Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2018/6789 E. , 2022/4382 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/6789
Karar No : 2022/4382
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACILAR) Kendi adlarına asaleten … ve … adına velayeten
… ve …
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
DİĞER TARAF (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, … ve …’ın çocukları, … ve … ‘ın kardeşi …’ın 02/01/2014 tarihinde Van ili, … İlköğretim Okulu bahçesinde teneffüs esnasında arkadaşları ile oyun oynarken okul binasının çatısından düşen kar/buz kütlelerinin başına isabet etmesi sonucu vefat etmesi nedeniyle uğranılan zarara karşılık olmak üzere ıslah ile belirlenen baba için 47.298,91-TL destekten yoksun kalma, 200.000,00-TL manevi; anne için 57.408,14-TL destekten yoksun kalma, 200.000,00-TL manevi; kardeşler için 100.000,00’er TL manevi olmak üzere toplam 104.707,05-TL maddi ve 600.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden (01/04/2014) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu olayın meydana gelmesinde davalı idarelerden Milli Eğitim Bakanlığı’nın %50, Van Valiliği’nin %50 oranında kusurunun bulunduğu, dava konusu olay nedeniyle davacıların uğradıklarını iddia ettikleri maddi zararın hesaplanması için dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, hazırlanan raporun hükme esas nitelikte bulunduğu, baba için 47.298,91-TL, anne için 57.408,14-TL destekten yoksun kalma tazminatının ödenmesi gerektiği; manevi tazminata ilişkin olarak, baba için 40.000,00-TL, anne için 40.000,00-TL, kardeşlerden … için 20.000,00 TL ve kardeşlerden … için 25.000,00-TL (…’ın, kazanın hemen sonrasında kardeşi …’a teşhis ettirilmesi nedeniyle duyulan elem ve ızdırabın kardeş …’dan fazla olduğu kanaatiyle) olmak üzere toplam 125.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmedilen maddi tazminatın %50’lik kısmına tekabül eden 52.353,52-TL’nin ve hükmedilen manevi tazminatın %50’lik kısmına tekabül eden 62.500,00-TL’nin; Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, davalı idareye başvuru tarihi olan 03/04/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, hükmedilen maddi tazminatın kalan %50’lik kısmına tekabül eden 52.353,52-TL’nin, ve hükmedilen manevi tazminatın kalan %50’lik kısmına tekabül eden 62.500,00-TL’nin, Van Valiliği tarafından, davalı idareye başvuru tarihi olan 01/04/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; artırılan tazminat miktarı bakımından, miktar artırım dilekçesinin davalı idarelerin kayıtlarına girdiği tarihlerden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği, hüküm altına alınan tüm tazminat kalemleri bakımından idarelere başvuru tarihlerinden itibaren faiz yürütülmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, hükmedilen maddi tazminatın %50’lik kısmına tekabül eden 52.353,52-TL’nin; Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, 30.000,00-TL’lik kısmının davalı idareye başvuru tarihi olan 03/04/2014 tarihinden itibaren 22.353,52-TL’lik kısmının ise miktar artım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 23/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, hükmedilen maddi tazminatın %50’lik kısmına tekabül eden 52.353,52-TL’nin; Van Valiliği tarafından, 30.000,00-TL’lik kısmının davalı idareye başvuru tarihi olan 01/04/2014 tarihinden itibaren 22.353,52-TL’lik kısmının ise miktar artım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 22/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faizin işletilmesi gerektiği, takdir edilen manevi tazminat miktarlarının düşük kaldığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idarelerden Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, olayda hizmet kusurunun bulunmadığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı Milli Eğitim Bakanlığı tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuş olup davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kısmen kabulü ile hükmedilen manevi tazminat miktarlarının düşük olduğu gerekçesiyle kararın manevi tazminata ilişkin kısmının bozulması; maddi tazminata ilişkin olarak ise, faizin başlangıç tarihi yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacılar tarafından, … ve …’ın çocukları, … ve … ‘ın kardeşi … ‘ın 02/01/2014 tarihinde Van ili, … İlköğretim Okulu bahçesinde tenefüs esnasında arkadaşları ile oyun oynarken okul binasının çatısından düşen kar/buz kütlelerinin başına isabet etmesi sonucu vefat etmesi nedeniyle uğranılan zarara karşılık olmak üzere ıslah ile belirlenen baba için 47.298,91-TL destekten yoksun kalma, 200.000,00-TL manevi, anne için 57.408,14-TL destekten yoksun kalma, 200.000,00-TL manevi, kardeşler için 100.000,00’er TL manevi olmak üzere toplam 104.707,05-TL maddi ve 600.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden (01/04/2014) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun ‘Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması’ başlıklı 13. maddesinde; “İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir. Görevli olmayan adli yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi halinde sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda, birinci fıkrada öngörülen idareye başvurma şartı aranmaz.” hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davanın maddi ve manevi tazminatlara ilişkin temyiz istemleri yönünden:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davanın yasal faize ilişkin kısmı yönünden:
Tam yargı davalarında istemle bağlı olma kuralının sebep olduğu hak kayıplarının giderilmesi amacıyla 2577 sayılı Kanunun 16. maddesinin 4. fıkrasına, 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile; “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun’un 5. maddesi ile de, 2577 sayılı Kanun’a geçici 7. madde ile “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dâhil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” hükmü eklenmiştir.
