Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2018/719 E. , 2022/6915 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/719
Karar No : 2022/6915
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Bursa Büyükşehir Taksi Dolmuş ve Minibüs Servis Araçları Yönetmeliği’nin 18. maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin 17.03.2016 tarih ve 515 sayılı Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … …. İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Bursa Büyükşehir Belediyesi Taksi Dolmuş Minibüs Servis Araçları ve Özel Toplu Taşıma Araçları Yönetmeliği’nin dava konusu 18/2. maddesi hakkında, daha önce … .. İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptal kararı verildiği ancak davacıların istinaf talebi üzerine … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla; “..dava konusu belediye meclis kararı, dava konusu edilen Yönetmelik maddesinin kabulüne ilişkin olduğundan ayrıca hüküm kurulmasına gerek görülmemiştir.” şeklinde karar verildiği; bu durumda, dava konusu Bursa Büyükşehir Taksi Dolmuş ve Minibüs Servis Araçları Yönetmeliği’nin 18. maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Meclis kararının, … … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E…, K:… sayılı kararı ile daha önce iptal edilmiş olması nedeniyle aynı konuda yeniden karar verilmesine gerek görülmediği gerekçesiyle, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince; Bursa Büyükşehir Belediyesi Taksi Dolmuş Minibüs Servis Araçları ve Özel Toplu Taşıma Araçları Yönetmeliği’nin, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin … tarih ve … sayılı kararı ile değiştirilen “Denetim ve Cezalar” başlıklı 18. maddesinin 2. fıkrasının iptali istemiyle açılan davada; …. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı iptal kararına yönelik istinaf talebi, Dairelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, Yönetmeliğin para cezasına ilişkin ksmı açısından Mahkemenin kurduğu iptal hükmüne yönelik istinaf talebinin gerekçeli olarak reddedildiği, meslek ve ticaretten men’e ilişkin iptal hükmü yönünden ise istinaf talebinin kabul edilerek Yönetmelikte yer alan düzenlemenin bu kısmı açısından davanın reddine karar verildiği; anılan karar ile, dava konusu Yönetmelik maddesinde belirtilen aykırı davranışlarda bulunan araçlar hakkında ilk seferinde 1 ay süre ile meslek ve ticaretten men ve tekrarı halinde 2 ay süre ile meslek ve ticaretten men cezası şeklinde idari yaptırım uygulanması ve Kabahatler Kanunu’nda öngörülen oranda para cezası verilmesinin hukuka ve mevzuata aykırı olmadığının belirlendiği, böylece; dava konusu edilen Yönetmelik maddesindeki “…para cezasının 10 katı aynı fiilin birden fazla tekrarı halinde her defasında 20 kat olarak…” şeklinde yer alan kurala ilişkin iptal hükmüne yönelik istinaf talebinin reddedildiği, Yönetmeliğin diğer kısımlar açısından ise davanın reddine karar verildiği; öte yandan, bu karar, Yönetmelik maddesi açısından kurulan hüküm bu maddenin kabulüne ilişkin meclis kararını da kapsadığından, meclis kararı hakkında ayrıca hüküm kurulmadığı, bu bakımdan, Yönetmelik maddesinin kabulüne ilişkin meclis kararının iptali istemiyle açılan işbu davada verilen yargı kararı ile oluşan hukuki durum dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerektmekte olup, anılan karar uyarınca kesin hüküm niteliği taşıyan iptal hükmü açısından karar verilmesine yer olmadığına yönelik verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamakta ise de; davanın redde ilişkin kısmı açısından yeniden hüküm kurulması ve yargılama giderlerinin de buna göre belirlenmesi gerekmektedir.
Dava konusu edilen Yönetmelik maddesi yaptırım hükümleri yönünden incelendiğinde;
5393 sayılı Belediye Kanununun 15.maddesinin (b) bendinde; Belediyelerin, kanunların verdiği yetkiye dayalı olarak Yönetmelik çıkarıp, belediye yasakları koyup uygulayabileceği ve kanunlarda öngörülen cezaları verebileceği hükmü öngörüldüğünden, düzenleyici işlemlerle belediyelere kabahat teşkil eden fiilleri belirleyip emir ve yasak koyabilme yetkisi verilmekle birlikte idari yaptırımlarda kanunilik ilkesinin gereği olarak yaptırım uygulanacak fiilin karşılığının mutlaka kanunda yer alması gerektiği belirtilmiştir.
Öte yandan, 1608 sayılı Kanun’un 1. maddesinde, “yasaklanan faaliyetten men” şeklinde öngörülen yaptırımın uygulamasının, fiilinin niteliği ve sonuçlarının dikkate alınmasını gerekli kıldığı, aksine bir kabulün bu yaptırımın uygulanabilirliğini ortadan kaldıracağı; bu açıklamalar karşısında, dava konusu yönetmelik maddesinin, belirtilen aykırı davranışlarda bulunan araçlar hakkında 1 ay süre ile meslek ve ticaretten men ve tekrarı halinde 2 ay süre ile meslek ve ticaretten men cezası verileceğine yönelik kuralında, Kanunilik ilkesine, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile dayanağı kuralların anlam ve amacına aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, istinaf istemine konu İdare Mahkemesi kararının, dava konusu Yönetmelik maddesinin 1. cümlesi ve 2. cümlesinde yer alan, Yönetmelik maddesinde belirtilen aykırı davranışlarda bulunan araçlar hakkında ilk seferinde 1 ay süre ile meslek ve ticaretten men ve tekrarı halinde 2 ay süre ile meslek ve ticaretten men cezası verilmesini düzenleyen kuralının kabulüne ilişkin olarak verilen karar verilmesine yer olmadığına yönelik kısmının kaldırılmasına ve bu kısım açısından davanın reddine, kararın diğer kısmı açısından yapılan istinaf başvurusunun ise reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Anayasa’nın 38. maddesinde yer alan Kanunilik ilkesi uyarınca suç ve cezaların ancak Kanunla düzenlenebileceği, Kanunda yer almayan cezanın Yönetmelikle ihdas edilemeyeceği, Bursa Büyükşehir Belediyesi Taksi Dolmuş Minibüs Servis Araçları ve Özel Toplu Taşıma Araçları Yönetmeliği’nin 18. maddesinin 2. fıkrasının kabulüne dair dava konusu Meclis kararı ile bu karara dayanılarak tesis edilen Encümen kararlarının yargı kararları ile iptaline karar verildiği belirtilerek, temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 29/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.