işlemin, davacı şirketten 39.281,57 TL gecikme faizi istenilmesine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu 39.281,57 TL gecikme faizi istenilmesine ilişkin kısmını iptal eden, 243.449,25 TL arazi izin bedeli + KDV yatırılması ve taahhütnamenin verilmesinin istenilmesi ile ilgili Yönetmelik uyarınca belirtilen alanların sınırlarının köşe noktalarına zeminden iki metre yükseklikte koordinat değerleri belirli sabit işaretler tesis edilmesinden sonra izin sahalarının teslim edileceğinin bildirilmesine ilişkin kısmını reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ….. İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu; davalı ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından,6831 sayılı Orman Kanununun 16.maddesinin Uygulama Yönetmeliği’nin 20/b maddesinde arazi izin bedelinin ne şekilde hesaplanacağının düzenlendiği, sözleşmede açıkça vadeye ilişkin olarak kanunun öngördüğü hükümlerin uygulanacağına ilişkin anlaşma yapılmışsa kanun hükümlerinin tarafların iradelerinin bir parçası olacağından ihtara lüzum bulunmadığı ileri sürülerek iptale ilişkin kısmının; Davacı tarafından ise araziye ilişkin tüm teminat bedellerinin belirtilen süreler içerisinde ödendiği, arazinin yasal olarak tesliminin sağlandığı ileri sürülerek davanın reddedilen kısmının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı ve davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 04/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.