Nitekim, 6459 sayılı Kanun’un 4. maddesinin gerekçesinde; “AİHM, devletin sorumluluğuna ilişkin tazminat davalarında, davacıların yargılamanın yavaş işlemesinden doğan zararlarını ortadan kaldıracak yeterli bir çözüm bulunmadığı yönünde Ülkemiz aleyhinde ihlal kararları vermektedir. Düzenlemeyle, idarî yargıda açılan tam yargı davalarında talep edilen tazminatın daha yüksek olduğunun dava devam ederken anlaşılması durumunda, davacıya talep edilen miktarı arttırma hakkı verilmemesinin adil yargılama hakkının ihlali olarak kabul edilmesi sebebiyle, nihai karar verilinceye kadar ıslah suretiyle talep edilen tazminat miktarını arttırma hakkı tanınmaktadır.” ifadesine yer verilmiştir.
Faiz, idarenin tazmin borcu bağlamında, kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.
Yapılan bu açıklamalar karşısında, uğranılan zararın gerçek miktarının Mahkeme tarafından yapılan inceleme sonucunda net bir şekilde ortaya çıkması durumunda, ortaya çıkan bu gerçek zararın tamamının tazmini amacıyla verilen miktar artırımına (ıslah) ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp, mevcut davada talep edilen tazminat miktarının ıslah suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; meydana gelen zararların tespiti amacıyla İdare Mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilen ve davacılar tarafından ıslah edilen bu yeni zarar miktarının; olay tarihi veya idareye başvurma tarihi veya dava tarihi itibarıyla elde etmek istedikleri gerçek zararları olduğu açıktır.
Bu durumda; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında, “Hükmedilen maddi tazminatın %50’lik kısmına tekabül eden 52.353,52-TL’nin; Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, 30.000,00-TL’lik kısmının davalı idareye başvuru tarihi olan 03/04/2014 tarihinden itibaren 22.353,52-TL’lik kısmının ise miktar artım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 23/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine,” ibaresinin, “Hükmedilen maddi tazminatın %50’lik kısmına tekabül eden 52.353,52-TL’nin Milli Eğitim Bakanlığı’na başvuru tarihi olan 03/04/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine,” şeklinde; “Hükmedilen maddi tazminatın %50’lik kısmına tekabül eden 52.353,52-TL’nin; Van Valiliği tarafından, 30.000,00-TL’lik kısmının davalı idareye başvuru tarihi olan 01/04/2014 tarihinden itibaren 22.353,52-TL’lik kısmının ise miktar artım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 22/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine,” ibaresinin ise, “Hükmedilen maddi tazminatın %50’lik kısmına tekabül eden 52.353,52-TL’nin Van Valiliği’ne başvuru tarihi olan 01/04/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine” şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunmayan temyiz istemlerinin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının maddi ve manevi tazminatlara ilişkin kısımlarının ONANMASINA, yasal faizin başlangıç tarihinin yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından taraflara iadesine,
4. Kesin olarak, 24/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.