Danıştay Kararı 8. Daire 2018/6620 E. 2022/6905 K. 25.11.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2018/6620 E.  ,  2022/6905 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/6620
Karar No : 2022/6905

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …Çimento ve Beton San. Ticaret A.Ş.

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Adıyaman ili, Merkez ilçesi, Kayacık köyü civarında bulunan İR-…ruhsat nolu maden ocağını işleten davacı şirket tarafından, ürettiği kalker madenini yurtiçinde ve kendi çimento fabrikası tesislerinde işleyip toz haline getirip klinker olarak çimento üretiminde kullanarak ek katma değer sağladığı halde, bu tesislerinde üretimde değerlendirdiğ kalker maden miktarı için devlet hakkı hesaplamalarında %50 teşvik indiriminden yararlandırılmayarak haksız yere ödemek zorunda kaldığı 238.718,76 TL’nin, ödendiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacı şirketin maden işletme ruhsat sahasından çıkardığı kalker madenini yurtiçinde ve kendi çimento fabrikası tesislerinde işleyip toz haline getirip klinker olarak çimento üretiminde kullanarak ek katma değer sağlaması nedeniyle üretim tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre Devlet hakkının % 50 indirimli uygulanması gerekirken, davalı idarenin 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 9. maddesinin 2. fıkrasına 6592 sayılı Kanun’un 5.maddesi ile eklenen ikinci cümle gereğince II.(a) ve II.(c) grubu madenlerin teşvik dışı bırakıldığından bahisle davacı şirketin indirimli olarak düzenleyip verdiği 2014 yılı satış bilgi formunun üretimden sonra yürürlüğe giren hükme göre indirimsiz olarak revize edilmek suretiyle %50 Devlet hakkı indiriminden yararlandırılmamasıda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, devlet hakkı teşviki uygulanmaksızın davacının fazla olarak ödemiş olduğu 133.072,00 TL’nin (toplam devlet hakkı olan 266.142,89TL’nin % 50’si) idareye ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte hesaplanarak davalı idarece davacıya ödenmesi, fazlaya ilişkin talebinin (105.646,76 TL) ise reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Maden Kanunu uyarınca dava konusu madene teşvik uygulanamayacağı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
703 sayılı KHK ile 3213 sayılı Maden Kanunu’na eklenen Geçici 33. madde ve 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 766. maddesi uyarınca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı hasım mevkiiden çıkarılıp Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü hasım mevkiine alınarak, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 25/11/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :
(X)- Dava, Adıyaman ili, Merkez ilçesi, … köyü civarında bulunan İR-… ruhsat nolu maden ocağını işleten davacı şirket tarafından, ürettiği kalker madenini yurtiçinde ve kendi çimento fabrikası tesislerinde işleyip toz haline getirip klinker olarak çimento üretiminde kullanarak ek katma değer sağladığı halde, bu tesislerinde üretimde değerlendirdiğ kalker maden miktarı için devlet hakkı hesaplamalarında %50 teşvik indiriminden yararlandırılmayarak haksız yere ödemek zorunda kaldığı 238.718,76 TL’nin, ödendiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince, davacı şirketin maden işletme ruhsat sahasından çıkardığı kalker madenini yurtiçinde ve kendi çimento fabrikası tesislerinde işleyip toz haline getirip klinker olarak çimento üretiminde kullanarak ek katma değer sağlaması nedeniyle üretim tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre Devlet hakkının % 50 indirimli uygulanması gerekirken, davalı idarenin 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 9. maddesinin 2. fıkrasına 6592 sayılı Kanun’un 5.maddesi ile eklenen ikinci cümle gereğince II.(a) ve II.(c) grubu madenlerin teşvik dışı bırakıldığından bahisle davacı şirketin indirimli olarak düzenleyip verdiği 2014 yılı satış bilgi formunun üretimden sonra yürürlüğe giren hükme göre indirimsiz olarak revize edilmek suretiyle %50 Devlet hakkı indiriminden yararlandırılmamasıda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, devlet hakkı teşviki uygulanmaksızın davacının fazla olarak ödemiş olduğu 133.072,00 TL’nin (toplam devlet hakkı olan 266.142,89TL’nin % 50’si) idareye ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte hesaplanarak davalı idarece davacıya ödenmesi, fazlaya ilişkin talebinin (105.646,76 TL) ise reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
3213 sayılı Maden Kanunu’nun “Madenler” başlıklı 2. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde, “Yer kabuğunda ve su kaynaklarında tabii olarak bulunan, ekonomik ve ticari değeri olan petrol, doğal gaz, jeotermal ve su kaynakları dışında kalan her türlü madde bu Kanuna göre madendir. Madenler aşağıda sıralanan gruplara göre ruhsatlandırılır:
I. Grup madenler
a) İnşaat ile yol yapımında kullanılan ve tabiatta doğal olarak bulunan kum ve çakıl.
b) Tuğla-kiremit kili, Çimento kili, Marn, Puzolanik kayaç (Tras) ile çimento ve seramik sanayilerinde kullanılan ve diğer gruplarda yer almayan kayaçlar.
(Değişik bent: 10/06/2010-5995 S.K./1.mad.) II. Grup madenler
a) Kalsit, Dolomit, Kalker, Granit, Andezit, Bazalt gibi kayaçlardan Agrega, mıcır veya öğütülerek kullanılacak kayaçlar.
b) Mermer, Traverten, Granit, Andezit, Bazalt gibi blok olarak üretilen taşlar ile dekoratif amaçla kullanılan doğal taşlar. ….” hükmüne yer verilmiştir.
Ayrıca aynı Kanunun 10/06/2010 tarihinde kabul edilen ve 24/06/2010 tarih ve 27621 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5595 sayılı Yasa ile değişik 9. maddesinde “(Değişik fıkra: 10/06/2010-5995 S.K/4.mad.) Madencilik faaliyetleri Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen teşviklerden yararlandırılır. Ancak hazır beton, asfalt ve yapı elemanları üretim tesisleri, imalat sanayi sektörü dışında madencilik faaliyeti kapsamında değerlendirilmez. Ürettiği madeni yurt içinde ve kendi tesisinde işleyip ek katma değer sağlayanlardan, bu tesislerde üretimde değerlendirilen maden miktarı için Devlet hakkının %50’si alınmaz. (Ek cümle: 29/12/2005-5446 S.K./1.mad) Bu hüküm I. Grup madenler ve mıcır ile kaba inşaat, baraj, gölet, liman, yol gibi yapılarda kullanılan her türlü yapı hammaddesi için uygulanmaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Kalker gibi mıcır veya öğütülerek kullanılacak kayaçlar, II. Grup madenler olarak sayılmıştır. Madencilik faaliyetlerinin Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen teşviklerden yararlandırılacağı, ürettiği madeni yurt içinde ve kendi tesisinde işleyip ek katma değer sağlayanlardan, bu tesislerde üretimde değerlendirilen maden miktarı için Devlet hakkının %50’sinin alınmayacağı, ancak, bu hükmün I. Grup madenler ve mıcır ile kaba inşaat…gibi yapılarda kullanılan her türlü yapı hammaddesi için uygulanmayacağı açıktır.
Bu durumda, çimentonun bir yapı malzemesi olması ve kalker madeninin de bu yapı malzemesinin hammaddesi olarak kullanılması sebebiyle, davacı şirketin 3213 sayılı Kanunun 9. maddesinde devlet hakkı için öngörülen teşvik uygulamasından yararlandırılamayacağı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.