Danıştay Kararı 8. Daire 2018/6543 E. 2022/7336 K. 08.12.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2018/6543 E.  ,  2022/7336 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/6543
Karar No : 2022/7336

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … İşleri Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Mak. San. Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av….

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … ili, … ilçesi hudutları dahilinde bulunan S:… sayılı IV. grup (kuvars) işletme ruhsatlı sahanın, 178,24 hektardan 172,26 hektara düşürülmesine ilişkin …tarih ve E… sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:…. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:.., K… sayılı kararında; Mahkemece mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan raporda; dava konusu alanın tamamen alüvyon türü, pekleşmemiş zemin üzerinde yer aldığı, alüvyon, inceleme alanı çevresindeki tüm jeolojik birimlerin (Gnays, kuvarsit, şist (kuvars şist), granit, mermer, çört) blok, çakıl, kum, silt ve kil boyutu partiküllerini içeren, yersel olarak bu bileşenlerin oranlarının değiştiği, taşlaşmamış, gevşek durumda bulunan çökeller olduğu, dava konusu IV.Grup (kuvars) işletme ruhsat sahası 5,78 hektarlık kısım için ilgili belediyeye hammadde üretim izni tanındığı, Jeolojik olarak dava konusu saha gevşek zemin niteliğinde, çok farklı türde kayaçların blok, çakıl, kum, silt ve kil boyutu partiküllerini içerdiği, … Mak. San. ve Tic. A.Ş.’nin kum-çakıl tesisi incelendiğinde kuvars çakıl ve bloklarının elle tavuklama yöntemiyle ayıklandığı, alüvyon zeminden tavuklama metoduyla ayıkladığı çakıl ve/veya blok boyutu kuvarsı ayrı, kum/silt boyutu kuvarsı da ayrıca I-(a) grubu malzeme kapsamında satılmakta olduğu, dava konusu sahanın I-(a) ve IV-(a) grubu kapsamında değerlendirilebileceği, sonuç olarak, sahada MİGEM tarafından ilgili belediyeye verilen 5.78 Ha’lık alanın işletmeyi ruhsat alanında kaynak kaybına uğratacağı, ancak, ilgili sahadan belediye tarafından yapılacak üretim işletme/madencilik faaliyetlerinin … Mak. San. ve Tic. A.Ş.’nin madencilik faaliyetlerine engel olmayacağı ve madencilik faaliyetlerini olumsuz etkilemeyeceği görüş ve kanaatinin belirtildiği, Mahkemenin 11.10.2017 tarihli ara kararı ile davalı idareden … ve … sayılı makam oluru ile davacı tarafa verilen işletme ruhsatına göre, 178,24 hektarlık maden işletme alanı için kaynak rezervinin ne olduğu, buna karşın davacı şirket için ne kadarlık bir kaynak rezervi öngörüldüğünün sorulduğu, davalı idare tarafından verilen cevapta, S:… sayılı söz konusu işletme ruhsat sahasının tamamının 424,5 hektar olduğu, 07.08.2012 tarih ve 118790 evrak ile Genel Müdürlüğe verilen ve mahallinde tetkik sonucu uygun bulunan Temdit İşletme Projesinde 178,24 hektar alanın görünür rezerv alanı olduğu, 178,24 hektarlık alanda formasyon kalınlığının 2 metre, verimin %10 ve yoğunluğun 2,65 gr/cm3olduğu göz önüne alındığında toplam 944.697,44 ton görünür rezervin mevcut olduğu, muhtemel rezervin ise yapılan hesaplamalar sonucunda 4.171.365 ton olduğunun beyan edildiği, bu durumda, 178,24 hektarlık alan içerisinde 5,78 hektarlık alanın %3’lük alana tekabül ettiği, dava konusu alanda görünür rezervin 944.697,44 ton, muhtemel rezervin ise 4.171.365 ton olduğu görüldüğünden, 5,78 hektarlık alanın davacıdan alınmasının davacı şirketin madencilik faaliyetine engel olmadığı, madencilik faaliyetini olumsuz etkilemediği gibi kaynak kaybına da yol açmadığı anlaşıldığından dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince; Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, sahada MİGEM tarafından ilgili belediyeye verilen 5,78 Ha’lık alanın işletmeyi ruhsat alanında kaynak kaybına uğratacağı, ancak, ilgili sahadan belediye tarafından yapılacak üretim işletme/madencilik faaliyetlerinin davacının madencilik faaliyetlerine engel olmayacağı ve madencilik faaliyetlerini olumsuz etkilemeyeceği yönünde görüş ve kanaatinin belirtildiği, Maden Kanunu’nun 14. maddesinin 9. fıkrasına göre, kamu kurum ve kuruluşlarınca yol, köprü, baraj, gölet, liman gibi projelerin inşasında kullanılacak yapı ve inşaat hammaddelerinin üretimi için Bakanlıkça ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına izin verileceği, üretim yapılacak yerlerde ruhsatlı alanlar var ise kamu kurumunun ihtiyacı olan üretimin madencilik faaliyetlerine engel olmayacak ve kaynak kaybına yol açmayacak şekilde yapılacağının düzenlenmiş olması gerektiği, olayda ise, dava konusu işlemle davacı şirketin (kuvars) işletme ruhsatlı sahasının 178,24 hektardan 172,26 hektara düşürülmesinin, maden kaynak kaybına yol açacağının bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olması nedeniyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, bilirkişi raporunda ilgili sahadan belediye tarafından yapılacak üretim işletme/madencilik faaliyetlerinin davacının madencilik faaliyetlerine engel olmayacağı ve madencilik faaliyetlerini olumsuz etkilemeyeceğinin tespit edildiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 703 sayılı KHK ile 3213 sayılı Maden Kanunu’na eklenen Geçici 33. madde ve 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 766. maddesi uyarınca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı hasım mevkiiden çıkarılıp Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü hasım mevkiine alınarak işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi… İdari Dava Dairesinin … tarih ve E…, K:…sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 08/12/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.